GEBELİKTE GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM)

HAMİLELİKTE GENİTAL BÖLGEDE SİĞİL
Genital siğiller (kondilom) çoğunlukla cinsel temasla geçen Human Papillomavirüs’ün (HPV) belirli tiplerinden kaynaklanan beyaz veya et rengi oluşumlardır. Cinsel temas dışında sadece cilt teması ile de geçebilirler o yüzden prezervatif kullanılması geçişi azaltır ama yüzde yüz önleyemez. Genital siğiller kadınlarda ve erkeklerde çoğunlukla dış genital organların üzerinde veya anüs civarında ortaya çıkarlar. Daha az yaygın olmakla beraber, genital siğiller vajinanın içerisinde ve serviksin (rahim ağzının) üzerinde de görülebilir.

Genital siğillere neden olan HPV virüsü plesentadan bebeğe geçemez fakat doğum kanalından normal doğum sırasında ve hatta sezaryen sırasında da temas ile bebeğe geçebilir. Bu durumda bebeğin solunum yollarında juvenil laringeal papillomatozis denilen lezyonların oluşmasına nadiren sebep olabilir.

Doğum nasıl olmalıdır?
Genital siğillerin varlığında mutlaka sezaryen tercih edilmelidir şeklinde çok net bir bilimsel karar yoktur fakat hekimlerin çoğu bugünki bilimsel çalışmalar doğrultusunda sezaryeni tercih etmektedir. Bazen bu lezyonlar vajina girişini ve doğum yolunu tamamen kaplayacak ve normal doğuma müsade etmeyecek kadar büyük olabilirler bu durum kesinlikle sezaryen kararı verilmesi gereken bir durumdur.

Tedavi:
Gebelik sırasında lezyonların tedavisinde kriyo (dondurma), koter (yakma) yada triklorasetikasit denen ilaç lokal olarak kullanılabilmektedir.


İlgili Konular:
- Genital Siğil (Kondilom)
Tamamını >>

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR (CYBH)

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (zührevi hastalıklar) cinsel temas sonucu bakteri, virüs yada parazitlerin bulaşması sonucu bireyler arasında geçiş yapan hastalıklardır. Yalnız cinsel yolla bulaşan hastalıklar sadece cinsel yolla bulaşmazlar bunlardan bazıları kan yada yakın temas yollarıyla da geçebilmektedirler. Örneğin AİDS hastalığı cinsel ilişki ile bulaşabildiği gibi kan nakli ile de bulaşabilmektedır.
Genellikle genital bölgede akıntı, ağrı, ülsere yada kabarcıklı lezyonlar, yanma, şişme, kızarıklık, idrar yaparken yanma gibi şikayetler oluşur.

Korunma:
Cinsel yolla bulaşabilen hastalıkları önlemenin en doğru yolu güvenli cinsel ilişkidir. En doğrusu tek eşli yaşamdır. Eğer partner sayınız birden fazla ise veya partnerinizin geçmişinden tam olarak emin değilseniz başka bir doğum kontrol yöntemi kullanıyor olsanız bile (doğum kontrol hapı gibi) mutlaka ek olarak prezervatif kullanmanız gerekmektedir.

GENİTAL SİĞİL
Human papilloma virusunun (HPV) neden olduğu cinsel geçişli viral bir enfeksiyondur. Daha önceden enfekte olmuş partnerle korunmasız ilişki sonrasında ortaya çıkar. Genital bölgede özellikle vulvada ve anüs etrafında lokalize ağrısız pigmente lezyonlar şeklindedir. Siğiller bazen vajina içinde ve rahim ağzında da olabilir. İlaçla tedavisi çok başarılı değildir. Siğillerin cerrahi olarak çıkartılması veya elektrokoterle yakılması şeklinde tedavi edilir. Uzun dönemde tekrarlayabilir. Özellikle rahim ağzına yerleşmiş olan siğiller ileriki yıllarda rahim ağzı (serviks ) kanseri riskini arttırmaktadır. Siğiller hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

GENİTAL HERPES
Herpes Simpleks Virüsü (HSV Tip 2) (Uçuk virüsü) etkendir. Virüsün uçuk oluşumuna neden olan Tip 1 ve genital enfeksiyona neden olan Tip 2 olmak üzere iki ayrı tipi vardır. Cinsel organlarda su çiçeğine benzer su dolu kabarcıkların ortaya çıkması şeklindedir. Akut dönem çok ağrılı olabilir. Vulvada ağrı yanma hissi, idrar yapmada zorluk ve idrar yaparken yanma yakınmaları vardır. Kasık bölgesindeki lenf bezleri irileşir. Akut dönem geçirildikten sonra lezyonlar dönem dönem tekrar çıkabilir. Tekrarlayan enfeksiyonda yakınmalar daha hafifdir, ancak etrafa bulaştırıcılık yüksektir. Tedavisinde uçuk tedavisinde de kullanılan antiviral ajanlar kullanılabilir. Doğum anında genital herpesi olan kadınların bebekleri, yenidoğan döneminde ciddi enfeksiyonlara yakalanabilir. Bu nedenle genital herpesli kadınların sezaryenle doğum yapması önerilir.

GONORE (BEL SOĞUKLUĞU)
Kadın ve erkeğin her ikisinde de ciddi komplikasyonlara yola açabilen bakteriyel bir enfeksiyondur. Penisten meni benzeri bir akıntı veya vajinadan bol kötü kokulu akıntı ve idrar yaparken yanma şikayetlerine neden olur. Hem erkekte hem de kadında belirtisiz seyredebilir. Akut dönemde tanı koymak kolaydır. Şüpheli durumlarda akıntı kültüründe bakteriyi tanımlamak mümkündür. Tedavisi etkili antibiotikle tam olarak yapılmalıdr. Etkisiz ve eksik tedavi durumunda üreme sisteminde özellikle de tüplerde hasara neden olur ve bu hasar sonucu kısırlık problemi veya dış gebelik gibi durumların görülme riski artar.

AIDS (Edinilmiş İmmun yetmezlik sendromu)
Human Immundeficiency virus (HIV)'ın neden olduğu bir enfeksiyondur. Korunmasız cinsel ilişki, kan transfüzyonu, enfekte kişinin kullandığı traş bıçağı, enjektör gibi materyallerin kullanılması ile bulaşır. Ayrıca enfekte anneden doğan bebeklerde de bu hastalık mevcuttur. Virüsün temel hedefi bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemini zayıflatarak çeşitli enfeksiyonların ve belli kanser türlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Şüpheli ilişkiden yaklaşık 3-6 ay sonra kan testi pozitifleşir.

HEPATİT B
Cinsel temasla da bulaşabilen hepatit B virusu karaciğeri zedeleyen bir enfeksiyondur. Çoğunlukla sinsi seyreder. Olguların bazılarında bulaştan sonra sarılık ortaya çıkar. Ancak genelde sinsi seyirlidir ve sarılık oluşmaz. Uzun dönemde karaciğer harabiyetine bağlı siroz ve karaciğer kanseri ciddi komplikasyonlarındandır. Hepatit B ile enfekte kişi bunu cinsel ilişki ile partnerine bulaştırabilir. Korunma aracı olarak Hepatit B aşısı etkilidir. Aşılı olmayan kişilerin korunmasız ilişkiden sakınması ilişkide prezervatif kullanması önerilmektedir. Hepatit B ile enfekte kadın doğum anında bunu bebeğine de bulaştırır. Böyle durumlarda bebek doğduktan hemen sonra aşılama yapılarak bebek korunabilir.


İlgili Konular:
- Genital Siğil (Kondilom)
- Molluskum Kontagiosum
Tamamını >>

GENİTAL SİĞİL (VAJİNA BÖLGESİNDE SİĞİL)

VULVA, VAJİNA, RAHİM AĞZI VE MAKAT BÖLGESİNDE SİĞİL ÇIKMASI

Genital siğiller yani kondilomlar Human Papillomavirüs (HPV) enfeksiyonu sonucu oluşan pembe - kahverengi renklerde küçük oluşumlardır, halk arasında "et beni" olarak isimlendirilir. HPV virüsü cinsel temas dışında sadece cilt teması ile de geçebilir o yüzden prezervatif kullanılması geçişi azaltır ama yüzde yüz önlemez. Genital siğiller kadınlarda ve erkeklerde çoğunlukla dış genital organların üzerinde veya anüs (makat) civarında ortaya çıkarlar. Daha az yaygın olmakla beraber, genital siğiller vajinanın içerisinde, serviksin (rahim ağzının) üzerinde, makatın iç kısmında da görülebilir. Kitleler mikroskopla tanınabilecek kadar ufak olabilecekleri gibi, çok sayıda kitlenin yan yana gelmesiyle adeta karnıbaharı andıran bir şekilde büyük bir kitle de olabilirler. Genital siğiller yanma, kaşıntı veya ağrı gibi belirtilere yol açabilir.

(Genital siğil = Condylomata acuminata = Genital wart = Anogenital wart = Venereal wart)

Cinsel organında veya makat bölgesinde siğil fark eden kız çocuğu veya kadın hastalar kadın doğum uzmanına başvurmalıdır. Erkek hastalar üroloji uzmanına başvurmalıdır.

HPV virüsü genital siğile nasıl neden olur? Nasıl bulaşır?
HPV çok bulaşıcı bir virüstür ve tam cinsel birleşme olmaksızın yalnızca genital bölgelerin yakın teması ile de bulaşabilir. Örneğin sürtünme yoluyla olan bir ilişki sayesinde veya parmakların cinsel bölgelere değmesi ile de parmak aracılığı ile bulaşma olabilir. Vajinal ilişki, anal ilişki, oral ilişki gibi her tür cilt teması ile virüs geçebilir. Cilt teması dışında havlu, havuz, tuvalet, kıyafet gibi yollarla virüsün bulaşması çok zor ihtimallerdir, bu şekilde virüs bulaşabilse bile bunlar meydana gelen bulaşların çok çok az bir kısmımı oluşturmaktadır.

HPV virüsünün 100'den fazla tipi vardır ve bu tiplerden yaklaşık 40 kadarı genital bölgede hastalık oluşturur. HPV tipleri 1, 2, 3 gibi numaralarla adlandırılır. Birçok çeşit HPV virüsü genital bölgede siğillere neden olabilir ancak genital gölgedeki siğillerin yüzde 90'ında etken HPV 6 ve HPV 11 virüsüdür. HPV virüsünü alan her kadında siğil oluşmaz, hiçbir hastalık yapmadan da virüs vücutta kalabilir ve kendiliğinden kaybolabilir. Virüs alındıktan sonra siğillerin oluşmasına kadar geçen süre çok değişkendir, bazen haftalar bazen aylar sürebilir (1-8 ay arası).

HPV virüsünün bazı tipleri rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) neden olurlar. Ancak 6 ve 11 tipleri rahim ağzı kanserine neden olmazlar, bunlar non-onkojenik grup HPV tipleridir. Yani siğil ve kanser yapan HPV virüsleri farklı tiplerdir. Ancak genital bölgede siğil rastlanan kadınların vajina ve rahim ağzı bölgelerinin de muayene edilmesi ve smear tahlili yapılması gerekir. Çünkü vajinada ve rahim ağzında da nadiren siğiller olabilmektedir.

Makat bölgesinde siğil:
Makat bölgesinde siğil kadında ve erkekte genellikle cinsel temasla bulaşır. Cinsel temasın makat içine yani anal yolla olması gerekmez, vajinal seks sırasında da sıvıların ve cinsel organların makat bölgesine temas etmesi kolaylıkla bulaş sağlayabilir. Hatta cinsel bölgelere değen parmaklar virüsü buradan makat bölgesine taşıyabilir. Sebebi ve tedavisi vajina bölgesindeki siğiller ile aynıdır, hiçbir fark yoktur. Bazı hastalarda hem vajen hem makat bölgesinde siğil varken bazılarında sadece makat bölgesinde siğil meydana gelebilir. Siğiller genellikle makatın dış kısmında olur ancak nadiren iç kısma doğru yani barsak içerisine doğru da gelişebilmektedir, bu nedenle iç kısmın kontrol edilmesi gerekir (perianal bölge ve anal kanal).

Belirtileri nelerdir?
Genital bölgede oluşan siğiller genellikle hiçbir belirti vermeden hasta tarafından kendisi gördüğü için veya lezyonlar eline geldiği için fark edilir. Hastalar genellikle "genital bölgede veya bikini bölgesinde sivilce gibi lekeler çıktı" diyerek doktora başvururlar. Nadiren siğil olan bölgede kaşıntı, yanma, kızarıklık, hassasiyet, akıntı, lekelenme, kanama olabilir. Siğiller çok fazla ve büyük ise idrar yapma ve dışkılama sırasında zorluk, cinsel ilişkide zorluk gibi belirtilere neden olabilir.

Vajinada siğil varken ilişkiye girilir mi?
Vajina içerisinde veya dış bölgede (vulva, dudakların olduğu bölge) veya makat bölgesinde siğil varken ilişkiye girmemek gerekir. Çünkü siğiller son derece bulaşıcı lezyonlardır. Kondom (prezervatif, kılıf) erkek penisinin tamamını kaplamadığı için ve testisleri kaplamadığı için siğillere temas eden kısımlardan erkek HPV virüsünü alabilir. Siğiller tamamen tedavi edilerek yok olduktan sonra doktor izni ile ilişkiye başlamak gerekir. Gözle görülen siğil olmaması da HPV virüsünün olmadığı ve bulaşmayacağı anlamına gelmez, bu nedenle bulaşma riskini minimuma indirmek için siğil olmasa dahi kondom (prezervatif, kılıf) kullanmak gerekir.

Tanı:
Siğillerin (kondilomların) görüntüsü tipiktir ve genellikle gözle kolaylıkla tanınırlar. Kesin tanı gerekirse kondilomdan alınan biyopsinin patolojik incelenmesi ile konur. Teşhis için siğillerin birisinden ufak bir parça almak yeterlidir. Siğile neden olan faktör kesin olarak HPV virüsüdür ancak tanı için HPV testi yapmak gerekmez ve önerilmez.
Ayırıcı tanıda neleri dikkate almak gerekir, yani siğiller (kondilomlar) hangi hastalıklar ile karışabilir:
- Hymen kalıntıları
- Bowenoid papulosis
- VIN
- Molluscum Contagiosum
- Condiloma Lata (Sifiliz)
- Herpes Simplex

Tedavi:
Kitlelerin cerrahi yöntemle kesilerek çıkarılması, koter yardımıyla yakılması ya da kriyoterapiyle dondurulması, lazer ya da krem şeklindeki çeşitli ilaçlarla tedavi yöntemlerinden biri veya birkaçı beraberce uygulanabilir. Gebelikte de kriyoterapi ve gebelik açısından sakıncası olmayan bazı ilaçlar  ile tedavi yapılabilmektedir. Stresten uzak durmak, dengeli beslenmek gibi bağışıklık sistemini güçlendirici tedbirler bazı hastalarda tedaviye yardımcı olabilir.
Tedavide kullanılan krem ve solüsyon tipi ilaçlar:
- Imiquimod
- Triklorasetikasit (TCA)
- Biklorasetikasit
- Podofilotoksin
- Sinekatekinler

Siğiller kendiliğinden geçer mi?
Genital bölgede (vajina, vulva, makat) oluşan siğillere hiçbir  tedavi uygulanmasa bile 3 ay içinde yüzde 30 oranında kendiliğinden geçtikleri görülmüştür. Ancak tedavi uygulanmadan bekleme sırasında siğillerde büyüme ve siğil sayısında aşırı artma da olabilir, bu nedenle genellikle hemen tedavi uygulanır.

Siğiller tekrarlar mı?
İlaç uygulanan veya diğer bütün tedavi yöntemlerinde siğilin tekrar çıkma riski vardır. Tedaviyle tamamen iyileşmesi ve bir daha tekrarlamaması da mümkündür. Ortalama tekrar etme riski yüzde 20-30 civarlarındadır ve yönteme göre değişir ancak tekrarlamasını yüzde yüz kesin olarak önleyeceğini garanti eden bir tedavi yöntemi yoktur. Tekrarlayan lezyonlara tekrar aynı veya başka bir tedavi yöntemi uygulanır ve genellikle sonunda tekrarlamayacak şekilde tamamen kaybolur.

Bağışıklık sisteminin etkileri:
Kadınların yüzde 80'i hayatının bir döneminde HPV virüsü ile karşılaşırlar ancak HPV virüsü bu kadınların hepsinde kalıcı olarak devam etmez, 1-2 yıl içerisinde yüzde 80 oranında kendiliğinden vücuttan temizlenir kaybolur. Vücuttan kaybolması konusunda bağışıklık sisteminin güçlü olması etkilidir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kadınlarda virüsün vücuttan temizlenme ihtimali azalır, rahim ağzı hastalıkları veya siğil gibi hastalıkların ortaya çıkma ihtimali artar. Siğiller tedavi edildikten sonra bağışıklık sisteminin zayıfladığı zamanlarda tekrarlayabilir. Bağışıklık sistemi; stres, bazı hastalıklar, bazı ilaçların etkisi ile zayıflayabilir. Organ nakli yapılan hastalarda bağışıklık sistemi bozulduğu için sık görülen sorunlardan birisi de tekrarlayan siğillerdir, benzer şekilde HPV ile ilgili kanserler de organ nakli yapılan hastalarda daha yüksek oranda görülür. İyi beslenme, düzenli yaşam tarzı, sigara ve alkolden uzak durmak gibi önlemler bağışıklık sistemini güçlendirir ve virüsün vücuttan atılmasını kolaylaştırabilir.

Siğiller kansere dönüşür mü?
Siğilin kendisi kansere dönüşmez. Zaten siğillere en sık neden olan HPV tipleri 6 ve 11 kansere neden olan tipler değildir. Ancak genital bölgesinde (halk tabiri ile bikini bölgesinde) siğil olan kadınlarda genital kanserler (rahim ağzı kanseri, vajina kanseri, vulva kanseri), anüs (makat bölgesi) kanseri, ağız-dil kanseri riski artmış olarak görülür. Bunun nedeni siğillerin kansere dönüşmesi değildir, siğile sebep olan bazı faktörlerin kanser riskini de arttırmasıdır. Örneğin siğilin sebebi çok sayıda kişi ile cinsel ilişki ise, bu durumda o hastanın rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) yapan HPV 16, 18 gibi tipleri de kapmış olma riski artıyor.

Önlem:
Önlem için en etkili yol birden fazla sayıda partner ile ilişkiye girmemektir. Eğer birden fazla partner varsa prezervatif kullanmak siğilleri önlemede en etkili yoldur. Fakat siğiller kondomun kapladığı alan dışında da bulunabildiğinden prezervatif zaman zaman etkisiz kalabilir. Cinsel ilişki sonrası genital bölgeyi yıkamak HPV virüsüne karşı korumaz.
HPV virüsü aynı siğil lezyonlarını erkeklerde de penis bölgesinde ve diğer kısımlarda oluşturabilir. Bir erkekte siğil olmaması HPV virüsü bulundurmadığı anlamına gelmez, aynı durum kadınlar için de geçerlidir. Bu nedenle siğil veya başka hiçbir lezyon olmayan bir cinsel yakınlaşmadan sonra kadın veya erkek karşı taraftan HPV virüsünü alabilir.

Gebelikte siğil (kondilom) varlığında doğum nasıl olmalıdır?
Doğum kanalını, vajen içerisini ve rahim ağzını kapatacak kadar büyük olan ve doğum sırasında kanayabilecek kadar büyük olan kondilomlarda sezaryen doğum tercih edilir. Küçük ve az sayıda siğil varlığında ise bunların çok nadir oranda bebeğe geçme ve bebekte juvenil laringeal papillomatozis denen hastalığa (bebeğin solunum yollarında papillom oluşumu) neden olma riski vardır. Bebekteki bu hastalığa hem normal hem sezaryen doğumlardan sonra çok nadiren rastlanmıştır. Gebelikte siğil varlığı mutlaka doktora bildirilmesi gereken bir durumdur, doğumun şekline muayene sonrasında karar verilir. Hamile hastanın siğil sandığı lezyonlar bazen siğil değil de başka bir lezyon olabilmektedir, bu nedenle muayene ve bazen biyopsi kesin tanı için gereklidir.

HPV aşısı (rahim ağzı kanser aşısı) siğil oluşmasını engeller mi?
HPV aşısı esas olarak rahim ağzı kanserini (serviks kanserini) önlemek ve azaltmak amacıyla uygulansa da genital siğillere karşı da koruma sağlar (dörtlü ve dokuzlu aşı). Aynı aşı erkeklere uygulandığında da siğillerden koruma sağlar. HPV aşısı 11-26 yaş arasında kadınlara ve erkeklere önerilmektedir. HPV aşısı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Vulva, vajina, makat gibi genital bölge civarındaki siğillerin yüzde 90'ına HPV Tip 11  ve Tip 16 sebep olur. Dörtlü ve dokuzlu HPV aşısı bu tiplere karşı da etki oluşturduğu için siğillere karşı yüksek oranda koruma sağlar ancak ikili HPV aşısı bu tipleri içermediği için siğillere karşı koruma sağlamaz.
Dörtlü ve dokuzlu HPV aşısı yapılan kız çocukları ve kadınlarda ileride vajina bölgesi civarında siğil görülme riski çok azalır. Ancak zaten siğil oluşmuş kadınlarda ileride tekrar oluşmasını engellemek için veya tedavisini hızlandırmak için aşı uygulamasını önerecek yeterli kanıt günümüzde henüz yoktur.


İlgili Konular:
Gebelikte Genital Siğil
- HPV Virüsü ve HPV Enfeksiyonu
- HPV Aşısı (Rahim Ağzı Kanser Aşısı)
- Molluskum Kontagiosum
- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar


SİĞİL GÖRÜNTÜLERİ:
Vulva, vajina veya vücudun diğer bölgelerinde oluşan siğiller hemen hemen benzer görüntüde olurlar. Boyutları değişkenlik gösterebilir. 1-2 milimetre kadar küçük veya santimetre boyutunda olabilirler, bazen çok fazla sayıda karnıbahar gibi yaygın olabilir. Aşağıda bazı örnek siğil görütüleri vardır, en yaygın siğil şekilleri ve görünümleri bunlardır:






Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>

"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"