HAMİLELİKTE HAFTA HAFTA BEBEĞİNİZ
[ 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 ]
[ 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 ]

KORDON SARKMASI (UMBLİKAL KORD PROLAPSUSU)

Kordon sarkması bebeğin göbek kordonunun doğum sırasında vajen içerisine sarkmasıdır, kordon bazen dışarı kadar çıkabilir. Bebeğin önde gelen kısmı baş ise kordon başın önüne geçecek kadar sarkar, aynı durum makat ile gelen bebeklerde de görülebilir. Kordonun doğum yolu üzerine sarkması için membranların (zarların) açılması gerekir. Zarlar açılmadan önce kordon bebeğin önünde palpe edilirse buna kordon prezentasyonu denir. Kordon sarkması nadir bir durumdur ve gebeliklerin %1'inden azında görülür.

Kordon sarkması için risk faktörleri:
- Malprezentasyon (Kordon sarkması en sık transvers gelişte daha sonra makat gelişte görülür)
- Polihidramnios
- Kordonun normalden uzun olması
- Preterm doğum
- Düşük doğum ağırlığı
- İkiz, üçüz gebelikler
- EMR, PPROM
- Fetal anomaliler
- Grand multiparite (5'ten fazla doğum yapmış olmak)
- İntrauterin basınç katateri yerleştirilmesi
- Amniyoinfüzyon

Kordon sarkması genellikle zarlar açıldığında aniden meydana gelir, bazen daha sonraki saatlerde sarkma oluşabilir. Zarlar açılmadan önce kordonun sarkacağının anlaşılması çoğunlukla mümkün olmaz bazen ultrasonografide göbek kordonunun ön tarafta görülmesi şüphe yaratabilir. Bazen şüphe yaratan ilk bulgu NST'te fetusun kalp atımlarında bozulma olabilir.

Tedavi:
Kordon sarkması durumunda sarkan kordonu tekrar uterus içerisine itmek mümkün değildir. Kordon prolapsusu riskli bir durumdur çünkü önde gelen kordon kısmı sıkışarak fetusun ciddi distrese girmesine neden olabilir. Bu nedenle eğer hemen doğabilecek kadar açıklık varsa hemen normal yolla doğurtmak aksi halde sezaryen ile doğumu gerçekleştirmek gerekir sıklıkla.


İlgili Konular:
- Bebeğin Boynuna Kordon Dolanması


PRESİPİTE DOĞUM EYLEMİ (HIZLI DOĞUM)

NORMAL DOĞUMUN HIZLI GERÇEKLEŞMESİ
Hızlı doğum yani presipite doğum doğumun 3 saatten daha kısa sürede gerçekleşmesidir. Tüm doğumların yaklaşık %2'sinde görülür. Hızlı doğum eyleminde doğumun aktif fazının başlangıcından bebeğin doğumuna kadar geçen süre 3 saaten kısa sürmektedir.

Hızlı doğumlarda artan riskler:
- Omuz distozisi
- Erb-Duchene paralizisi
- Uterin atoni
- Dekolman plasenta
- Perine, vajen, serviks laserasyonu
- Amniyon sıvısı embolisi

İlgili Konular:
- Normal Doğum Ne Kadar Sürer?


GEBELİKTE SİFİLİZ ENFEKSİYONU

HAMİLELİKTE SFİLİZ ENFEKSİYONU
Sfiliz (eski adı frengi) Treponema Pallidum isimli bir bakterinin etken olduğu hastalıktır. Sfiliz en yaygın olarak cinsel temasla bulaşır. Sfiliz gebelik sırasında da görülebilir ve en sık fetal ölüme neden olan enfeksiyondur. Gebelik esnasında geçirilen sfiliz enfeksiyonu anneden bebeğe plasenta aracılığı ile geçebilmektedir. Sfilizin her döneminde geçiş mümkündür ancak en kolay geçiş sekonder evrede olur. Sfiliz enfeksiyonunda plasenta soluk ve büyük bir hal alır.

Perinatal enfeksiyonun tanısı içim amniyon sıvısında PCR ile DNA saptanması kullanılabilir ancak bazı vakalarda fetus enfekte olduğu halde DNA saptanamamaktadır.
Lezyonlarda karanlık alan mikroskopisi ile T.Pallidum görülebilir. T. Pallidum normal mikroskopta boyasız olarak görülemez. Hareketli bir spirokettir. T. Pallidum besiyerinde ve doku kültüründe üretilemez.
Tanıda en yaygın olarak serolojik testler kullanılır (treponemal antikorlar ve non-treponomal antikorlar).

Gebelikte sifiliz enfeksiyonunun fetus üzerine etkileri:
- Preterm doğum
- Perinatal ölüm
- Düşük doğum ağırlığı
- IUGR
- Ölü doğum
- Hidrops
- Asit

Doğumdan sonra bebekte görülebilecek bulgular:
- Döküntü
- Keratit
- Hutchinson dişleri
- Semer burun
- İskelet sistemi anomalileri
- Nörülojik tutulum
- Sağırlık
- Hepatosplenomegali
- Trombositopeni
- Anemi
- Sarılık
- Myokardit

Sifiliz tedavisi ile ortaya çıkan ateş, döküntü, hipotansiyon, baş ağrısı, miyalji ablosuna Jarisch-Herxheimer reaksiyonu denir. Bu tablo uterin kontraksiyonlara neden olabilir ve preterm doğumu tetikleyebilir.

Gebelikte sfiliz tedavisinde öncelikle kullanılan antibiyotik penisilindir.

İlgili Konular:
- Gebelikte Enfeksiyon Hastalıkları


SEZARYEN SONRASI YARA YERİ ENFEKSİYONU

SEZARYEN KESİ YERİNDE ENFEKSİYON
Sezaryen sonrası dikiş yerinde enfeksiyon yaklaşık %5 oranında görülen bir durumdur. Ameliyat kesi yerinde yara yeri enfeksiyonuna akıntı, ateş, kötü koku, kızarıklık, yanma gibi bulgular eşlik edebilir. Yara yerinde enfeksiyon genellikle ameliyattan sonraki ilk hafta içerisinde oluşur, daha sonraki dönemde çok nadirdir. Dikişler alındığı anda yara temizse ve enfeksiyon olmaksızın iyileşmişse sonradan enfeksiyon oluşma ihtimali çok azdır.
Aynı durum sadece sezaryen ameliyatında değil bütün ameliyat kesi yerlerinde ve normal doğum kesisi (epizyotomi) alanında da meydana gelebilir. Sezaryen veya normal doğum sonrası ateş nedenlerinden biri yara yeri enfeksiyonudur. Doğum sonrası yara yerleri tam iyileşme ve enfekte olma açısından dikkatli takip edilmelidir. Yara yerindeki enfeksiyon dikişin tamamen açılmasına ve bazen tekrar dikiş atılmasına neden olabilir.

Risk faktörleri:
- Uzamış eylem
- Uzamış EMR
- Koryomniyonit
- Obezite
- İnsülin bağımlı diyabet
- İmmün yetmezlik
- Kortikosteroid tedavisi ve immunsüpressif tedavi alanlar
- Düşük sosyoekonomik düzey

Sezaryen sonrası kesi yerinde enfeksiyon bakteriel kaynaklıdır ve staf. aureus ve streptokoklar, gram negatif basiller sık rastlanan enfeksiyon ajanlarıdır. Tedavide antibiyotikler, yara yeri temizliği (pansuman) ve depridman yapılır.

Sezaryen sonrası yara yeri enfeksiyonunu önlemek için ameliyattan önce proflaktik antibiyotik uygulanması rutin olarak yapılır.


İlgili Konular:
- Sezaryen Dikişleri
- Ameliyat Sonrası Dikiş İzleri


POSTPARTUM ENDOMETRİT

DOĞUM SONRASI RAHİM ENFEKSİYONU
Endometrit rahmin iç tabakasının (endometrium tabakasının) enfeksiyomudur. Gebelik sırasında rahmin en iç tabakası değişikliğe uğrar ve desidua adını alır, gebelik sonrasında  çeşitli nedenlerle bu tabakanın enfeksiyonu gelişebilir, buna postpartum endometrit denir. Endometritte enfeksiyon myometriuma kadar ilerlemişse endomiyometrit adı verilir, parametriuma kadar ilerlemişse parametrit adı verilir.

Doğum sonrası endoemetrit polimikrobiyal bir enfeksiyondur. Grup B streptokoklar, anaerob gram pozitif bakteriler, anaerob gram negatif bakteriler (bakteriodes, prevotella), aerob gram negatif bakteriler (E. coli, K. Pnömonia, Proteus), K. Trochamatis, Mycoplasma gibi çeşitli bakteriler rol alabilir. Erken dönem endometritte en sık etken Grup B streptokoklardır. Geç dönem endometritte en sık Klamidya'ya rastlanır.

Risk faktörleri:
(Koryoamnionit ile benzer risk faktörleri)
- Genç yaş
- İlk doğum
- Uzamış doğum eylemi
- PPROM, EMR
- Sezaryen
- Düşük sosyoekonomik düzey
- Çok sayıda vajinal muayene yapılması
- Aşırı mekonyumlu amnion sıvısı
- GBS kolonizasyonu
- Bakteriel vajinozis
- Plasentanın manuel çıkarılması

Belirtiler ve tanı:
Doğum sonrası (postpartum) dönemde ateş yüksekliğinin önemli nedenlerinden birisi endometrittir. Ateş dışında uterin hassasiyet, alt karın ağrısı, kötü kokulu akıntı gibi bulgular olabilir.
Kanda lökosit yüksekliği vardır ancak doğum sonrası hastada fizyolojik olarak da normalde lökosit yüksekliği görülebilmektedir.

Ayırıcı tanı açısından yara yeri enfeksiyonu, epizyotomi alanında enfeksiyon veya hematom, abse gelişimi, mastit, meme absesi, piyelonefrit gibi doğum sonrası ateş yüksekliği ile seyreden durumlar akla gelmelidir.

Tedavide antibiyotikler kullanılır.

İlgili Konular:
- Koryoamniyonit
- Doğum Sonrası Ateş Yüksekliği


YASAL UYARI: Bu site sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde asla kullanılmamalıdır. Yazıların hiçbiri yazarın izni olmaksızın kullanılamaz. Devamını mutlaka okuyunuz >>

© jinekolojivegebelik.com, 2007 - 2015
iletişim: webtasarim@jinekolojivegebelik.com
Şu an sitede ziyaretçi var. Haritada izle >>