HAMİLEYKEN İLAÇ KULLANMAK (SORU CEVAP YORUMLAR)

GEBELİK SIRASINDA İLAÇ KULLANMAK (SORU CEVAP YORUMLAR)

Hamileyken ilaç kullandım, bebeğim sakat olur mu?
Bazı ilaçlar gebelik sırasında kullanılabilir ve tamamen zararsızdır, bazıları çok gerekli ise kullanılabilir, bazı ilaçlar ise kesin zararlı olduğu için asla kullanılmaz. Sizin kullandığınız ilacın hangi kategoriye girdiğini öğrenmek için doktorunuza başvurmalısınız. İlacın kullanıldığı gebelik haftası, ilacın dozu da etki şeklini değiştirebilir.

Hamileyken bilmeden ilaç kullananlar ne  yapmalı?
Öncelikle ağrı kesici ve antibiyotik dahil hiç bir ilaç gebelikte doktora danışılmadan kullanılmamalıdır. Bilmeden veya bilerek ilaç kullanılmış ise bu durumda hemen doktora başvurulmalıdır.

Hamileyken ilaç kullanıp da bebeği normal olanlar var mı?
Hamilelikte her ilaç kullanan annenin bebeği özürlü olmaz. Bu sadece bir risktir. Hamilelikte zararlı ilaçlardan kullandığı halde bebeği özürlü olmayanlar vardır. Tam tersine hamilelikte hiçbir ilaç veya başka zararlı madde kullanmadığı halde özürlü bebek sahibi olan aileler de vardır. Her özürün kullanılan ilaca bağlı olduğu da net bilinemeyebilir.

Ultrason ve tahliller ilacın zarar verdiğini gösterebilir mi?
Bazı ilaçlara bağlı oluşan ciddi anomaliler yani özürler ultrasonda görülebilir ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıntılı ultrason veya 3-4 boyutlu ultrason, renkli doppler ultrason da yapılsa her zaman ilaca bağlı etkileri ve zararları görmek mümkün değildir.

Zeka testleri ilacın zararını gösterir mi?
İkili, üçlü ve dörtlü test gibi testler bebekte Down sendromu ve diğer bazı kromozomal anomalilerin varlığını araştırmak için kullanılır, ilaçların yan etkilerini veya ilaçların neden olduğu özürleri gösteremez.

Gebe olduğumdan şüphe ediyorum ilaç içebilir miyim?
Bu durumu mutlaka doktorunuza bildirmelisiniz. Doktorunuz ya gebelik testi ile durumu netleştirir veya ilacın türünü ve kullanım zamanını değiştirir. Hamilelik şüphesi varsa veya adet gecikmesi gibi hamilelik belirtileri varsa rastgele ilaç kullanmamak gerekir.

Hamileyken her vitamin içilebilir mi?
Hamilelikte vitamin ilacı bile olsa asla doktora danışmadan kullanılmamalıdır. Gebelikte doktorların sıklıkla önerdiği vitaminler vardır ancak bunların içerdiği dozlar gebelere uygun şekilde ayarlanmıştır. Gebeler için hazırlanmamış bazı vitamin hapları bazı vitamin türlerini gereğinden fazla miktarda içerebilir ve bu miktar gebeler için zararlı olabilir.

Hamilelikte krem, merhem, fitil gibi ilaçlar kullanmak zarar verebilir mi?
Ağızdan veya iğne şeklinde alınmasa bile krem merhem, fitil, ovül gibi ilaçların da bazıları ciltten veya mukozalardan kana karışarak zararlı olabilirler. Bu ilaçların hepsi bu etkiyi göstermez ancak nadir bazı ilaçlar bu yollardan kana karışarak zararlı dozlarda bebeğe etki edebilir.

İlaç içmeyi unuttum ne yapmalıyım?
Hamilelikte doktorunuzun verdiği vitamin ilaçlarını düzenli kullanmak önemlidir ancak bir iki gün unutmak size veya bebeğinize zarar vermez. Antibiyotik ve diğer tür ilaçları kullanmayı unuttuysanız tedavi eksik kalabilir bu nedenle doktorunuza unuttuğunuzu belirterek danışmalısınız.

Hamileyken kullandığım ilacı emzirirken de kullanabilir miyim?
Bazı ilaçlar gebelik sırasında plasentadan bebeğe geçmeyebilir ancak aynı ilaç lohusalık döneminde emzirirken anne sütü ile bebeğe geçebilir. Bu nedenle hamilelikte bebeğe zarar vermeyen ilaç emzirirken de zarar vermez diye düşünmemek gerekir. Emzirirken her ilacı tekrar doktora danışmak gerekir.

gebelikte ilaç kullanmak
Resmi büyütmek için üzerine tıkla

İlgili Konular:
- Gebelikte İlaç Kullanımı Ve Zararları


HAMİLELİK BELİRTİLERİ (SORU CEVAP YORUMLAR)

GEBELİK BELİRTİLERİ (SORU CEVAP YORUMLAR)

Gebelik belirtileri nasıl olur?
Gebelikten şüphe genellikle adetin gecikmesi ile başlar ancak bu her zaman olmayabilir çünkü gebeliğin yerleşmesi esnasında olan bir kanamayı hasta adet kanaması sanabilir. Bu durumda adet gecikmesi şüphesi olmadan gebelik başlamış olur. Daha sonraki haftalarda yani gebelik 5-6 haftalık olduğunda iştahsuzlık, bulantı, kusma, göğüslerde hassasiyet gibi belirtiler yavaş yavaş başlar ancak bunlar her zaman şart değildir. Bu belirtiler olmadan da gebelik ilerleyebilir kişi gebe olduğunu muayenede fark eder.

Gebelik belirtilerinin olmaması kötü bir durum olduğu anlamına mı gelir?
Hayır. Her gebelikte gebelik belirtileri aynı sıklık ve şiddette olmaz. Bazı kadınlarda hiç gebelik belirtileri olmayabilir ilk aylarda. Bu bir sorun olduğu anlamına gelmez, bebekle ilgili bir problem olduğunu göstermez.

Hamilelik belirtileri kız ve erkek bebekte farklı mı olur?
Hayır, böyle bir farktan bahsedilemez. Kadının belirtileri veya yiyeceklere içeceklere karşı gösterdiği tepkiler veya sevdiği yiyecekler bebeğin cinsiyeti hakkında, kız erkek olması hakkında fikir veremez. Bu tür sözlerin gerçekliği yoktur.

Hamilelik belirtilerim var ama gebelik testinde çıkmadı, gebe miyim?
Bulantı, kusma, iştahsızlık, halsizlik, kasık ağrısı ve diğer gebelik belirtileri sadece gebelikte oluşmazlar, diğer bazı hastalık ve durumlarda da benzer belirtiler oluşabilir. Bu durumlar hamilelik ile karıştırılabilir. Bu nedenle gebelik testi ve doktor muayenesi ile durumu netleştirmek şarttır. Kanda gebelik testi daha güvenilir olduğu için kan testinde gebelik çıkmamışsa gebelik yoktur büyük ihtimalle. İdrarda gebelik testi kandaki kadar güvenilir olmasa da belirtilerden daha güvenilirdir. Kısacası gebeliğe benzer belirtilere aldanmamak gerekir, doktor muayenesi ve hamilelik testleri ile, gerekirse ultrason ile durumu netleştirmek gerekir. Hamileliğe benzer belirtileri olan her kadın hamile değildir.

Kanda gebelik testi pozitif (gebelik var) çıktı ama hiç belirti yok
Bu bir problem olduğu anlamına gelmez. Bazı kadınlarda gebelik belirtileri çok az olur veya hiç olmaz. B-HCG yani kanda gebelik testi pozitif çıkmışsa gebelik vardır, bunun normal bir gebelik olup olmadığı belirtilere bakarak değil ancak muayenelerin devamı ve gebeliğin takibi ile netleştirilebilir.

İlk gebeliğimde belirtiler çoktu bu gebelikte hiç yok
Her gebelikte belirtiler aynı olmayabilir. Bu gebeliğin sağlığı veya kız erkek cinsiyeti hakkında fikir vermez. Bazı kadınlarda ilk gebelikte hamilelik belirtileri ve şikayetler fazla iken sonraki gebeliklerde az olur, bazı kadınlarda da tersine ilk hamillelikte şikayetler fazla olur.

Hamilelik belirtileri birden geçti, bir sorun mu var?
Hamilelik belirtilerinden bulantı kusma genellikle 12-14 hafta civarında geçer. Bu belirtilerin kaybolması veya kasık ağrısı, halsizlik, sık idrara çıkma gibi belirtilerin geçmesi bir problem olduğu anlamına gelmez. Rahim büyüdükçe karnın yukarısına doğru çıkar ve idrar torbası üzerine yaptığı baskı ortadan kalkar bu nedenle sık idrara çıkma şikayeti de 3. aydan sonra birden geçebilir. Bu nedenlerle belirtilerin geçmesi veya azalması bir problem olduğu anlamına gelmez.

Bebeğin ölü olduğunu (veya düşük olduğunu) söylediler ama gebelik belirtilerim var.
Düşük, boş gebelik, dış gebelik, mol gebelik (üzüm gebeliği) hatta ölü gebelik gibi durumlarda da kanda B-HCG hormonu (gebelik hormonu) bulunduğu için gebelik belirtileri aynı normal gebeliklerdeki gibi olabilir. Düşük vetya kğretajdan sonra kanda gebelik hormonları hemen sıfıra düşmez, hormonların tamamen sıfırlanması bir kaç hafta sürer.

İlgili Konular:
- Hamilelik Belirtileri
- Gebelikte Görülen Şikayetler


www.jinekolojivegebelik.com - 10. YIL




www.jinekolojivegebelik.com 10. YIL (2007'DEN BERİ...)


jinekolojivegebelik.com gebelik ve kadın hastalıkları konusunda en çok takip edilen ve en geniş içerikli sitedir. Her ay 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile konusunda birinci sitedir.

5 Eylül 2007 tarihinde yapımı başlayan sitemiz sürekli geliştirilen ve özgün içeriği sayesinde kısa sürede alanında en iyi site olmuştur. Bugüne kadar Türkiye ve yurt dışından milyonlarca ziyaretçinin okuyup faydalandığı sitemiz kadın sağlığı ve gebelik konularında milyonlarca soruya cevap sağlamıştır.

Bir çok web sitesi, blog, sosyal medya hesabı, köşe yazısı, makale, dergi, seminer, sunum, tez çalışması gibi alanlarda yerli ve yabancı yazılarda yazılarımıza atıfta bulunulmuş ve sitemiz kaynak gösterilmiştir. Bunda en büyük etken yazılarımızın özgün  ve kaliteli içeriğe sahip olması; etik ve bilimsel prensipler dahilinde yazılmış olmasıdır.

Alanında en iyi olan sitemizi daha da büyük, daha da kaliteli seviyelere yükseltebilmek için içerik güncellemeleri, yeni içerik eklemeleri ve başka çalışmalar sürekli devam etmektedir.

10 yıldır sitemizi ziyaret eden bütün ziyaretçilerimizin ilgisine teşekkür ederiz.

jinekolojivegebelik.com








Sitemiz ilk açıldığında ana sayfa dizaynı (2007 yılında):








Sitemizin 2010 yılındaki ana sayfa dizaynı:








Sitemizin 2011 yılındaki ana sayfa dizaynı:









YUMURTALIK (OVER) KANSERİ

Resmi büyütmek için tıklayın
Kadınlarda yumurtalık kanserleri jinekolojik kanserler arasında endometrium kanserinden sonra 2. sıklıkla görülür. Ana olarak 3 tip over tümörü vardır, bunlar köken aldığı hücresel kaynağa göre sınıflandırılmıştır:
- Epitelyal tümörler
- Germ hücreli tümörler
- Sex kord stromal tümörler

En sık görülen grup epitelyal over tümörleridir, bunlar daha çok menopoz dönemindeki kadınlarda görülür.

Belirtileri:
Over kanserleri hiçbir belirti vermeyeceği gibi karında şişlik, karında gerginlik, ağrı, kilo kaybı gibi belirtilere neden olabilir. Tümörün barsaklara bası yapmasına bağlı kabızlık meydana gelebilir. Karında şişlik yumurtalıkta çok büyük boyutlara erişmiş bir kitleye bağlı olabileceği gibi karında aşırı miktarda sıvı (asit) birikmesine bağlı da olabilir.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda over kanseri daha sık görülür.
- Erken menarş
- Geç menopoz
- Hiç doğum yapmamış olmak (Nulliparite)
- İnfertilite (Kısırlık)
- Ailesel over kanserleri (HNPC - Lynch sendromu, BRCA mutasyonu)

Teşhis:
Yumurtalık kanserlerinde tanıya yardımcı yöntemler muayene, ultrason, tomografi, MR, kan tahlilleri (tümör belirteçleri, ca 125, ca 19-9, CEA, AFP, BHCG) gibi sıralanabilir. Ancak her kanserde olduğu gibi kesin tanı dokudan örnek alınarak incelenmesi neticesinde konur. Yumurtalık kanseri şüphesinde genellikle ameliyat sırasında alınan parçanın incelenmesi neticesinde kesin tanı konur. Yumurtalıkta bulunan kitlenin veya kistin incelenmesi ameliyat sırasında hızlı patolojik inceleme (frozen) şeklinde olabileceği gibi bu imkanın olmadığı hastanelerde ameliyattan sonra da gerçekleşebilir. Ameliyat sırasında frozen inceleme yapılsa bile parça mutlaka nihai kesin tanının konması için patoloji bölümüne gönderilir. Patoloji uzmanlarınca nihai kesin tanının belirlenmesi genellikle 1-2 hafta içerisinde gerçekleşir ve bu sonuca göre ameliyat dışında ek tedavi gerekiyor mu kararı verilir.

Tedavi ve ameliyat:
Yumurtalık (over) kanserlerinde hastanın ameliyat olmasına engel olan nadir durumlar dışında hemen hemen her zaman ameliyat ilk tedavi yöntemi olarak uygulanır. Ameliyatın amacı yumurtalıklardaki kitlelerin çıkarılması ve karın içerisindeki bütün dokuların gözlenerek, gerekirse bazı dokulardan ve lenf nodlarından örnek alınarak hastalığın yaygınlık derecesini belirlemektir. Yani ameliyat hastalığı hem tedavi edici hem de yaygınlığını, evresini belirleyici amaçla uygulanır. Ameliyat sonrasında alınan parçaların incelenmesi kanserin tipini, evresini belirler ve kemoterapi gibi ek tedaviler gerekip gerekmediğine karar verilir.

Ameliyat sonrasında:
Ameliyattan sonra hasta belli aralıklarla kontrollere gelir. İlk yıllarda kontroller 3 ay bir olmakla beraber daha sonrasında seyrelerek devam eder. Ameliyat sonrasında kemoterapi gereken hastalar kür sayısı tamamlanana kadar kemoterapi alırlar. Yumurtalık kanseri ameliyatından 2 ay sonra doktor muayenesinde bir sakınca yoksa cinsel ilişki başlayabilir. Ameliyattan sonraki ilk günlerde az miktarda kanama vajenden gelebilir, uzun süren ve aşırı miktarda kanama mutlaka doktor kontrolü gerektirir.

Tarama ve Önleme:
Over kanserlerinde bütün topluma uygulanan bir tarama ve önleme yöntemi yoktur. Rahim ağzı kanserinde olduğu gibi smear testi benzeri bir tarama yöntemi veya HPV aşısı gibi önleyici aşı yoktur. Ancak ailesel over kanserleri açısından riskli bireylerde belli aralıklarla muayene ve tümör markerları ile tarama yapılabilmektedir, hatta çok riski bazı durumlarda proflaktif ooforektemi uygulanabilmektedir.

Over kanseri histopatolojik tipleri:
Epitelyal over tümörleri:
- Seröz kistadenokarsinom (En sık görülen epitelyal over kanserdir.)
- Müsinöz kistadenokarsinom
- Endometrioid karsinom
- Berrak hcüreli karsinom
- Transizyonel hücreli karsinom
- İndiferansiye karsinom

Germ hücreli tümörler:
- Disgerminom (En sık görüler germ hücreli over kanseridir.)
- İmmatür teratom
- Yolk sac tümörü (Endodermal sinüs tümörü)
- Embriyonel karsinom
- Poliembriyoma
- Koryokarsinom

Seks kord stromal over tümörleri:
- Granüloza hücreli tümör
- Tekoma
- Fibroma
- Sertoli hücreli tümör
- Leydig hücreli tümör
- Jinandroblastom
- Annuler tubululi seks kord stromal tümörler
- Steroid hücreli tümörler

Metastatik over tümörleri: Over tümörlerinin yaklaşık yüzde 5'i metastatiktir. Yani kanser aslında over kaynaklı değildir, başka bir organdaki kanser yumurtalığa yayılmıştır (metastaz yapmıştır).

Evreleme:
Over kanserlerinde evrenin belirlenmesi cerrahi olarak yapılır. Ameliyat sırasındaki gözlem ve alınan dokuların patolojik incelenmesi hastalığın yaygınlığı hakkında bilgi verir ve evre netleşir. Buna göre kabaca evreler şu şekildedir:
Evre 1: Kanser sadece bir veya her iki overde sınırlıdır, başka organlara yayılmamıştır.
Evre 2: Kanser uterus, tüp veya diğer pelvik organlara yayılmıştır. Üst batına yayılma yoktur.
Evre 3: Pelvik veya paraaortik lenf nodlarına, peritoneal yüzeylere, karaciğer yüzeyine yayılan tümöral implanlar vardır.
Evre 4: Karın dışı organlara metastaz, parankimal metastaz vardır.

BORDERLINE OVER TÜMÖRLERİ:
Over tümörlerinin daha iyi seyirli daha az invazyon gösteren histopatolojik tipleridir. Over kanserlerine göre daha erken yaşlarda görülür, çoğu menopoz öncesi dönemdedir. Daha erken evrede tanı alırlar. Prognozları daha iyidir, Metastaztik implantlar olabilir ama daha nadirdir. Ovaryan stromal invazyon izlenmez.
En sık görülen tipi seröz borderline over tümörüdür. Müsinöz borderline over tümörü daha nadirdir. Endometrioid ve berrak hücreli borderline tümörler çok nadir görülür.
Tedavide over karsinomlarına göre daha sınırlı cerrahi uygulanır genellikle. Ameliyat sonrası kemoterapi uygulanması over kanserlerine göre çok daha nadiren gerekir.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Jinekolojik Onkoloji - Jinekolojik Onkolog


RAHİM KANSERİ (ENDOMETRİUM KANSERİ)

Rahim kanseri nedir?
Resmi büyütmek için tıklayın
Rahim kanseri terimiyle tek bir kanser türü değil, birden çok çeşit olabilen ve rahim dokularından gelişen kanserler ifade edilmektedir. Ancak en sık görülen tip olan endometrium kanseridir, bu nedenle rahim kanseri denildiğinde genellikle bu tip kastedilir. Endometrium rahmin iç yüzündeki boşluğu döşeyen zardır, bu nedenle endometrium kanserine halk dilinde rahim içi kanseri veya rahim iç zarı kanseri de denir. Uterin sarkomlar rahim kanserlerinin diğer tiplerini oluştururlar.

Rahim kanseri ve rahim ağzı (serviks) kanseri tamamen farklı grup kanserlerdir, bu ikisi karıştırılmamalıdır. Bu iki kanser türü sebepleri, genel özellikleri, tedavileri gibi bir çok açıdan tamamen farklılık gösterirler, bu nedenle rahim kanseri ifadesi rahim ağzı kanserlerini içermez. Sağdaki resimde rahim (uterus) ve rahim ağzı (serviks) farklı bölgeler olarak izlenmektedir.

Eş anlamlı terimler şu şekide özetlenebilir:
Rahim kanseri = Uterin kanserler = Uterus kanserleri (En sık tipi endometrium kanseri)
Rahim ağzı kanseri = Serviks kanseri (En sık tipi squamöz hücreli karsinom)

Belirtileri:
Rahim kanserlerinin en önemli ve sık görülen belirtisi vajinal kanamadır. Köken aldığı yer nedeniyle kolayca vajinal kanamaya neden olabilmesi bu kanserlerin iyi bir özelliğidir çünkü bu sayede hastanın doktora erken başvurmasına ve genellikle erken evrede tanı almasına neden olur. Rahim kanseri genellikle menopozda olan kadınlarda görüldüğü için bu kanama hemen dikkat çeker ve hasta yıllar sonra ilk defa adet kanaması oldum şeklinde şikayetle doktora başvurur. Bunun dışında daha nadiren aşırı kilo kaybı, ağrı, akıntı gibi şikayetler de görülebilir. Hiçbir belirti olmadan muayene sırasında şüphelenildiği veya biyopsi sonrasında teşhis konulduğu da sık olur.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda endometrium kanseri daha sık görülür.
- Aşırı kilo
- İnfertilite
- Polikistik over hastalığı (PCOS), anovulasyon
- Hiç doğum yapmamış olmak
- Geç menopoz (menopoza normalden daha ileri yaşta girmek)
- Meme kanseri nedeniyle tamoksifen tedavisi almak endometrium kanseri riskini arttırır

Teşhis:
Rahim kanserlerinin en yaygın tipi olan endometrium kanserinin kesin tanısı genellikle biyopsi (endometrial biyopsi, küretaj, rahim içerisinden parça alma) işlemi ile konur. Alınan parçanın histopatolojik olarak incelenmesi neticesinde kanser varlığı ve türü belirlenir. Muayene, ultrasonografi, tomografi veya MR gibi yöntemler kesin teşhis koydurmaz, sadece şüphe yaratabilir.
Bazen de başka nedenlerle yapılan rahim ameliyatı (histerektomi) sonrasında patolojik incelemede rahim kanseri olduğu belirtilir.

Tedavi:
Rahim kanserlerinin (uterin kanserlerin)  türüne ve histolojik tipine göre, evresine göre ameliyat, radyoterapi, kemoterapi yöntemleri çeşitli kombinasyonlar halinde uygulanır. En sık ve genellikle ilk uygulanan tedavi yöntemi ameliyattır. Ameliyatta rahim, yumurtalık, lenf bezleri gibi dokular alınarak evreleme işlemi sıklıkla uygulanır. Ameliyat genellikle açık yöntemle uygulanır ancak bazen kapalı (laparoskopik) yöntemle veya robotik cerrahi yöntemi ile de uygulanabilmektedir. Ameliyat süresi uygulanan tekniğe ve duruma göre çok değişkenlik gösterebilir, süre genellikle 2-5 saat arasında değişir.
Ameliyat sonrasında patolojik incelemeye göre hastalığın evresi belirlenir. Patoloji sonucunda belirlenen kanserin tipine göre ve evresine, derecesine (grade) göre ek olarak kemoterapi (KT) ve radyoterapi (RT, ışın tedavisi) verilir. Bazı tiplerde ve erken evrelerde ameliyattan sonra hiçbir ek tedavi gerekmez. Hormon tedavisi (progesteron hormonu) da endometrium kanserinde uygulanan yöntemlerden birisidir.
Endometrium kanseri genellikle erken evrede yakalanan bir kanser türü olduğu için başarı oranı yüksektir.

Rahim kanseri ameliyatı sonrasında:
Hastalar ameliyat ve uygulanan diğer tedaviler sonrasında düzenli aralıklarla kontrole çağırılırlar. Kontroller genellikle ilk başta 3 ay aralarla başlar daha sonra seyrelerek devam eder. Kanama ameliyattan sonra ilk günlerde olabilir sonra tamamen kesilir. Uzun süre devam eden kanama ve uzun bir aradan sonra tekrar başlayan kanama mutlaka doktora başvurmayı gerektirir. Hasta genellikle ameliyattan sonra en geç bir hafta içerisinde taburcu olur. Hasta hastaneden taburcu olduktan sonra başka bir hastalık veya ek problem yoksa normal şekilde beslenebilir. Cinsel ilişki başlaması için genellikle ameliyatın üzerinden 2 ay geçmesi gerekir, doktorunuz izin vermeden cinselliğe başlamamalısınız. Rahim kanserlerinde uygulanan ameliyatlarda vajen dokusu alınmadığı için cinsellikle ilgili probleme neden olmaz. Radyoterapi (ışın tedavisi) vajinal kuruluğa neden olabilir.

Tarama ve Önleme:
Rahim ağzı kanserini önlemek için uygulanan smear testi benzeri bir tarama önleme yöntemi rahim kanserlerinde yoktur. HPV aşısı gibi bir önleyici aşı yoktur, HPV aşısı rahim kanserinden değil rahim ağzı (serviks) kanserinden koruma amaçlı uygulanır.

ENDOMETRİUM KANSERİ
Uterin kanserler (rahim kanserleri) içerisinde en sık görülen tip endometrium kanseridir. Aynı zamanda en sık görülen jinekolojik kanserdir. Genellikle menopoz dönemindeki kadınlarda görülür, ortalama görülme yaşı 60 civarındadır. Endometrium kanserinin çeşitli histopatolojik tipleri vardır, en sık görülen tipi endometrioid adenokanserdir. Bunun dışında berrak hücreli karsinom, squamöz karsinom, müsinöz karsinom, seröz karsinom, andiferansiye karsinom gibi nadir tipler vardır.

Endometrium kanserinde evreleme (FIGO 2010):
Evreleme cerrahi olarak yapılır.
Evre 1A: Tümör uterin korpusta sınırlıdır, myometrial invazyon yok veya yüzde 50'den azdır.
Evre 1B: Tümör uterin korpusta sınırlıdır, myometrial invazyon yok veya yüzde 50'den fazladır.
Evre 2: Servikal stromal invazyon vardır, uterus dışında yayılım yoktur.
Evre 3A: Tümör seroza ve adnekslere yayılmıştır.
Evre 3B: Vajen veya parametrium tutulumu vardır.
Evre 3C: Pelvik (C1) ve/veya paraaortik (C2) lenf nodu tutulumu mevcuttur.
Evre 4A: Mesane veya barsak mukozası tutulmuştur.
Evre 4B: İntraabdominakl organlara metastaz, inguinal lenf nodu tutulumu, uzak metastaz.

UTERİN SARKOMLAR
Sarkomlar tüm uterus kanserlerinin yaklaşık yüzde 5'ini oluştururlar. En sık görülen 3 tip:
- Karsinosarkom (Malign mix müllerian tümör, MMMT)
- Leiomyosarkom (LMS)
- Endometrial stromal sarkom


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Yumurtalık (Over) Kanseri
- Jinekolojik Onkoloji - Jinekolojik Onkolog


YASAL UYARI: Bu site sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde asla kullanılmamalıdır. Yazıların hiçbiri yazarın izni olmaksızın kullanılamaz. Devamını mutlaka okuyunuz >>

iletişim: webtasarim@jinekolojivegebelik.com , (2007 - 2016)
Şu an sitede ziyaretçi var. Haritada izle >>
"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda 10 yıldır en çok tıklanan, en geniş içerikli site"