HAMİLELİK ŞEKERİNDE DİYET VE BESLENME

GESTASYONEL DİYABET (GEBELİK ŞEKERİ) VE DİYET
Gestasyonel diyabet tedavisinde genellikle öncelikle diyet uygulanır ve diet ile kan lekeri (glukoz) insülin tedavisine geçmeye gerek kalmaz. Diyet tedavisi ile amaç kan glukoz seviyelerini normal sınırlarda tutacak ancak fazla kilo alımı ve yetersiz beslenmeye neden olmayacak en uygun kalori alımını sağlamaktır. Anne adayının gebelikten önceki kilosu, gebelikte diyabet tanısı aldığı andaki kilosu, fiziksel aktivite düzeyi ve alışkanlıkları dikkate alınarak en uygun beslenme şekli ve diyet listesi oluşturulur. Hamilelikte genel beslenme kuralları ve yeme-içme konusunda dikkat edilmesi gerekenler konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
z) değerleri normal seviyelere düşürülemediğinde ünsülin tedavisine geçilir. Diyet ile istenen normal kan şekeri değerlerine ulaşılabiliyorsa

Günlük besinlerle alınması gereken kalori miktarı:
Gestasyonel diyabetes mellitus (gebeliğe bağlı şeker hastalığı, GDM) durumunda alınması gereken günlük kalori miktarı hamilenin kilosu ile doğru orantılıdır. Alttaki tabloda yaklaşık değerler belirtilmiştir:


Karbonhidrat içeren yiyecekler:
Besin maddeleri başlıca karbonhidrat, protein ve yağlar olmak üzere üçe ayrılır. Karbonhidrat içeren yiyecek ve içecekler alındığında vücutta glukoza dönüşürler ve kan şekerinin yükselmesine neden olurlar. Kan şekeri yükseldiğinde pankreastan insülin salgısı arttırılarak düşürülmeye çalışılır. Protein ve yağ içeren besinler alındıklarında kan şekerinin yükselmesine neden olmazlar. Bu nedenle diyabet hastalarında özellikle karbonhidrat içeren besinlerde kısıtlama yapılır ancak sıfır karbonhidrat ile beslenmek imkansız olduğu için belli bir miktar karbonhidrat, yağ ve protein içeren besin kombinasyonu gün içerisine dağıtılır.

Karbonhidrat (şeker) içeren yiyecek ve içecekler.
Karbinhidrat içeren besinler her gün yaygın şekilde tüketilen besinlerdir ancak gebeliğe bağlı diyabet durumunda bunların belli miktar ve zaman aralıkları ile tüketilmesi gerekir. Karbonhidrat içeren başlıca besinler şunlardır:
- Meyveler, sebzeler (meyvelerde daha çok), meyve suları
- Ekmek, makarna, pasta, kurabiye, börek gibi un ile yapılmış bütün gıdalar
- Pirinç
- Patates
- Mısır gevreği
- Baklagiller: Nohut, kuru fasulye, mercimek...
- Tahıllar
- Çikolata, şeker, bisküvi gibi tatlı yiyeceklerin hepsi
- Süt, yoğurt daha çok protein ve yağ içerir ancak karbonhidrat da bulunur
- Pizza, hamburger vb. fast food ürünler

Diyet listesi:
Hamilelikte (gebelikte) şeker hastalığı (diyabet) durumunda uygulanabilecek diyet listesi hastanın yaşına, kilosuna, sağlık durumuna, var olan diğer hastalıklarına, fiziksel aktivite düzeyine göre değişiklik gösterebilir. Aşağıdaki liste sadece diyet listesinin genel mantığını ve düzenini anlatmak amacıyla örnek olarak verilmişir. Sadece şeker hastalarının değil diyet gereken bütün hastaların doktorlarına ve diyetisyenlerine danışmadan kendi başlarına, başka yerlerden öğrendikleri diyetleri uygulamamaları gerekir, çünkü her insanın hastalığı ve uygulaması gereken diyet programı farklı olabilir.
Örnek diyet listesi:
- Sabah saat 8'de: Şekersiz çay, az miktarda beyaz peynir, 2-3 dilim kepekli ekmek, domates, salatalık: Bu öğün görüldüğü gibi çok az karbonhidrat yani şeker içeren bir öğündür. Kahvaltıda fazla şekerli gıda alınmamalıdır çünkü bu saatler insülin direncinin en yüksek olduğu saatlerdir, kan şekeri çok fazla yükselebilir.
- Saat 10-11 arasında az miktarda meyve. Meyveler fazlaca şeker içerdikleri için fazla miktarda tüketilmemelidir. 1 porsiyon meyve demek yaklaşık olarak orta boy 1 elma veya armut vaya10 adet çilek veya ince bir dilim kavun, karpuz veya 12 adet kiraz veya 2 küçük mandalina veya orta boy 1 portakal veya yarım muz veya orta boy bir şeftali demektir.
- Öğle saat 1 civarında 1 tabak çorba, az miktarda et veya tavuk, sebze yemeği, yoğurt, kepekli ekmek ve yine 1 porsiyon meyve tüketilebilir.
- Öğleden sonra saat 4 civarında ara öğün olarak kepekli ekmek ve yoğurt, ayran veya kibrit kutusu kadar beyaz peynir alınabilir.
- Saat akşam 6 gibi akşam yemeğinde çorba, sebze yemeği, salata, et veya tavuk, yoğurt, kepekli ekmek gibi şekerli olmayan ürünler tüketilmelidir. Bunların yerine kuru fasulye, nohut, yeşil mecimek tercih edilebilir. Akşam yemeğinde de 1 porsiyon meyve alınabilir.
- Yatmadan önce saat 10 gibi yoğurt, 1 dilim kepekli ekmek veya 1 kase çorba gece uzun süre açlık oluşmaması için önerilir.

Diyabet hastalarına akşam yatmadan önce alınan ufak öğün ile sabah kahvaltısı arasında 10-12 saatten fazla aralık olmaması önerilir. Yukarıdaki örnek diyet listesinde de görüldüğü gibi karbinhidratlar gün içerisine ufak miktarda dağıtılarak alınır, tek seferde fazla miltarda şekerli gıda alınmamalıdır.

Neler yenmemeli? Dikkat edilmesi gerekenler?
Gebelikte diyabet (gebelik şekeri) tanısı konulduğunda yenmemesi gereken besinlerden bazılarını sıralamak gerekirse:
- Fazla miktarda tatlı, çikolata, şeker yenmemelidir
- Fazla miktarda meyve yenmemelidir.
- Ekmek, börek, makarna gibi un ürünlerini fazla yememek gerekir
- Pirinç ve patates fazla tüketilmemelidir
- Meyve suları fazla miktarda şeker içerdiği için dikkat edilmelidir
- Enerji içecekleri gebelikte tüketilmemelidir
- Çay çok az şekerli veya şekersiz içilmelidir
- Kahvaltıda çok fazla bal, reçel, çikolata gibi hızlı şeker yükseltici besinler almamaya dikkat edilmelidir
- Öğün aralarında abur cubur, çikolata, bisküvi, tatlı vb. yieyecekler tüketilmemelidir
- Öğünlerin saatlerine dikkat edilmelidir, öğünler atlanmamalıdır.
- Tatlandırıcı içeren diyet (light) ürünlerin tüketilmesi veya tatlandırıcı şekerler gebelikte önerilmez. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
- Süt laktoz içerir. Laktoz glikoz ve galaktozdan meydana gelen bir disakkarit karbonhidrattır, bu nedenle kan şekerinin yükselmesine neden olur. Diyabette süt az miktarda tüketilmelidir.
- Gün içerisinde yeterince su içmeye özen gösterilmelidir.

Hamilelikte şeker hastalığı varlığında asla yenmemesi gereken pek yiyecek yoktur ancak önemli olan yukarıdaki örnek diyet listesinde gösterildiği gibi belli miktar ve sayıyı geçmemektir.

Egzersiz, spor ve hareketli yaşam tarzı:
Haftada ortalama 5 gün 30 dakika hafif derecede egzersiz (yürüyüş) aşırı kilo almayı önlemek ve normal kan şekeri değerlerini korumak için faydalıdır. Gebelikte ağır sporlar yapılmamalıdır. Spor veya egzersiz sırasında kan şekerinin aşırı düşmesine karşı tedbirli olunmalıdır. Hareketsiz yaşam tarzı aşırı kilo almaya neden olur bu da insülin direncini arttırarak kan şekeri değerlerinin yüksek seyretmesine neden olur, diyetin yetersiz kalmasına ve insülin tedavisine gerek duyulmasına neden olabilir. Hamilelikte egzersiz ve spor konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


İlgili Konular:
- Gebelikte İnsülin Kullanımı
Gestasyonel Diyabet (Gebeliğe Bağlı Şeker Hastalığı)
- Hamilelik Şekeri Nedir?
- Hamilelikte Şeker Hastalığının Bebek Üzerine Etkileri
- Hamilelikte Glukoz (Şeker) Yükleme Testi 
Hamilelikte İnsülin Direnci
Hamilelikte HbA1c Değeri
- Hamilelikte Beslenme
Tamamını >>

GEBELİKTE İNSÜLİN KULLANIMI

GESTASYONEL DİYABET (HAMİLELİK ŞEKERİ) VE İNSÜLİN TEDAVİSİ

Gestasyonel diyabet (GDM) yani halk arasında gebelik şekeri (hamileliğe bağlı şeker hastalığı) diye isimlendirilen hastalık hakkında bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Gestasyonel diyabet saptanan anne adayının tedavisinde genellikle öncelikle diyet uygulanır. Uygulanan diyete rağmen kan şekeri (açlık ve tokluk glukoz) değerleri hedeflenen seviyeye indirilemezse sıklıkla tedaviye insülin (insülin iğnesi, insülin ilacı) eklenir. Normal diyabet hastalarının kullandıkları oral antidiyabetik ilaçlar (ağızdan alınan haplar) gebelik için onaylanmamıştır ve kullanılmamaktadır.

GDM (gebeliğe bağlı şeker hastalığı) saptanan hastaların yaklaşık %15'inde insulin tedavisine ihtiyaç duyulmaktadır, kalan kısım diyet ile normal kan şekeri değerlerini sağlayabilmektedir.

Hamilelikte insülin tedavisi:
İnsülin tedavisinde uygulanan doz hastadan hastaya ve ülkeler, ırklar arasında bir miktar değişiklik gösterebilmektedir. Obezite seviyesi, etnik ve genetik karakterler bu değişiklikte rol almaktadır. Hastanın kilosuna göre hesaplanan günlük insülin dozu belli aralıklarla paylaştırılarak uygulanır. İkiz gebeliklerde genellikle 2 kat fazla ünsülin dozu kullanılması gerekir.

İnsülin nasıl kullanılır?
- Açlık glukoz seviyesi yüksek olduğu için insülin tedavisine gerek duyuluyorsa genellikle yatmadan önce ve kahvaltı öncesi NPH insülin (orta etkili insülin) uygulanır.
Açlık kan şekeri yüksekliği GDM hastalarının yaklaşık %15'inde yüksek saptanır sadece.
- Tokluk kan şekerleri seviyesinde de yükseklik varsa kısa etkisi insülinler yemekten hemen önce uygulanır.
Bu uygulamalar standart değildir, klinikler arasında farklı uygulamalar olabilmektedir. Günümüzde uzun etkili insülinler gebelikte genellikle kullanılmamaktadır.
İnsülin cilt altına enjekte edilerek kullanılır. Hastalar doktorlarının tariflerine uygun şekil ve dozda kendi kendilerine uygulayabilirler. Genellikle karın bölgesi ve bacak ön kısmından siltaltına uygulanır.

Gebelikte insülin kullanmak zararlı mı?
İnsülin gebelikte B kategorisinde bir ilaç olarak güvenle kullanılan ilaçlar arasındadır. İnsülinin bebek üzerine zararlı etkileri yoktur, tersine gerektiği hallerde insülin kullanmamak hiperglisemiye (yüksek glikoz seviyeleri) neden olarak bebekte konjenital anomali ve makrozomi gibi riskleri arttırmaktadır.

İnsülin tedavisi ne zaman başlanır:
Genellikle diyet uygulanmasına rağmen
- Açlık kan şekeri 90 mg/dl'den büyük olduğunda
- Yemekten 1 saat sonraki (postprandial) kan şekeri 130-140 mg/dl'den büyük olduğunda
- Yemekten 2 saat sonra (postprandial) kan şekeri 120 mg/dl'den büyük olduğunda
 insülin tedavisine geçme kararı verilir  (ACOG Practice Bulletin, 2001)

İnsülin tedavisi ile açlık kan şekeri 95'in altında ve yemekten 1 saat sonraki kan şekeri seviyeleri 120'nin altında tutulmaya çalışılır genellikle. Bu değerlerin amaçlanmasının sebebi makrozomi, omuz distozisi, bebekte obezite, metabolik sendrom gibi komplikasyonların önlenmesidir.
Yukarıda belirtilen değerler standart değildir ve bazı kliniklerde değişiklik gösterebilmektedir.

Kan şekeri (glukoz seviyesi) takibi:
Hasta  kan şekerini  hergün yaklaşık 3-4 kere stik (strip) denilen kan şekeri ölçüm cihazı ile kendi kendine evinde ölçer. Kan şekerinin ciddi bozulduğu ve regülasyon gereken durumlarda hastaneye yatırılarak hastanede ölçümler yapılır. Hastanın ölçtüğü kan şekeri değerlerine göre insülin dozlarında ayarlamalar yapılır.
Glikolize hemoglobin (HbA1C) değerleri de kan şekeri regülasyonu hakkında bilgi verir, ayda bir HbA1C değeri kontrol edilebilir.

Hipoglisemi (Kan şekerinin fazla düşmesi):
İnsülin tedavisi gören hastalar kan şekerinin normalden aşağı düşmesi yani hipoglisemi açısından dikkatli olmalıdır. Hipoglisemi ataklarının oluşmasını önlemek için doktor tarafından önerilen beslenme zamanlarına ve öğün sayılarına dikkalice uyulmalıdır, öğün atlanmamalıdır. Aşırı yorgunluk ve aşırı egzersizden kaçınılmalıdır, uygulanan insülin dozlarına dikkat edilmelidir. İnsülin kullanan hamileler aşırı yürüme, egzersiz ve aşırı yorucu işlerden kaçınmalıdır.

Hipoglisemi belirtileri:
- Başağrısı
- Görme bulanıklığı
- Ağız etrafında karıncalanma
- Güçsüzlük, yorgunluk
- Baş dönmesi, sersemlik
- Sinirlilik
- Terlemek
- Çarpıntı

Buradakilere benzer kan glukozunun yani kan şekerinin aşırı düşmesinden şüphelendirecek belirtiler varsa hemen kan şekeri ölçülmelidir ve küp şeker, bal, meyve suyu gibi kan şekerini hızlı yükseltebilecek şekerli yiyeceklerden az milktarda alınmalıdır, hemen doktora danışılmalıdır. Uzun bir yürüyüş veya yolculuk sırasında bu tür durumlara karşı hasta yanında mutlaka şeker bulundurmalıdır.
Hipoglisemi durumunda 10-20 mg karbonhidrat (şekerli yiyecek) alarak acilen kan şekerinin yükseltilmesi gerekir. Ayrıca hipoglisemi gelişen saatten önceki yemeğe ait insülin dozu azaltılabilir. Bütün bu doz ayarlamalarının doktor tarafından yapılması gerekir, hastalar asla kendi kendilerine yapmamalıdır, çok sakıncalı sonuçları olabilir.

İnsülin iğneleri:
İnsülin insan vücudunda panksreastan salınan ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur, diyabet hastalarında da insülin ilacı (insülin iğnesi) olarak aynı amaçla kullanılır. Hastalar insülin iğnelerini kendi kendilerine uygulayabilirler. Genellikle karın bölgesinden veya bacağın ön yüzünden uygulanır.

Doğumdan sonra şeker (glukoz) seviyesi:
GDM hastalarının kan glukoz seviyeleri doğumdan sonra takip edilmelidir. GDM hastalarının %90'ının doğumdan sonra kan şekeri seviyeleri kendiliğinden ilaç kullanmaksızın normal seviyede seyreder. Ancak bu hastaların ileriki gebeliklerinde tekrar gebeliğe bağlı şeker hastalığı gelişme riski veya ileri yaşlarda bozulmuş glukoz toleransı, aşikar diyabet gelişme riski normalden fazladır. GDM hastasının doğumdan sonra takip edilen kan şekeri seviyeleri normal seyrederse insülin ve diyet tedavileri kesilir.

Doğum sonrası GDM hastalarının takibi:
- Doğumdan 6-12 hafta sonra "2 saatlik 75 gram oral glukoz tolerans testi" (75 gr OGTT) yapılmalıdır ve açlık kan şekeri bakılmalıdır. ADA (American Diabetes Association) 75 gr OGTT sonucu normal gelen hastalara doğumdan sonra en azından 3 yılda bir 75 gr OGTT tekrarlanmasını önermektedir. Hiperglisemi ile ilgili belirtiler varlığında tarama daha sık yapılmalıdır. (ACOG Committee Opinion, 2009) Bu test sonucu normal veya bozulmuş glukoz toleransı, bozulmuş açlık glukoz seviyesi, aşikar diyabet şeklinde gelebilir.
- İleride tekrar gebelik planlayanların taramasına daha fazla özen gösterilmelidir çünkü gebelikten önce anormal glukoz metabolizmasının saptanması ve prekonsepsiyonel glukoz seviyesinin normal tutulması bir dahaki gebelikte gelişebilecek komplikasyonları önlemek açısından çok önemlidir.
- Bir daha gebelik planladığında gebelikten önce kan şekeri değerlendirmesi yapılmalıdır.
- Doğum sonrası emzirmeleri önemle vurgulanmalıdır.

Uzun dönem riskler:
- Gebeliğe bağlı şeker hastalığı (GDM) hastalarının yaklaşık üçte biri veya yarısında sonraki gebeliklerinde de GDM gelişir. İleri yaşta olan ve doğumdan sonra fazla kilo alan gebelerde tekrarlama riski daha yüksektir.
- GDM hastalarıının ileride bozuluş glukoz tolerası veya Tip 2 diyabet, insülin bağımlı diyabet riski normalden fazladır. Hastaların yaklaşık %30'unda 15 yıl içerisinde tip 2 diyabet gelişir. Fazla kilolu olan hastalarda bu risk daha fazladır. Bu yüzden GDM hastaları doğum sonrası fazla kilolu olmadan ve düzenli egzersiz içeren, hareketli yaşam tarzı açısından özendirilmelidir.
- Özellikle adacık hücre antikoru (ICA) ve GADA pozitif olan hastalarda ve GDM için insülin tedavisi gören hastalarda ileride insülin bağımlı (Tip 1) diyabet gelişme riski daha fazladır. (kaynak 1, 2)

Diyabet açısından emzirmenin önemi:
Hamilelik sırasında şeker hastalığı (diyabet) gelişen annelerin doğum sonrası düzenli ve uzun süreli emzirme için teşvik edilmeleri çok önemlidir. Çünkü doğum sonrası bebeğini emziren annelerde ileriki yıllarda tip 2 diyabet gelişme riski azalmaktadır ve gecikmektedir. Bebekte de obezite, metabolik sendrom, diyabet gibi hastalıklar daha az görülmektedir. (kaynak 1, 2, 3)
Ayrıca emzirme doğum sonrasında annenin daha kolay kilo kaybetmesine neden olduğu için de dolaylı olarak diyabet tekrarlama riskini azaltır. Çünkü kilolu anneler gestasyonel diyabet veya tip 2 diyabet gelişmesi açısından daha fazla risk altındadır.
Bunların dışında emzirmenin over kanseri ve meme kanserini azalttığını gösteren çalışmalar mevcuttur. (bkz: emzirmenin anneye faydaları)


İlgili Konular:
Hamilelik Şekerinde Diyet Ve Beslenme
- Gestasyonel Diyabet (Gebeliğe Bağlı Şeker Hastalığı)
- Gebelik Şekeri Nedir?
Hamilelikte Glukoz (Şeker) Yükleme Testi
Hamilelikte İnsülin Direnci
Hamilelikte HbA1c Değeri
Tamamını >>

GEBELİK ŞEKERİ (HAMİLELİK ŞEKERİ) NEDİR?

Halk arasında gebelik şekeri veya hamilelik şekeri diye adlandırılan hastalığın tam adı gestasyonel diabet'tir. Gebeliğe bağlı şeker hastalığı veya hamileliğe bağlı şeker hastalığı gibi adlandırmalar da kullanılır.

Gebelik şekeri nedir?
Hamile kalmadan önce şeker hastalığı bulunmayan bir kadında hamilelik sırasında şeker (glukoz) değerlerinde yükselme saptanması durumudur. Hamileliğin 24-28 haftaları arasında glukoz yükleme testi (şekerli su tesi) ile tarama yapılır, 100 gr oral glukoz testi ile kesin teşhis konur.

Gebelik şekerinin anne ve bebek açısından riskleri nedir?
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgi ayrı bir yazıda mevcutur, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Belirtileri:
gebelik şekeri varlığında susuzluk hissi, kilo kaybı, çok fazla yemek yemek, çok fazla miktarda idrar yapmak, yorgunluk gibi belirtiler olabilir. Ancak hemen hemen her zaman belirtilerle değil yapılan tarama testi veya tahlillerle farkedilir.

Şeker değerleri kaç olmalıdır?
Gebelik şekeri için yapılan 50 gram glukoz yükleme testinde sınır değer 130 veya 140 olark alınır. Bundan yüksek çıkan sonuçlara 100 gram oral glokoz testi yapılır. 100 gram glukoz testinde açlık şeker değeri 95'ten büyük olmalıdır, 1.saat, 2.saat, 3. saat değerleri sırasıyla 180, 155 ve 140 değerinin altında olmalıdır. Bu 4 değerden ikisinin yüksek olması gebelik şekeri tanısı koydurur.

Tedavi:
Gebelik şekerinin tedavisinde diyet tedavisi veya bu yeterli olmazsa insülin iğneleri ile tedavi uygulanır. Hamile olmayan hastaların kullandığı şeker hapları gebelikte kullanılamazlar. Doğumdan sonra genellikle şeker yüksekliği kendiliğinden düzelir ve diyet veya ilaç tedavisine gerek kalmaz ancak buna doğumdan sonra yapılacak tahlillerle karar vermek gerekir.

Gebelik şekeri konusunda daha ayrıntılı bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

İlgili Konular:
- Gebeliğe Bağlı Şeker Hastalığı
- Hamilelikte Şeker Hastalığının Bebek Üzerine Etkileri
- Gebelikte (Hamilelikte) İnsülin Kullanımı
- Hamilelik Şekerinde Diyet Ve Beslenme
Hamilelikte İnsülin Direnci
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>

"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"