HAMİLELİKTE HAFTA HAFTA BEBEĞİNİZ
[ 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 ]
[ 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 ]

POSTPARTUM ENDOMETRİT

DOĞUM SONRASI RAHİM ENFEKSİYONU
Endometrit rahmin iç tabakasının (endometrium tabakasının) enfeksiyomudur. Gebelik sırasında rahmin en iç tabakası değişikliğe uğrar ve desidua adını alır, gebelik sonrasında  çeşitli nedenlerle bu tabakanın enfeksiyonu gelişebilir, buna postpartum endometrit denir. Endometritte enfeksiyon myometriuma kadar ilerlemişse endomiyometrit adı verilir, parametriuma kadar ilerlemişse parametrit adı verilir.

Doğum sonrası endoemetrit polimikrobiyal bir enfeksiyondur. Grup B streptokoklar, anaerob gram pozitif bakteriler, anaerob gram negatif bakteriler (bakteriodes, prevotella), aerob gram negatif bakteriler (E. coli, K. Pnömonia, Proteus), K. Trochamatis, Mycoplasma gibi çeşitli bakteriler rol alabilir. Erken dönem endometritte en sık etken Grup B streptokoklardır. Geç dönem endometritte en sık Klamidya'ya rastlanır.

Risk faktörleri:
(Koryoamnionit ile benzer risk faktörleri)
- Genç yaş
- İlk doğum
- Uzamış doğum eylemi
- PPROM, EMR
- Sezaryen
- Düşük sosyoekonomik düzey
- Çok sayıda vajinal muayene yapılması
- Aşırı mekonyumlu amnion sıvısı
- GBS kolonizasyonu
- Bakteriel vajinozis
- Plasentanın manuel çıkarılması

Belirtiler ve tanı:
Doğum sonrası (postpartum) dönemde ateş yüksekliğinin önemli nedenlerinden birisi endometrittir. Ateş dışında uterin hassasiyet, alt karın ağrısı, kötü kokulu akıntı gibi bulgular olabilir.
Kanda lökosit yüksekliği vardır ancak doğum sonrası hastada fizyolojik olarak da normalde lökosit yüksekliği görülebilmektedir.

Ayırıcı tanı açısından yara yeri enfeksiyonu, epizyotomi alanında enfeksiyon veya hematom, abse gelişimi, mastit, meme absesi, piyelonefrit gibi doğum sonrası ateş yüksekliği ile seyreden durumlar akla gelmelidir.

Tedavide antibiyotikler kullanılır.

İlgili Konular:
- Koryoamniyonit
- Doğum Sonrası Ateş Yüksekliği


KORYOAMNİYONİT

Koryoamnionit fetusun içinde bulunduğu amnion sıvısını çevreleyen zarların enfeksiyonudur. Bu zarların dışta olanı koryon zarı iç tarafta olanı amnion zarıdır, amnion zarı amnion sıvısı ile temas halindedir. Enfeksiyon etkeni olan bakteriler sıklıkla assendan yolla servikovajinal kanaldan gelir.

Risk faktörleri postpartum endometrit ile benzerdir:
- Genç yaş
- Düşük parite, ilk gebelik
- Uzamış eylem
- Uzamış EMR
- Çok sayıda vajinal muayene
- İnternal fetal monitör
- Bakteriel vajinozis, gonore gibi enfeksiyonlar
- Düşük sosyoekonomik düzey
- Mekonyum boyalı amnion sıvısı

Genellikle polimikrobiyal bir enfeksiyondur. Anaerob bakteriler, bakteriodes, Grup B streptokoklar, E. Coli, enterokoklar, fusobakterium, mikopazma, üroplazma gibi ajanlara sık rastlanır. Bu nedenle tedavide geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılır.

Gram negatif aerobik: E.coli, Klebsiella, Proteus
Gram negatif anaerobik: Bakteriodes, Prevotella
Gram pozitif anaerobik: Peptokok, peptostreptokok

Bulgular:
Ateş, uterin hassasiyet, maternal ve fetal taşikardi, maternal lökositoz, kötü kokulu vajinal akıntı en sık görülen bulgulardır. Koryoamniotik zarın histopatolojik incelemesi kesin tanıya götürür.

Koryoamnionit olgularında postpartum atoni ve endometrit gelişme riski vardır.


İgili Konular:
- Erken Membran Rüptürü (EMR, PPROM)
- Postpartum Endometrit


AMNİYON SIVI EMBOLİSİ

Amnion sıvı emboli sendromu (AFE) gebelik ile ilgili en ölümcül komplikasyonlardan birisidir. Çok nadir görülen bir komplikasyondur,
İnsidansı yaklaşık 100.000'de 1 olarak bildirilmiştir. Plasenta bölgesinden veya uterin venlerden anne dolaşımına amnion sıvı geçmesi neticesinde emboli oluşur. Bu durumda annenin pulmoner venlerinde fetusa ait epitel hücreleri, lanugo tüyleri görülebilir. Hipotansiyon, hipoksi, dispne, siyanoz gelişir. Yüksek oranda maternal mortalite ile sonuçlanır (%80 civarında).
Gebelik sırasında ve doğumdan kısa süre sonra meydana gelebilir.

Risk faktörleri:
- İleri anne yaşı
- Multiparite
- Preeklampsi, eklampsi
- Sezaryen
- Forceps ve vakum uygulanması
- Hızlı doğum (presipite eylem)
- Plasenta previa
- Dekolman plasenta
- Ölü bebek
- Uterin rüptür
- Servikal laserasyon
- Anne karnına travma
- Doğum indüksiyonu (tartışmalı araştırmalar mevcut)
- Polihidramnios

Yoğun bakım tedavisi gerektiren bir durumdur. Amniotik sıvı anne dolaşımına geçtiğinde emboli neticesinde sıklıkla kardiyojenik şok, hipotansiyon, solunum arresti, hipoksemi ve DIC tablosuna yol açar. Tonik klonik nöbetler eşlik edebilir.

İlgili Konular:
- Gebelikte Tromboemboli
- Anne Ölümü


MEKONYUM ASPİRASYONU

BEBEĞİN ANNE KARNINDA KAKASINI YUTMASI
Bebek anne karnında iken barsaklarında koyu kıvamda yeşilimsi bir dışkı birikir. Bebek anne karnında birşey yememesine rağmen barsaklarında dışkı olmaktadır çünkü bebeğin mide ve barsak sistemindeki salgılar, safra salgısı, lanugo denen tüyler, verniks kaseosa, mukus ve amnios sıvısı mekonyum denilen dışkının oluşmasına katkıda bulunur.  Bu dışkıyı bebek normalde doğumdan sonraki günlerde yapacaktır. Bebeğin ilk kakası olan bu dışkıya "mekonyum" adı verilir. Eğer anne karnındaki bebek bu dışkıyı doğum zamanında yutarak akciğerlerine alırsa bu duruma "mekonyum aspirasyon sendromu (MAS)" denir, halk arasında bebeğin kakasını yutması veya bebeğin kakasını yemesi olarak adlandırılır. Burada kastedilen aslında bebeğin kakasını yemesi veya yutması değildir, soluk borusuna ve akciğerlerine kaçmasıdır. Akciğerlerde mekonyum (dışkı) bulunması doğumdan sonra bebekte solunum sıkıntısına neden olacaktır. Eğer amnion sıvısı miktarında azalma (oligohidramnios) varsa  içerisindeki memonyum daha koyu bir kıvam alacağı için fetus açısından daha tehlikeli olacaktır.

Normalde anne karnındaki bebeğin amnion sıvısı berraktır, hafıf sarı-beyaz renkte olabilir. Bebek doğumdan önce amniyon sıvısı içerisine barsak içeriğini (mekonyum) boşaltmışsa amnion sıvısı sarı-yeliş-kahverengi bir renk alır. Su kesesi açıldığında bu renk değişikliği gözle kolayca anlaşılır. Su kesesi açılmadan önce bu durumun anlaşılması her zaman mümkün olmamaktadır, bazı durumlarda ultrason ile tanı konulabilmektedir.

Belirtiler:
Aşırı koyu mekonyumlu amnion sıvısı içerisinden doğan bebeğin cildi tamamen kahverengi boyanmış halde izlenebilir. Bebekte solunum zorluğu, kalp ritmi bozulması, tonus yokluğu gibi bulgular olabilir. Bebek gerekirse entübe edilerek solunum yollarındaki mekonyum parçaları temizlenir ve yoğum bakım tedavileri uygulanır. Bebeğin akviğer grafisinde infiltrasyon alanları ve atelektazi izlenebilir.

Amnion sıvısında mekonyum hangi durumlarda olur?
- Günaşımı (günü geçen gebeliklerde barsak sisteminin olgunlaşmasına bağlı)
- Fetusta hipoksi, asidoz, kalp ritminde bozulma olması
- Kordon sıkışması
- Fetusun başına bası olması
- Zor ve uzun süren doğumlar
- IUGR

Mekonyum mevcut olan doğumlarda fetal distres nedeniyle sezaryen riski artmaktadır.Amnion sıvısında mekonyum bulunması durumunda postpartum endometrit ve amnion sıvısı embolisi riskinde de artış izlenir.

Mekonyum (dışkı, kaka) bulaşmış amnion sıvısı içerisinden doğan her bebekte mekonyum aspirasyon sendromu izlenmez. Mekonyum ile boyalı halde doğan bebeklerin yaklaşık yarısında hiçbir problem gelişmemektedir.


UTERİN ATONİ

UTERİN ATONİYE BAĞLI DOĞUM SONRASI KANAMA
Atoni kelime anlamı olarak tonusun olmaması yani kasılma olmaması (a-toni) anlamına gelir. Normalde hem normal doğum hem sezaryen sonrası uterus hemen kasılır ve sertleşir, bu sayede doğumdan sonra (postpartum) aşırı kanama olması engellenir. Eğer uterus kasılamazsa yani tonus sağlanamazsa doğumdan sonra fazla kanama olmaya başlar, bu duruma uterin atoniye bağlı kanama denir. Doğumdan sonra rahmin kasılmaması, sertleşmemesi olarak da adlandırılır. Bazen kanama kısa sürede durur ve uterin tonus geri döner, bazı durumlarda çok uzun süren ve aşırı derecede kanamalara neden olabilir. Doğum sonrası oluşan aşırı kanamaların en sık sebebi uterin atonidir.

Uterin atoni risk faktörleri:
- Polihidramnios gibi uterusun aşırı gerildği durumlar
- İkiz, üçüz gebelik
- Makrozomi
- Grand multiparite (5 veya daha fazla doğum yapmak)
- Hızlı doğum (presipite eylem)
- Uzamış doğum eylemi
- Anneye genel anestezi verilmesi
- Uterusu gevşeten ilaçların kullanılması, magnezyum sülfat
- Oksitosin ile doğumun indüklenmesi
- Annenin önceki doğumlarında atoni hikayesi olması
- Koryoamniyonit
- Uterusta bulunan büyük myomlar
- Plasentanın elle çıkarılması
- Annenin obez olması

Tanı:
Doğumdan sonra herhangi bir dönemde normalden fazla kanama olması ile şüphe edilir ve uterusun elle muayenesinde kasılmadığı, yumuşak olduğu belirlenirse tanı kesinleşir. Ultrason veya diğer tanı yöntemleri diğer kanama sebeplerini ekarte etmede yardımcı olabilir, atoni tanısında ultrasonografinin direk olarak faydası yoktur.

Tedavi:
Elle masaj uygulanması ve uterusun kasılmasını sağlayan ilaçlar (oksitosin, metilergonovin, prostaglandinler) çoğu vakada tedavi için yeterli olur.
Daha şiddetli ve yukarıdaki yöntemlerle durdurulamayan kanamalarda uterin arter embolizasyonu veya ligasyonu, hipogastrik arter ligasyonu, B-lynch sütürü gibi cerrahi yöntemler uygulanır. Bunlara cevap alınamayan durumlarda histerektomi ameliyatı ile rahmin tamamen alınması gerekebilir.


İlgili Konular:
- Doğum Sonrası Aşırı Kanama (Postpartum Kanama)


YASAL UYARI: Bu site sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde asla kullanılmamalıdır. Yazıların hiçbiri yazarın izni olmaksızın kullanılamaz. Devamını mutlaka okuyunuz >>

© jinekolojivegebelik.com, 2007 - 2015
iletişim: webtasarim@jinekolojivegebelik.com
Şu an sitede ziyaretçi var. Haritada izle >>