DOĞUMA GİDERKEN ALINACAKLAR (DOĞUM ÇANTASI İÇİN GEREKENLER)

DOĞUMA GİDERKEN GÖTÜRÜLECEKLER
Doğum giderken gütürmeniz gerken malzemeleri hazırlamak için sancıların başlamasını veya doğum günlerinin yaklaşmasını beklemeyin. Bu malzemeleri doğumdan yaklaşık 1 ay önce hazırlamanız sizin yararınıza olacaktır.

Sizin için :
- Gecelik, pijama, emzirme sütyeni, terlik, iç çamaşırı
- Çorap (doğum sırasında ayaklar çok üşür
- Tarak, sabun, havlu, deodorant, şampuan, diş fırçası vb.
- Hastaneden çıkarken kullanmak üzere rahat giysiler
- Bol miktarda pet
- Islak mendil, havlu kağıt
- Nüfus cuzdanı, sağlık karnesi gibi belgeler
- Fotoğraf makinesi, kamera
- Kimi anneler çarşaf ve yastık kılıfını da kendisi götürmek ister

Bebeğiniz için :
- Çocuk bezi
- Atlet, fanila, kilot - Pamuklu rahat giysiler, zıbın
- Battaniye
- Çorap, eldiven, penye bere
- Bebek taşıma çantası

Doğuma giderken gebelik boyunca yaptırdığınız tahlilleri ve girdiğiniz ultrason raporlarını mutlaka yanınızda götürün, bunların doğumdan önce görülmesi gerekebilir bazen. Gebelik boyunca tahlillerinizi ve ultrason raporlarınızı, ultrason resimlerini bir dosyada düzenli biriktirmeniz iyi olacaktır.


İlgili Konular:
Doğumhanede Sizi Bekleyen Aşamalar
Sezaryen Öncesi Hazırlıklar Ve Yapılması Gerekenler
Normal Doğum Yapanlara Öneriler
Sezaryen Sonrası Öneriler ve Yapılması Gerekenler
Tamamını >>

DOĞUM SONRASI (POSTPARTUM) DEPRESYON VE PSİKOZ

Doğum sonrası 4 hafta içerisinde bir atak ortaya çıkarsa tanı konur. Doğum sonrası dönemle ilgili 3 depresif teşhis vardır.

Birincisi, annelerin yarısından fazlasında görülen, gebelikle ilgili en sık karşılaşılan psikiyatrik bozukluk olan “maternal melankoli”dir. Tipik olarak doğun sonrası 3. veya 4. günde başlar ve genellikle 1 haftadan az sürer. Karşılaşılan semptomlar ağlama atakları, uykusuzluk, depresif duygudurum, halsizlik, sinirlilik, baş ağrısı ve konfüzyondur. Bu durumu açıklayacak spesifik bir hormonal değişiklik gösterilememiştir.

İkincisi, bebeğin verdiği yorgunluk ve aileye yeni bir bireyin katılmasının verdiği zorluklar sık görülen bir şikayet kaynağıdır.Bu durum kendi kendine çözüme ulaşır.İlaç tedavisi gerekmez.

Üçüncü,daha nadir ama ciddi bir durum olan “postpartum depresyon“dur. Daha önce postpartum depresyon geçirenlerde, gebelik sırasında depresyon veya anksiyete geçirenlerde daha sık görülür. Semptomları: hasta günlerin çoğunda mutsuz olduğunun ifade eder yada çevresindekiler mutsuz göründüğünü söyler. Aktivitelere karşı ilgi azalması veya yapmaktan zevk almamak, belirgin kilo kaybı veya artışı, aşırı uyumak veya uyuyamamak, kendini değersiz, güçsüz, suçlu hissetmek, dikkatte azalma, intihar düşüncelerin varlıdır. Hastanın intihar riski taşıdığı düşünülürse 24 saat gözlem altında tutulabileceği bir psikiyatri kliniğine yatırılmalıdır. Depresyon için kullanılan ilaçlardan Trisiklik antidepresanlar ve SSRI lar güvenle kullanılabilir. İlaca yanıt vermeyen hastalarda elektrokonvulzif terapi uygulanabilir.

Doğum sonrası depresyonun en ciddi formu postpartum psikozdur. Çok nadirdir. Doğumların sadece %0,1-0,2 sinde görülür. Aniden başlayan delüzyonla kerekterizedir.Hasta deprese veya çok neşelidir. Tuhaf ,önceden yapmadığı davranışlar geliştirir. Halüsinasyonlar başlar, farkı duygulanımları bir arada gösterir. Bu aşamada hastanın tedavisi psikiyatri uzmanlarınca düzenlenmelidir.


İlgili Konular:
Gebelikte Psikolojik Sorunlar, Bozukluklar
- Gebelik Depresyonu
Tamamını >>

NORMAL DOĞUM

Normal doğum 38-42 gebelik haftaları arasında, kendiliğinden başlayan rahim kasılmalarıyla, başla gelen tek bir bebeğin anne ve bebeğe zarar vermeden vajinal yolla canlı olarak doğmasıdır.

Normal doğumda, bebek doğduktan en geç otuz dakika sonra plesanta ve zarları da kendiliğinden rahimden dışarı atılır. Normal bir doğumda yaklaşık 300 ml kadar kan kaybı olur. Doğum için geçen süre 24 saatten daha azdır.

Normal bir gebelik süresi son adet başlangıç gününden itibaren 280 gün ya da 40 haftadır. Beklenen doğum tarihi, "son adet tarihine 7 gün eklenip 3 ay gerisi" formülüyle hesaplanabilir.

doğumun evreleri, normal
Resmi büyütmek için üzerine tıklyın

İlgili Konular:
Normal Doğuma Engel (Sezaryen Gerektiren) Durumlar
Normal Doğum Görüntüleri
- Normal Doğumun Faydaları
- Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır?
- Normal Doğum Ne Kadar Sürer?
- Doğumhanede Sizi Bekleyen Aşamalar
- Doğumun Evreleri
- Suni Sancı (Doğum İndüksiyonu)
- Amniyotomi (Doğumda Su Kesesinin Açılması)








KONU İLE İLGİLİ SORULAR

En fazla kaç kere normal doğum yapılabilir?
Bir kadın yumurta üretme potansiyeli bitene kadar gebe kalabilir ve normal doğum yapabilir. Bu durumda teorik olarak bir sınır yoktur ve 15-20 kadar doğum yapan kadınlar bilinmektedir. Artan doğum sayısı ile beraber anne yaşı da arttığı için özellikle 35 yaşından sonra ileri anne yaşına bağlı  ek problemler çıkma ihtimali de artar.
Tamamını >>

AMNİYOTOMİ (SU KESESİNİN AÇILMASI)

Doğum yapacak hastada su kesesinin doktor tarafından açılması işlemine amniyotomi denir. Böylelikle bebeğin gebelik süresince içinde yüzdüğü amniyon sıvısı boşaltılır. Doktor muayene sırasında çubuk şeklinde bir aletle su kesesini açar ve bu sırada hasta herhangi birşey hissetmez.
Amniyotomi doğumu hızlandırmak ve amniyon sıvısının niteliğini öğrenmek için yapılır. Amniyon sıvısı çoğunlukla berrak izlenir fakat bebeğin mekonyum çıkardığı (kakasını yaptığı) durumlarda sarı-kahverengi renkte (mekonyumlu) izlenebilir.

İlgili Konular:
- Suni Sancı (Doğum İndüksiyonu)
- Normal Doğum
Tamamını >>

AĞRISIZ NORMAL DOĞUM (EPİDURAL ANALJEZİ) (PRENSES DOĞUM)

Epidural analjezi ile doğuma (ağrısız doğum) halk arasında "prenses doğum" da denilmektedir.

Epidural analjezi anne adayının normal doğum öncesinde bel kısmından omurga aralığından bir kateter yardımıyla anestezik madde verilerek belden aşağısında ağrının hissedilmesini engelleyen bir işlemdir. Doğum sancıları karında ve kasıklarda kasılma ve basınç olarak hissedilir, ağrı ve acı hissedilmez.

Sezaryen öncesi ise buna benzer şekilde "spinal anestezi" yapılır çoğunlukla. Sezaryende de epidural analjezi yada kombine epidural-spinal yöntem uygulanabilir. Anne sezaryen sırasında vücudunun alt kısmı ile ilgili hiç ağrı duymaz. Anne bebeğini operasyon sırasında doğar doğmaz görebilir.

Normal doğumda ahim ağzı açıklığı yaklaşık 4 cm olduğunda ve anne sancıları düzenli oluşmaya başladığında işlem uygulanmalıdır, daha önce yapılması kasılmaları azaltarak doğumu yavaşlatabilir. Bazen uygun zamanda yapılmasına rağmen yine de doğumun ikinci evresinde uzamaya sebep olabilir.

Uygulama sırasında anne belini dışarıya çıkaracak şekilde oturur. İşlemin yapılacağı bölge antiseptik solüsyonla temizlenir ve lokal anestezi ile uyuşturulur. Daha sonra özel çok ince iğne ile bel bölgesinden omurilikteki epidural aralığa ilaç verilir. Genellikle daha sonra tekrar ilaç verebilmek için bu aralıkta bir kateter bırakılır. Bu kateter normal doğumdan hemen sonra sezaryenden 1 gün sonra çekilir. Normal doğumda uygulanan epidural anestezide sezaryendeki epidural anesteziye göre daha az ilaç verilir bu sayede anne bacaklarını da hareket ettirebilir. Sezaryende ise bacaklarını hareket ettiremez.

İşlem sonrası nadiren geçici başağrısı olabilir. İdrar yapmada geçici bir zorluk olabilir.

Ağrısız doğum amacıyla anneye verilen ilaçların bebeğe zararı dokunur mu?
Bu ilaçlar özel bir bölgeye uygun dozda verildiğinde bebeğe zararı olmaz. Tersine anne bağırıp çağırmaktan vazgeçtiği ve düzgün nefes alıp vermeye başladığı için bebeğe giden oksijen miktarı da artar. Bebek doğduğunda daha canlı ve hareketli olur.

Ağrısız doğum yaptırılan annelerin ‘sakat kalabileceği’ iddiası doğru mudur?
Ağrısız doğumda kullanılan kateterler omuriliği örten zarların dışına yerleştirilir. Yani annenin belinden ‘su’ alınmaz. Tekniğine uygun olarak yapıldığında ağrısız doğumun anneye hiçbir zararı yoktur. Aksine anne ağrı hissetmediği için doğum sırasında hırpalanmaz , yorgun düşmez . Bebek doğarken uterus kasılmalarıyla birlikte nefesini tutup ıkınarak bizzat kendiside doğuma yardımcı olur. Doğumdan sonra da en kısa zamanda bebeğine bakacak hale gelir.


İlgili Konular:
- Doğum Ağrısı ve Azaltmak İçin Yöntemler
- Epidural Ve Spinal Anestezi İle Sezaryen
Tamamını >>

DOĞUMUN EVRELERİ

Gebeliğin başlaması ile birlikte uterusta bir sessizlik fazı başlar, bu evrede sadece servikste yumuşama görülür ancak uterin kontraksiyonlar görülmez. Gebeliğin son aylarında hazırlık (aktivasyon) fazı denilen dönem başlar, bu dönemde uterus doğumda gerekecek olan kasılmalara kendini hazırlar. Kasılma ile ilgili reseptörler artar, servikste olgunlaşma meydana gelir. Daha sonra doğum fazı denen üçüncü faz başlar, aşağıda anlatılan doğumun 3 evresi bu faz içerisinde yer alır. Son faz bebek ve plasentanın doğumundan sonra başlayan puerperium fazıdır, bu fazda uterus ve serviks yenilenerek gebelik öncesi haline kavuşur. Bu 4 faza parturisyon fazları adı verilir.

Aşağıda anlatılan doğumun 3 evresi parturisyonun üçüncü fazı yani doğum fazı içerisinde gerçekleşir.

DOĞUMUN 1. EVRESİ
Gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzının kasılmaların yardımıyla tam açılmasına (10 cm) kadar geçen süredir. Bu evre doğumun en uzun evresidir (yaklaşık 8-10 saat).

Bu dönem pasif ve aktif dönem olarak ikiye ayrılır.
Pasif dönem: Doğumun ve birinci evrenin en uzun süren dönemdir. Bu dönemde ağrılar seyrek ve daha hafiftir. Bu dönem ilk doğumu olan gebelerde daha uzun sürer. Birkaç saatten bir iki güne kadar sürebilir.
Aktif dönem: Rahim ağzı yaklaşık 3 cm açıklığa ulaştıktan sonra başlayan dönemdir. Bu dönemi kadın, ağrılarının sıklaşmaya ve şiddetinin artmaya başlamasıyla fark eder. Bu dönemde ağrılar yaklaşık 5 dakikada bir gelecek kadar sıklaşır.

DOĞUMUN 2. EVRESİ
Rahim ağzının tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süredir. Bu süre ilk doğumlarda ortalama 50 dakika, sonraki doğumlarda ortalama 20 dakika kadar sürer. İlk doğumlarda 2 saati, sonraki doğumlarda 1 saati geçmesi anormal kabul edilir, spinal anestezi uygulanmışsa bu süreler 3 saat ve 2 saat olacak şekilde sınır alınır. Doğumun ikinci evresinde bebeğin inişini ve doğumunu kolaylaştırmak için annenin ıkınması teşvik edilir.

Ikınma Tekniği: Ikıntılı ağrılarda ağrının en güçlü olduğu sırada gebe kadın derin bir nefes alarak bu havayı dışarı vermeden ağzını kapatarak kuvvetle ıkınır. Ikınırken kalça ve bel "C" pozisyonunda, çeneyi göğse dayayarak tüm gücüyle makatına doğru ıkınarak bebeği iter. Ikınma ağrı boyunca devam etmeli, ağrı geçince ıkınmamalı ve gevşemelidir. Bebeğin başı doğarken gebeye ıkınmaması söylenir, ancak ıkınma hissi devam etmektedir. Ikınmayı önlemek için ağız açılarak kuvvetli bir şekilde kısa nefesler alıp verilir. Doğumda ıkınma teknikleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bebek doğduktan sonra 2-3 cm'lik mesafeden göbek klempi takılır, göbek kesilir ve eğer uygunsa emzirmesi için anneye verilir. Bebeğe ve anneye kimlik tesbiti için kol bantları takılır, bebeğin ayak izi alınır. Bu esnada annelerde üşüme ve titreme olabilir, bu durum normaldir, birkaç dakika içinde geçer.

DOĞUMUN 3. EVRESİ
Bebeğin doğmasından sonra plasentanın doğmasına kadar geçen süredir. Genellikle bebek doğduktan 5-10 dakika sonra plasenta da ayrılır ve çıkar ancak bu süre 30 dakikaya kadar sürebilir. Plasenta çıktıktan sonra tam olup olmadığı kontrol edilir. Rahim içinde plasenta parçası kalırsa kanama ve enfeksiyona sebep olur. Kesi yapılmışsa dikişi yapılır. Genellikle anneler bu evrede büyük bir rahatlık, mutluluk ve yorgunluk hissederler. Daha sonra annenin temizliği ve kanama kontrolü yapılır ve odasına çıkarılır. İlk birkaç saat kanama kontrolü, tansiyonu, nabzı ve diğer bulgularına bakılır. Bu esnada doğumhanede bebeğini emzirememişse odasında bebeğini sevebilir ve emzirebilir.

Doğumun 2. evresinde uzamaya neden olabilen faktörler:
- Nulliparite (İlk doğum)
- Grand Multiparite (5'ten fazla doğum)
- İleri yaş
- Epidural anestezi
- Bebeğin kilosunun normalden iri olması
- Annenin aşırı kilolu (obez) olması
- İndüksiyon

doğumun evreleri, normal
Resmi büyütmek için üzerine tıklyın




İlgili Konular:
- Normal Doğum Görüntüleri, Videoları İzle
- Normal Doğum Nasıl Yapılır - Video İzle
- Normal Doğum
Tamamını >>

SUNİ SANCI (DOĞUM İNDÜKSİYONU)

NORMAL DOĞUMDA SUNİ SANCI VERİLMESİ
Doğum sancılarını başlatmak yada kendiliğinden başlamış doğum sancılarını yeterli düzeye getirecek kadar arttırmak için verilen ilaçlarla yapılan işleme doğum indüksiyonu (halka arasında suni sancı) denir. Bunun için anneye serum içerisinde oksitosin denilen ilaç verilir. Oksitosin normalde beyinin hipofiz adı verilen bölgesinden salgılanan ve rahim kasılmalarını sağlayan bir hormondur. Oksitosin ayrıca doğum sonrası kanamaları kontrol etmek amacıyla da kullanılır.

Normal doğumun ilerlemesi için rahim ağzının (serviksin) giderek açılması (dilatasyon) ve incelmesi gerekir. Bu incelme olayına efasman denir, efasman sırasında rahim ağzı yumuşar ve giderek incelir. Rahim ağzının açılması normal doğum sırasında yapılan muayenelerde santimetre olarak belirtilir, efasman yani incelme seviyesi ise yüzde olarak belirtilir. Rahim ağzı 9-10 cm açıldığında ve efasman yüzde yüze yaklaştığında doğum olmak üzeredir. Suni sancı verilmesi bu açılma ve incelme olayını hızlandırır, bebeğin doğum kanalından aşağıya doğru daha hızlı ilerlemesini sağlar.

İndüksiyon gereken durumlar:
- Preeklampsi / Eklampsi (Gebelikte yüksek tansiyon ve nöbet geçirme)
- Korioamnionit (Rahim içerisinde enfeksiyon gelişmesi)
- Fetusa ait bazı testlerde anormallik saptanması
- İntrauterin gelişme geriliği
- Günaşımı gebelik (41 yada 42 haftayı geçmiş gebelik)
- Ölü fetus
- Majör konjenital fetal anomali
ve diğer bazı durumlarda indüksiyon (suni sancı) başlanması ile doğum gereklidir.


İlgili Konular:
- Suni Sancı Neden Verilir?
- Suni Sancı Nasıl Verilir?
- Suni Sancının Yan Etkileri ve Riskleri
Normal Doğum
- Suni Sancı İle Doğum (Soru Cevap Yorumlar)
Tamamını >>

EPİZYOTOMİ (DOĞUM KESİSİ) (DİKİŞLİ DOĞUM)

DİKİŞLİ NORMAL DOĞUM (halk arasındaki tabiri)
Normal doğum sırasında bebeğin daha kolay çıkmasını sağlamak ve perine bölgesinin yırtılmasını önlemek için vajen alt ucundan başlayarak yapılan kesidir. Orta hat üzerinde (median) veya yana doğru (mediolateral) olarak yapılabilir. Her doğumda uygulanmaz, sadece gerek duyulan doğumlarda uygulanır. İlk doğumlarda bile her zaman uygulanması gerekmez. Doğumdan sonra plesenta ayrıldıktan sonra epizyotomi kesisi dikişle onarılır. Kesi yapılırken ve dikilirken bu bölge lokal anestezi ile uyuşturulduğu için ağrı duyulmaz. Epizyotomi dikişleri 7 – 10 gün içinde iyileşir. Dikişleri almak gerekmez kendiliğinden eriyen iplikler kullanılır. Bazı kadınlarda çok az bazılarında ise daha fazla iz bırakabilir, bu genellikle sorun yaratmayacak düzeydedir.

Doğum sırasında kendiliğinden oluşacak bir yırtığa göre epizyotomi komplikasyonlarının daha az olması ve tamirinin daha kolay olması en önemli avantajıdır.

Nadir de olsa epizyotomi bölgesinde enfeksiyon oluşabilir. Bunun dışında morluklar, şişme, kanama görülebilir. En sık görülen şikayet ağrıdır. Ağrı kesicilerle ağrı kontrol altına alınabilir. Epizyotomi bölgesine soğuk uygulama yapılması fayda sağlayabilir.

Normal doğum kesisi ne zaman uygulanır?
Epizyotomi bebeğin başının vajinadan çıkmasına yakın, perineye başın iyice yaslanması halinde uygulanır. Başka biri ifadetle annenin 2-3 kere daha ıkınması ile bebeğin doğmasının mümküm olduğu kadar doğum ilerlediğinde uygulanır. Daha erken uygulanması doğuma kadar geçen sürede gereksiz kan kaybına neden olur.


İlgili Konular:
- Doğum Kesisi Dikişlerinin Bakımı
- Doğum Kesisine Bağlı İzlerin Düzeltilmesi
- Perine Masajı
Tamamını >>

ERKEN DOĞUM (PRETERM DOĞUM)

ERKEN DOĞUM RİSKİ - ERKEN DOĞUM TEHDİDİ
Erken doğum ya da preterm doğum son adet tarihine göre 24 hafta ile 37 hafta arasında doğum olmasıdır. 34-37 haftalar arasında olan erken doğumlar tüm erken doğumların %70'ini oluşturur ve geç preterm eylem olarak adlandırılır.
37 hafta ile 41 hafta arasında olan doğumlar ise miadında yani normal zamanında (term) doğumlar olarak değerlendirilir. Doğum sancılarının başlaması ise erken doğum tehdidi olarak adlandırılır.

Bütün doğumların yaklaşık %10'u erken doğum şeklinde olmaktadır. Preterm doğumlar konjenital anomaliler hariç neonatal ölümlerin (yenidoğan dönemindeki ölümlerin) %75'inden sorumludur. Erken doğum ile sonuçlanan gebeliklerde bebekte görme ve işitme problemleri, kronik akciğer hastalığı, okul başarısızlığı, serebral palsy (spastik çocuk) görülme ihtimali daha yüksektir.

Erken doğumlarda bebeğin yaşama şansı doğum haftası arttıkça giderek artar. Örneğin 24. gebelik haftasında olan doğumlarda bebeklerin çok az bir kısmı yaşayabilirken, 26. haftadaki doğumlarda bebeklerin yaşama şansı yaklaşık %50'dir. Ölüm oranı 28. haftada gerçekleşen doğumlarda yaklaşık %25 iken 30. haftada %10 civarındadır. 34 haftadan sonra doğanlar yüksek oranda yaşama şansına sahiptir. Halk arasında bazen söylenen "7 aylık doğan bebeğin yaşama şansı sekiz aylık doğana göre daha fazladır" sözü tamamen yanlıştır.

Erken doğum eylemi nedir?
Erken doğum tehdidi (tehdit) yani erken doğum riski 37 haftadan önceki bir gebelikte sadece sancıların başlamasını ifade eder, bu sancılar artarsa erken doğum meydana gelebilir. Eğer rahim ağzında açılma olmuşsa, bebek doğum kanalında ilerlemeye başlamışsa artık doğum eylemi gerçekleşiyordur, buna erken doğum eylemi denir. Erken doğum tedidinde eylem yani açılma, ilerleme yoktur veya çok azdır, sadece sancılar vardır.


gebelik süresi, gün aşımı, preterm
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Erken doğum için risk faktörleri, nedenleri:
- Daha önce erken doğum yapanlar
- Daha önce ölü doğum hikayesi
- Rahim ağzıyla ilgili ameliyat geçirenler
- Rahimle ilgili anomaliler, şekil bozuklukları
- Sigara içimi
- İlaç bağımlılığı
- Annede kansızlık
- Annedeki kronik hastalıklar
- Annede stres ve depresyon
- Gebelik sırasında idrar yolu enfeksiyonu geçirmek
- Zarların erkenden açılması ve su gelmesi (EMR)
- Gebelikte kanama meydana gelmesi
- Düşük sosyoekonomik düzey
- Siyah ırkta erken doğuma 2-4 kat daha sık rastlanır
- Gebelikte yüksek tansiyon olması
- Çoğul gebelikler
- Aşırı fiziksel aktivite
- Doğumlar arasındaki sürenin kısa olması
- Anne yaşının 18'den küçük veya 40'dan büyük olması
- Annenin kilosu azaldıkça erken doğum riski de artmaktadır. (Kilo fazlalığının da getirdiği başka riskler vardır.)
- Oligohidramnios, polihidramnios (Amnion suyunun az veya fazla olması)
- IVF, ICSI (tüp bebek)

Erken doğan bebeklerde artan problemler:
- Respiratuat distres sendromu (Solunum sıkıntısı)
- Bronkopulmoner displazi
- İntraventriküler kanama
- Nekrozitan enterokolit
- Sepsis, Grup B streptokok enfeksiyonu
- Hiperbilirubinemi
- Prematüre retinopatisi
- Patent duktus arteriozus
- Prematüre anemisi
- Hipoglisemi
- Uzun dönemde görme ve işitme problemleri, miyopi, şaşılık, astım, hipertansiyon, bozulmuş glikoz toleransı

Tedavi:
Erken doğumda tedavi için yapılan sancıları durdurma işlemine tokoliz denir. Bunun için ritodrin, magnezyum sülfat, nifedipin, indometazin, oksitosin antagonistleri (atosiban), nitrik oksit gibi ilaçlar kullanılabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra annenin yatak istirahati, sakinleştirilmesi ve sıvı ihtiyacının giderilmesi önemlidir. Ayrıca akciğer gelişimini tamamlamadığı düşünülen bebeklerin doğumdan önce tamamlamasına yardımcı olabilmek amacıyla betametazon türü steroid ilaçlar anneye verilir. Bu ilaçlar 24-34 hafta arası gebeliklerde yapılır.

Aşağıdaki durumlarda erken doğumu durdurmak için tokoliz yapılmaz:
- Ölü fetus varlığında
- Fetusta ölümcül anomali varlığında
- Fetal iyilik hali testlerinin kötü sonuç vermesi durumunda (fetal distres)
- Ciddi rahim içi gelişme geriliği
- Koryoamnionit yani gebelik zarlarının iltihabı
- Annenin aşırı vajinal kanaması olması
- Ciddi tansiyon yüksekliği, ciddi preeklampsi

Erken doğum riski ne zaman başlar? Nasıl anlaşılır?
İlk aylardan muayene ederek bir gebelikte erken doğum riski kesin olarak yoktur demek imkansızdır. O yüzden her gebelikte potansiyel olarak bunun olabileceği gerçektir ancak bazı gebeliklerde olur bazılarında olmaz. Erken doğum riski bulunan gebeliklerde mesela rahim ağzında açılma ve sancı olan gebeliklerde ilerleyen haftalarda erken doğum olabileceği anlaşılabilir ancak tersi mümkün değildir; yani bu gebelikte asla erken doğum olmaz demek mümkün değildir. 20 haftadan önceki gebelik kayıplarına düşük nedir, 20-37 hafta arasında olan doğumlara erken doğum denir; bu nedenle erken doğum riski teorik olarak 20. haftada başlar, 37 haftada biter. Hiçbir gebeliğe erken doğum tehlikesi sıfırdır, böyle bir tehlike hiç yoktur denilemez ancak bazılarında tehlike daha azdır, bazılarında tehlike daha fazladır. Mesela eski yıllarda erken doğum yapmış veya şu an ikiz gebelik mevcut ise erken doğum riski ortalamaya göre daha yüksektir denir; ancak bu da erken doğumun kesin olarak olacağı anlamına gelmez, erken doğum olmayabilir de böyle bir gebelikte.

Erken doğum tehlikesi nasıl önlenir? 
Erken doğum tehtidi belirlenen hamileler hastaneye yatırılır ve yatak istirahatı, hidrasyon (serum verilmesi) ve gerekirse sancı azaltıcı ilaç tedavisi başlanır. NST cihazı ile bebeğin kalp atımları ve annenin sancısı takip kontrol edilir. Sancılar tamamen durur ve anne taburcu edilirse erken doğumun önlenmesi için fazla yorulmaması, egzersiz ve spor yapmaması, susuz kalmaması önerilir. Evde kullanması için de bazen ilaçlar verilir.

Erken doğum riski olanlar nelere dikkat etmeli? Ne yapmalı?

Normal bir hamilelikte egzersiz serbest olmasına rağmen erken doğum riski olanlarda örneğin daha önce çok erken doğum yapmış bir hastada egzersiz, spor yasaklanabilir. Yürüyüş hafif tempoda yapılabilir ancak aşırı yorulmak ve fazla terlemekten kaçınmak gerekir. Bunun dışında erken doğum tehlikesi olan anne adayları susuz kalmamalı, bol su içmeli, aşırı terlemekten kaçınmalı, çok yorucu işlerde çalışmamalı, stresten uzak durmalıdır. Sigara kullananlar günde 1-2 tane bile içseler erken doğum riskleri artar, bu nedenle her gebenin uzak durması gerekir. Anne adayının kan tahlilleri ve kontrollerine dikkat ederek kansızlığı önleyici ilaçlarını kullanması da önemlidir, çünkü kansızlık erken doğum riskini arttıran faktörlerden birisidir. Erken doğum riski olanlar normal gebeler gibi yatmalı, yani eğer rahatsızlık yaratmıyorsa daha çok sol yana dönük şekilde yatmaları önerilir. Cinsel ilişki rahim ağzı açılması olmayan hafif riskl bulunan durumlarda yasaklanmaz, ancak rahim ağzında açılma olan veya ara ara kanama olan hastalarda cinsellik yasaklanabilir. Tekrar erken doğum yapmamayı kesin olarak garantileyecek bir yöntem, ilaç veya ameliyat olmasa da bu tür noktalara dikkat etmek riskleri azaltacaktır.

Erken doğum yapanlar doğumdan sonra nelere dikkat etmeli?
Erken doğum sonrası annenin bakımı normaldoğumda ve sezaryende aynen zamanında gerçekleşen bir doğumda olduğu gibidir. Erken doğum yapan annelerin bir dahaki gebeliklerinden önce hamile kalmaya niyetlendiklrinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmaları önerilir, doğumdan önce yapılması gerekli tahliller yapılır ve örneğin kansızlık gibi erken doğum riskini arttıran bir bozukluk varsa erkenden düzeltilir. Muayene ve ultrason yapılır. Erken doğum yapan annelerin tekrar erkenden hamile kalmaları erken doğum riskini biraz daha arttırır, bu nedenle yaklaşık 2 yıl ara vermeleri önerilir; bu konuda hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kısa süre sonra tekrar hamile kalınması erken doğum, düşük doğum ağırlığı gibi risklerde bir miktar artma meydana getirir.

EK BİLGİLER:
- Preterm eylem ile ilişkili enfeksiyonlardan bazıları: Bakteriel vajinozis, trikomanas vajinalis, mikoplazma hominis, üroplazma ürolitikum, fusobakterium, gonore, klamidya,  asemptomatik bakteriüri, pyelonefrit, apandisit, pnömoni
- Aşırı zayıflık (düşük kilo) preterm doğum için risk faktörüdür, obezite ise günaşımı için risk faktörüdür.
- IVF, ICSI gibi yardımcı üreme yöntemleri (tüp bebek) ile elde edilen gebelikler tekil gebelik bile olsa erken doğum açısından kendiliğinden oluşan gebeliklere göre daha risklidirler.


İlgili Konular:
- Erken Doğum Belirtileri Nelerdir?
- Erken Doğum Nedenleri
- Erken Membran Rüptürü (EMR)
- Bebeğin Akciğer Gelişimi İçin Steroid İlaç Uygulanması
- Gebelikte Servikal Uzunluk (Rahim Ağzı Uzunluğu)
- Normal doğum
- Gebeliğin Kaçıncı Haftasında Doğum Olur?
- Preterm (Erken) Doğumu Önlemek Amacıyla Progesteron Tedavisi
- Günaşımı (Günü Geçmiş Gebelik)
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>

Dr. Dinçer Yıldırım
"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"