22 Şubat 2222

Hoşgeldiniz...
Kadın hastalıkları ve doğum konusunda ilk Türkçe blog olan jinekolojivegebelik.com'da kadın hastalıkları ve doğum ile ilgili bütün konularda bilgilere ulaşabilirsiniz , bu konularda çeşitli haberler ve yeni gelişmeleri takip edebilirsiniz.

12 Kasım 2009

GEBELİK SIRASINDA BİR GEBELİK DAHA OLUŞABİLİR Mİ ?!

Hamile bir kadının gebelik sırasında tekrar gebe kalmasına engel olan bir çok neden vardır. Örneğin bir gebelik oluştuktan sonra kadında yumurtlama durur, ayrıca rahim ağzında müköz bir tıkaç oluşur ve bu da spermlerin rahim içerisine girmesini engeller. Bu yüzden gebelikten korunmanın en iyi yöntemi gebe kalmaktır diye espirili bir söz söylenir.

Ancak çok nadir rastlanan bazı olgular gebe bir kadında gebelik devam ederken ikinci bir gebelik daha oluşabileceğini düşündürtmüştür. İki rahmi olan kadınların çok azında iki rahimde de gebelik oluştuğuna rastlanmıştır ki normalde iki rahmi olan kadınlarda ikinci rahim çoğunlukla fonksiyon görmeyecek şekildedir. Yine çok nadir rastlanan tuhaf bir durum da gebelik oluştuktan bir kaç hafta sonra tekrar ikinci bir gebelik oluşmasıdır buna süperfötasyon (superfetation) denir. Normalde ikiz gebeliklerde bebeklerin ikisi de aynı anda oluşmaya başlar fakat bu süperfötasyon durumunda birinci bebek oluştuktan birkaç hafta sonra tekrar bir yumurtlama ile ikinci bir gebelik oluşmaktadır ve ikizler arasında 1 aya yakın fark olmaktadır.

Yine dünyada çok nadiren rastlanmış bir durum da gebe bir kadının iki farklı erkekten aynı anda 2 bebek dünyaya getirmesidir, yani bu durumda ikiz doğan bebeklerin babaları farklıdır. Buna heteropaternal süperfekundasyon (heteropaternal superfecundation) denir. Bu durumun açıklaması şu şekilde olabilmektedir: kadının bir yumurtlama döneminde 2 yumurtlama olması ve bu dönemde iki farklı erkekle ilişkisi olması sonucu 2 farklı spermin bu 2 farklı yumurtayı döllemesi sonucu olabilir. İnsanlarda çok çok nadir rastlanmış olan bu duruma kedi ve köpek gibi hayvanlarda sık rastlanır.
B.

26 Ekim 2009

GEBELİKTE DOMUZ GRİBİ VE AŞISI

HAMİLELİKTE DOMUZ GRİBİ VE AŞISI
Domuz gribi A (H1N1) tipi virüsün neden olduğu viral bir hastalıktır. İnsanlar arasında sonumun yoluyla, öksürük ve hapşırıkla bulaşır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ve buruna götürüldüğünde de virüs bulaşabilir Domuz eti yenmesiyle bulaşmaz. Bu hastalığa domuz gribi denmesinin nedeni domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzemesidir. Bu virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. İnsanlarda görülen normal mevsimsel grip hastalığına benzer şekilde ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yorgunluk, halsizlik, üşüme, vücut ağrısı, baş ağrısı gibi belirtiler gelişir. Tanısı burun ve boğazdan alınan sürüntü örnekleriyle konulabilmektedir.

Ülkemize ekim 2009 itibariyle domuz gribi aşısı (2009 H1N1 grip aşısı) gelmiştir. Bu aşı ölü aşıdır, canlı virüs içermez. Hastalığa yakalananlara tedavi için antiviral ilaçlar verilebilmektedir. Mevsimsel grip aşısı domuz gribine karşı koruma sağlamaz. Bu nedenle hem mevsimsel grip aşısı hem de domuz gribi aşısı yapılması önerilmektedir. Her iki aşı aynı gün içerisinde farklı kollardan olmak kaydıyla yapılabilir.

Hamileler domuz gribine karşı diğer insanlardan daha riskli durumdadır. Gebeler domuz gribi aşısının öncelikle önerildiği gruplardan birisidir. Çünkü gebelerde domuz gribi hastalığının komplikasyon doğurma riski daha yüksektir. Yeni doğum yapmış kadınlar da hamileler gibi bu virüse karşı yüksek risk grubundadırlar. Domuz gribi aşısının normal grip aşısı kadar güvenilir olacağı umulmaktadır. İnsanlarda aşıya bağlı hafif yan etkiler izlenmiştir. Domuz gribi aşısı hamileler üzerinde zararı olup olmadığı konusunda henüz test edilmemiştir. Normal mevsimsel grip aşısının hamilelerde yapılmasında sakınca yoktur, hatta hamilelerde yapılması önerilir. Domuz gribi aşısının da (2009 H1N1 grip aşısı) yeterli deney olmamasına rağmen normal grip aşısı gibi gebelerde ve emzirenlerde zararı olmadığı tahmin edilmektedir. Domuz giribi aşısı da normal mevsimsel grip aşısı gibi gebeliğin herhangi bir zamanında yapılabilir. Gebelikte sadece 1 doz aşı önerilmektedir.

Gebelik sırasında vücudun bağışıklık sistemi zayıfladığı için gribal hastalıklara yakalanma riski ve ağır geçirme riski artar. Gebelik sırısında domuz gribi geçirilmesi su kaybına (dehidratasyon) yol açarak erken doğum riskini arttırabilir. Erken doğum riski dışında bebekte bir anomali veya sakatlığa neden olmaz.

Domuz gribi (influenza A (H1N1) ) virüsünü alan ve bebek emziren annelerin virüsü bebeklerine süt yoluyla geçirme riskleri bilinmemektedir. Fakat bebeğe virüsün geçme riskini azaltmak için ellerini sık sık yıkamak, maske takmak gibi önlemleri almalıdırlar. Domuz giribi aşısı veya mevsimsel grip aşısı olan anneler bebeklerini emzirmeye devam edebilirler.

Domuz gribinin size bulaşma tehlikesini azaltmak için:
- İnsanlarla yanak yanağa öpüşmek ya da el sıkışmaktan kaçının
- Ellerinizi sık sık yıkayın.
- Alkol içeren el yıkama antiseptiklerini kullanın
- Yüzünğze, gözlerinize, ağzınıza, burnunuza dokunmadan önce ellerinizi yıkayın
- Hasta olduğunu bildiğiniz kişilerle yakın ilişkiden kaçının
- Öksürürken ve hapşırırken kağıt mendil kullanın
- Açık havada daha fazla bulunmaya çalışın

Kaynaklar: http://www.flu.gov , http://www.cdc.gov

23 Ekim 2009

YALANCI GEBELİK, YALANCI HAMİLELİK (PSEUDOCYESIS)

Yalancı gebelik (Yalancı hamilelik, pseudocyesis) kişinin gerçekte hamile olmamasına rağmen karnında şişme, bulantı, kusma, adet görmeme, aşerme, göğüslerde hassasiyet, kilo alma gibi gebelik belirtilerini aynen yaşadığı bir psikolojik bozukluktur. Bu durum genellikle çocuk sahibi olmayı aşırı derecede isteyen ve üzüntü duyan kişilerde gerçekleşir. Hasta bebek hareketlerini hissettiğini bile söyler. İnsan psikolojisinin vucut üzerine ve fizyoloji üzerine ne kadar etkili olabileceğinin görüldüğü en açık durumlardan birisidir. İngiltere kraliçesi Mary Tudor bu durumun en ünlü örneğidir. Ayrıca köpek, kedi, fare gibi hayvanlarda da rastlanılan bir durumdur.

Yalancı gebelik gebelik takliti yapan kişilerden farklıdır. Gebelik takliti yapan kişiler gebe olmadıklarını bildikleri halde bazı nedenlerden dolayı kendilerini etrafa gebeymiş gibi gösterirler, yani rol yaparlar. Yalancı gebelikte ise kişi kendisinin gebe olduğundan emindir, buna gerçekten inanmıştır.

Tedavisinde psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.

23 Ağustos 2009

GEBELİKTE BESLENME

HAMİLELİKTE BESLENME
Hayatın her döneminde olduğu gibi gebelik döneminde de dengeli ve sağlıklı beslenmek önemlidir. Tek taraflı beslenmeden kaçınılmalı ve protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin - minerallerden gereği kadar uygun oranlarda alınmalıdır. Gebelik döneminde bütün bu besin maddelerinin günlük ihtiyacı artar. Gebelikte diğer insanlara göre günlük 300 kalori daha fazla yani yaklaşık 2300 kalori alınması gerekir. Düzenli ve yeterli beslenmeye ek olarak gebelik boyunca hergün demir ilacı kullanılması ve gebeliğin ilk aylarında folik asit vitamininin kullanılması önerilir. Yeterli beslenemeyen hamilelere günlük multi vitamin preperatları da önerilebilmektedir. Gebelik anne adayı yeterli beslenerek ortalama 10-12 kilo alır. Gebelikte kilo takibi yapılmalıdır. İlk üç ayda ortalama 0,5-1 kg, sonraki dönemlerde ise ayda ortalama 1.5-2.0 kilo alınması normaldir.

Gebelik sırasında da gebe olmayan insanlar için geçerli olduğu gibi aşırı yağlı yiyeceklerden, gereksiz aşırı kalori içeren besleyici değeri olmayan kek, bisküvi, çikolata gibi yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Gün içerisinde sık sık ve az az olacak şekilde yemek yenilmelidir. Günde 3 öğün değil, 5-6 öğün olacak şekilde beslenilmelidir. Aşırı tuz tüketilmemelidir.Fast food yiyeceklerden kaçınılmaldır. Mineral -vitamin kaynağı oldukları için meyve ve sebzelerin tüketilmesi faydalıdır. Et ve süt ürünleri gebelik sırasında gerekli proteini sağlayacaktır.

Gebelikte yeterli sıvı alımı da önemlidir ve bu çoğunlukla sudan karşılanır. Günde ortalama 10 bardak su içilmesi gerekir. Gebelikte çay, kahve, kola gibi içecekler az miktarda tüketilmelidir. Maden suyu içilmesinde sakınca yoktur. Ihlamır, nane, kuşburnu, limon, adaçayı, papatya gibi bitki çayları da içilebilir. Alkollü içecekler gebelik sırasında tüketilmemelidir, çok sakıncalıdır. Fetal alkol sendromu denilen duruma sebep olabilir. Günde 1-2 bardak süt içilmesi kalsiyum açısından faydalı olacaktır.

Hamilelik sırasında diyet yapılması doğru değildir. Anne adayı hamileliğe boyuna göre normal bir kolada başlamalı ve hamilelik sırasında da normal miktarda (ortalama 10-12 kilo) alarak devam etmelidir. Eğer gebeliğin başlangıcında fazla kilosu varsa gebelik sırasında bu kiloları vermeye çalışmamalıdır, sadece daha az kilo alarak gebeliğe devam etmelidir. Gebelikte aşırı kilolu olmanın etkileri ayrı bir konu olarak anlatılmıştır.

18 Ağustos 2009

GEBELİKTE MEME BAKIMI

GEBELİKTE GÖĞÜS BAKIMI
Gebelik sırasında göğüslerde çeşitli değişiklikler meydana gelir. Boyutları artar ve hassaslaşır, gebelikte göğüslere uygun boyutlarda sütyen takılmalıdır. Özellikle gebeliğin son aylarında göğüs uçlarına çeşitli krem ve losyonlar sürülmemesi, sabunla yıkanmaması gerekir. Göğüs uçlarını sabunla yıkamak kuruma ve çatlamalara sebep olabilir. Bu yüzden göğüs uçları sadece ılık su ile durulanmalıdır. Gebeliğin son zamanlarında göğüs uçlarınızda kurumuş kabuklu bir tabaka görebilirsiniz, bu tabaka göğüs ucundan akan sütün (kolostrum) kurumasından oluşur. Bunu gidermek için ılık su ile yıkamanız gerekir. Gebeliğin son aylarında göğüs uçlarının fazla dokunularak uyarılmasından kaçınmak gerekir çünkü bu uyarılar rahim kasılmalarına ve erken doğuma sebep olabilir.

17 Ağustos 2009

GEBELİKTE GÖĞÜSLERDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

Gebeliğin başlangıcından itibaren anne adayı göğüslerinde bazı değişiklikler hisseder ve görür. Bu değişikliklerden bazıları anne memesini emzirmeye hazırlamak için doğal bir süreçtir. Süt kanallarının büyümesine bağlı meme hacmi artar ve hassasiet gelişir. Göğüslerde ağırlaşma hissedilebilir. Meme boyutları arasında fark oluşabilir. Meme cildi altında damarlar görünür hale gelebilir.

Göğüs uçları da gebelik boyunca büyür ve hassaslaşır, renği koyulaşır. Göğüs uçlarından gebelik sırasında az maktarda süt gelebilir. Kolostrum denilen bu başlangıç sütü berrak veya sarımsıdır. Göğüs uçlarından kanlı sıvı gelirse hemen doktorunuza başvurmalısınız. Göğüs uçlarının üzerinde küçük çıkıntılar oluşur (Montgomery tüberkülleri), bu çıkıntılar göğüs ucu sağlığını korumaya yardımcı olmak için yağ salgılar. Bu bölgeyi sabunla temizlemeden sadece suyla durulamalısınız.


İlgili Konular:

26 Nisan 2009

GEBELİKTE BEL VE SIRT AĞRISI

Hamilelik sırasında en çok belirtilen şikayetlerdendir bel ağrısı ve sırt ağrısı. Bu şikayetler gebellkle doğumdan 2-3 ay sonra kaybolur. Gebelik sırasında fetusun giderek büyümesi ve ağırlaşması bel ağrısının başlıca nedenlerindendir. Diğer bir neden de gebelik sırasında vücuttaki bağlarda gevşemeye neden olan hormonların (relaxin) artmasıdır. Bu gevşemenin amacı bebeğin doğum kanalından rahat geçmesini sağlamaktır.


Gebelik sırasında bel ağrısını azaltmak için alınabilecek önlemler:
- Uzun süre ayakta kalmamak ve uzun süre yürümekten kaçınmak
- Çok ağır yükler kaldırmamak
- Sizi rahatsız edecek pozisyonlarda uzun süre kalmamak
- Sırt kaslarını kuvvetlendirecek egzersizler yapmak

İlgili Konular:

25 Ocak 2009

GEBELİKTE EMNİYET KEMERİ TAKILMALI MI?

Sitemizin ziyaretçileri tarafından sık sorulan sorulardan birisi de budur. Gebelikte emniyet kemeri takılmalı mı? Takılmamalı mı? Takılırsa bebeğe zarar verir mi?


Gebelikte emniyet kemeri takmak kesinlikle gereklidir ve kesinlikle faydalıdır, bir zararı yoktur ancak doğru şekilde takıldığı sürece. Gebelik sırasında otomobil içerisinde kaza nedeniyle travmaya maruz kalan birçok kadın olmaktadır ve emniyet kemeri bu travmaları azaltmaktadır. Yalnız gebelik sırasında emniyet kemerinin takılma biçimine dikkat etmek gerekir, yanlış takılması zararlı olabilir. Emniyet kemerinin alttaki bandını karnınızın altından karşıya geçecek şekilde kasık hizasından bağlamalısınız asla karnınızın (rahmin) üzerinde olmamalıdır. Çapraz olan bandı ise göğüslerin arasından geçecek şekilde yine karın üzerine gelmeyecek şekilde karşıya geçirmeniz gerekir. Eğer mümkünse çapraz bandın yüksekliğini kendinize göre ayarlamalısınız.
Bu kurallara dikkar edilmek şartıyla gebelikte otomobil de kullanılabilir ancak bunu minimum seviyede tutmak ve günde 5-6 saatten fazla kullanmamak gerekir. Otomobille seyahat sırasında her 2-3 saatte bir mola verip dinlenmek gerekir.

24 Aralık 2008

SİSTİT - İDRAR KESESİ (MESANE) İLTİHABI

Sistit idrar kesesinin yani mesanenin iltihaplanmasıdır. En sık sebebi E. Coli akterisidir.Bakterilerin idrar yollarına bulaşması ve sistit oluşumu cinsel ilişki sırasında veya genital temizliğin kötü olduğu durumlarda meydana gelebilir.
Sistit durumunda başlıca şikayetler:
- İdrar yaparken yanma, sızı, ağrı
- Sık idrara çıkma
- Kasık ağrısı
- Bulantı, kusma, iştahsızlık
- Bulanık ve kötü kokulu idrar
- Ateş
- Terleme
- Yorgunluk

Sistit (idrar kesesi iltihabı) oluşmasından kaçınmak için tuvaletten sonra temizliğe dikkat etmek gerekir, tuvalet temizliğini önden arkaya doğru yapmak gerekir. Cinsel ilişkiden sonra kısa süre içinde idrar yapılmalıdır. Bol su içilmelidir. Genital bölgenin uzun süre nemli kalması engellenmelidir.

İgili Konular:
- Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu

İletişim adresi: doktor@jinekolojivegebelik.com