MENOPOZDA HAMİLELİKTEN KORUNMAK GEREKİR Mİ?

MENOPOZ VE GEBELİK

Menopoz dönemine yaklaşırken gebelikten korunma yöntemleri:
40-45 yaş civarında menopoz dönemine yaklaşırken hamilelikten korunmak her zamankinden daha önemlidir çünkü bu yaşlarda çiftler çoğunlukla istedikleri çocuk sayısına çoktan erişmişlerdir ve sürpriz bir gebelik sonucu çocuk sahibi olmak istemezler. Ayrıca bu yaşlarda gebelik hem anne hem bebek açısından risklidir. Gebelikte annede tansiyon yükselmesi, preeklampsi gibi tıbbi problemler, bebekte anomali (sakatlık) riskinde artış olabilmektedir. 

40 yaşından sonra menopoz dönemine kadar hangi yöntemlerle korunulabilir:
- Bu yaş grubundaki kadınlarda en çok önerilen ve en güvenli doğum kontrol yöntemleri spiral (ria) ve ameliyatla tüp bağlama yöntemleridir.
- Doğum kontrol hapları (OKS) özellikle sigara içenlerde 35 yaşından sonra çok önerilmez. Damar tıkanıklığı gibi ciddi problemlere sebep olabilir.
- Aylık ve 3 aylık hormon içeren iğneler çok tercih edilen yöntemler değildir. Çünkü sıklıkla adet düzensizliğine neden olurlar.
- Erkeğin prezervatif kullanması alternatiflerden birisidir ancak çok güvenilir bir yöntem değildir ve çoğu erkek tarafından sevilmeyen bir yöntemdir.
- Geri çekme (ilişki sırasında boşalacağını anlayan erkeğin dışarı boşalması) yöntemi hiçbir yaş grubunda önerilmeyen yüksek gebelik riski taşıyan bir yöntemdir.
- Takvim yöntemi yani yumurtlama olan günleri hesaplayarak diğer zamanlarda ilişkiye girme şeklinde uygulama hiç güvenilir değildir. Özellikle 40 yaşından sonra yumurtlama (ovulasyon) daha da düzensizleşeceğinden bu yöntem asla kullanılmamalıdır.
- Vazektomi yani erkeğin kanallarını bağlatması uygun alternatiflerden birisidir.

Yukarıdaki bilgilere rağmen her doğum kontrol yöntemi her çifte uymaz, bu nedenle korunmak isteyen çiftler mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Uygun olmayan ve bilinçsizce uygulanan korunma yöntemleri hem istenmeyen hamileliklerle sonuçlanabilir hem de sağlık açısından risklere sebep olabilir. Doğum kontrol yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopoza giren ve adetleri tamamen kesilen kadınların korunması gerekir mi?
- 50 yaşından önce menopoza giren kadınların hiç adet görmeden 2 yıl geçirmelerinden sonra korunma yöntemlerini bırakabilecekleri önerilir. 
- 50 yaş ve üzerinde menopoza giren kadınların hiç adet görmeden 1 yıl geçirmelerinden sonra korunma yöntemlerini bırakabilecekleri önerilir.

Menopoz şikayetleri için kullanılan hormon ilaçları hamilelikten korur mu?
Menopozda ateş basması, terleme gibi şikayetler içim kullanılan hormon ilaçları şekil olarak doğum kontrol haplarına benzediği için koruma görevi de yapıyor sanılmaktadır bazen ancak bu doğru değildir. Menopozda kullanılan hormon ilaçları hamileliği engellemez bu nedenle mutlaka ek bir korunma yöntemi kullanılmalıdır. Doktorunuz size en uygun korunma yöntemini (spiral, tüp bağlama vb.) önerecektir.
Yapılan araştırmalarda menopozda kullanılan hormon ilaçlarının hatsaların yarısından fazlasında yumurtlamayı (ovulasyon) engellemediği görülmüştür.

40 ve 50 yaşlarında hamile kalma riski ne kadardır?
45-50 yaşa arasında korunmayan çiftlerin hamile kalma şansı %2-3 kadarken, 50 yaşından sonra bu şans %1 civarına iner.

Menopozda hamile kalınır mı? (Erken menopozda)
Menopoz teşhisi kadının 12 ay aralıksız adet görememesinden sonra konur. Eğer kadının yumurtalık fonksiyonlarının çok azaldığı hormon testleri ile gösterilmişse ve 12 ay boyunca adet görememişse bundan sonra hamilelik imkansız denilecek kadar zordur. Ancak henüz uzun süreli bir adet görememe olmamışsa ve kötü hormon değerleri (yüksek FSH hormonu) veya düzensiz adetler gibi belirtilerden dolayı menopozun yaklaştığı söylenmişse bu durumda düşük de olsa hamile kalma şansı vardır. Bu şansı belirleyen en önemli faktörlerden birisi kadının yumurtalık kapasitesi yani over rezervidir. 

Hamile kalamıyorum, menopoza mı giriyorum?
40 yaşından sonra gebe kalamamanın tek nedeni menopoz değildir. Eğer kadında adet düzensizliği ve hormonlarda kötüleşme (FSH  yüksekliği) varsa menopoz kısırlık sebebi olarak düşünülebilir. Ancak hormon değerleri normal olan bir kadında adetleri düzensiz olsa bile kısırlık sebebi olarak menopoz düşünülmez, başka nedenleri de araştırmak gerekir. Kadında veya erkekte kısırlığa yani hamile kalamamaya neden olan çeşitli nedenler olabilir, ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İleri yaşta ve menopozda hamilelik için tüp bebek yapılabilir mi?
Yaş ilerledikçe ve menopoz yaklaştıkça kadının yumurtalık kapasitesi ve yumurta kalitesi azalır. Bu nedenle hem kendiliğinden gebe kalma şansı, hem ilaç tedavileri ile gebe kalma şansı, hem de tüp bebek ile gebe kalma şansı giderek azalır. Kadının yaşı ilerledikçe kısırlık (infertilite) konusunda artan risk hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Yaşın ilerlemesiyle tüp bebek ile hamilelik elde etme şansı ne kadar azalmaktadır konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


İlgili Konular:
- Doğum Kontrol Yöntemleri
Tamamını >>

DOĞUM KONTROL HAPI KULLANANLARDA DAMAR TIKANIKLIĞI RİSKİ

Doğum kontrol hapları (Oral kontraseptif, OKS) damar tıkanıklığı yapar mı? konusu özellikle son günlerde medyada yoğun olarak tartışılan bir konu olmasına rağmen aslında eskiden bu yana bilinen bir bilgidir bu, yeni bir gelişme değil. Doğum kontrol hapları damar tıkanıklığı riskini arttırır, ancak önemli olan ne kadar arttırır? hangi hastalarda arttırır? hangi hastalarda bu nedenle kullanılması sakıncalıdır? gibi sorulardır...

Venöz tromboemboli: Toplar damarlarda tıkanıklık olmasıdır.
Arteriel tromboemboli: Atar damarlarda, kalp ve beyin damarlarında tıkanıklık olmasıdır. Örneğin: inme (serebrovasküler olay), myokard enfarktüsü.

Doğum kontrol hapı kullananlarda venöz tromboemboli ve arteriel tromboemboli riski artmaktadır. Venöz tromboemboli daha sık görülmektedir. Arteryel tromboemboli risk artışı daha çok yüksek doz östrojen içeren hap kullanan, ileri yaşta, sigara içen, hieprtansif hastalarda olmaktadır.

Venöz tromboz denilen damar tıkanıklığı vücutta toplar damarlarda olan pıhtılaşma sonucu oluşan tıkanıklıklardır, özellikle bacaklardaki toplar damarlarda olur bu (DVT, derin ven trombozu). Buradaki pıhtılardan kopan parçalar kalbe ve beyine giderek (inme) oralardaki damarlarda da tıkanmaya neden olabilir. Doğum kontrol hapları kullanmak venöz tromboz riskini arttırır. Peki ne kadar arttırır? Kimlerde daha çok arttırır? Bu konuda en önemli risk faktörü sigara! Sigara kullananlarda doğum kontrol haplarına bağlı damar tıkanıklığı gelişme riski daha yüksektir. Bu nedenle özellikle 35 yaşından büyük sigara kullanan bayanlara başka hiçbir sorunu olmasa bile doğum kontrol hapı önerilmez.
Doğum kontrol haplarındaki damar tıkanıklığı riski östrojen içeren diğer hormon ilaçlarında da görülmektedir.

Kimler daha riskli?
Özetle yaşı genç de olsa sigara içmese de doğum kontrol hapları her kadında damar tıkanıklığı riskini arttırır. Ancak bu küçük bir risk artışıdır. Bu risk 35 yaşından büyük, şişman ve sigara kullanan kadınlarda daha fazla artmaktadır.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınların kaçında damar tıkanıklığı görülür?
Önemli bir soru da budur. Çünkü doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda damar tıkanıklığı riskinin ortalama 1-4 kat artmasına rağmen, damar tıkanıklığı toplumda çok nadir görülen bir hastalık olduğu için doğum kontrol hapı kullananlarda da çok nadir görülmektedir. Farklı araştırmalar farklı oranlar birdirse de ortalama riskin hap kullananlarda 1-4 kat arttığı saptanmıştır ve bu risk artışı sonucunda her yıl doğum kontrol hapı kullanan her 100 bin kadından 5'inde damar tıkanıklığı gelişmektedir. (Kaynak)

Doğum kontrol haplarının hepsi aynı (östrojen ve progesteron) hormonları içerir, hiçbir doğum kontrol hapı bitkisel değildir. Hepsinin etkileri ve yan etkileri aynıdır. İçerisindeki östrojen dozu az olan haplarda damar tıkanıklığı riski daha azdır. Yani risk artışı ilacın dozuna ve kullanım süresine bağlıdır.
Sadece progesteron içeren haplar (minipill) ve sadece progesteron içere iğneler de doğum kontrolü amaçlı kullanılmaktadır, bu ilaçlarda östrojen hormonu bulunmadığı için tromboembolik olay (damar tıkanıklığı) riski yoktur.

Damar tıkanıklığı için diğer risk faktörleri:
Doğum kontrol hapı kullanılmasa bile aşağıdaki durumlarda damar tıkanıklığı (DVT) riski artmaktadır. Bu riskleri bulunduran kişiler doğum kontrol hapı kullanırlarsa risk daha da artar.
Bu risk faktörleri:
- Obezite
- Sigara kullanmak
- Ameliyat olmak
Pıhtılaşma bozuklukları (Kalıtsal trombofililer, antifosfolipid antikor sendromu)
- İleri yaş (35 yaş üstü)
- Daha önce damar tıkanıklığı geçirmiş olmak
- Hareketsizlik, uzamış hayat istirahati
- Travma
- Kanser
- Diyabet
- Orak hücreli anemi
- Dehidratasyon
- Myeloproliferatif hastalıklar
- Enfeksiyon hastalıkları
- SLE

OKS kullanımında pıhtılaşma faktörlerindeki değişiklikler:
Doğum kontrol hapı (OKS) kullanımının damar tıkanıklığına neden olmasının nedeni pıhtılaşma faktörlerinde yaptığı değişikliklerdir. Doğum kontrol hapı kullananlarda kandaki pıhtılaşma faktörlerinde şu değişiklikler oluşur:
- Fibrinojen (faktör 1) ve Faktör 7, 8, 10 artar.
- Protein C, protein S ve antitrombin 3 azalır.
- Plazminojen aktivatör inhibitörü (PAI-1) artar.
- Antiplazmin azalır.
- Parsiyel tromboplastin zamanı ve protrombin zamanı kısalır.

İlgili Konular:
- Doğum Kontrol Hapı
- Doğum Kontrol Haplarının Yan Etkileri
Hamilelikte İnme (Felç)
Tamamını >>

ERTESİ GÜN (SABAH) HAPI

POSTKOİRAL (ACİL) KORUNMA YÖNTEMLERİ
Acik korunma korunmasız cinsel ilişkide bulunduktan sonra veya kullanılan doğum kontrol yönteminin başarısız olma ihtimaline karşı oluşabilecek muhtemel gebeliğin önlenmesidir. Özellikle prezervatif yırtılması durumunda tercih edilir.

Acil korunma amacıyla ertesi gün hapı denilen ilaçlar veya spiral uygulanabilir. En etkili acil kontrasepsiyon yöntemi spiral (bakırlı RİA) uygulanmasıdır. İlişkiden sonra 7 gün içerisinde RİA uygulanması yüzde yüze yakın etkinlik gösterir.

ERTESİ GÜN (ERTESİ SABAH) HAPLARI
Haplar cinsel ilişki sonrasında kadın tarafından ilk 72 saat içinde mümkün olduğunca erken alınmalıdır.
Ürün ilişkiden sonra ne kadar çabuk alınırsa, gebeliği önleme şansı o derece yüksektir.
Sadece progesteron (levonorgestrel) içeren ertesi sabah hapları, progesteron (levonorgestrel) + östrojen (etinil östradiol) içeren ürünlere göre daha etkin ve güvenilir bulunmuştur.
Ertesi sabah hapı, adet döngüsünün herhangi bir anında alınabilir.

Bununla birlikle östrojen içeren ürünlerin alımını takiben mide bulantısı, kusma, meme hassasiyeti, baş ağrısı, karın ağrısı, damla halinde kanama gibi yan etkiler görülebilmektedir.
Sadece progesteron (levonorgestrel) içerenlerde bulantı ve kusma olmaması en önemli avantajlarındandır.

Acil korunmanın (ertesi gün haplarının) etkisi ne kadardır?
Bu haplar ne kadar etkilidir? Gebeliği ne kadar önler?
Acil korunma hapları gebelik riskini %75-90 azaltır. Yani korunmasız ilişkiden sonra bu haplar alınmışsa gebelik oluşma riski sıfır değildir fakat en fazla %3-5 gebelik oluşma riski vardır. Haplar ilişkiden sonra ne kadar erken alınırsa koruma etkisi o kadar yüksek olur.

Bu hapları aldıktan sonra düşük ihtimal de olsa gebelik olabileceği akılda tutulmalıdır ve adet gecikmesi yaşanırsa gebelik testi yapılmalıdır. Adet gecikmesi bu hapların kendi etkisinden dolayı da meydana gelebilir.

İlgili Konular:
- Ertesi Gün Hapı Nasıl Kullanılır?
- Ertesi Gün Hapı Yan Etkileri
- Ertesi Gün Hapı Hamileliği Nasıl Önler?
- Prezeratif Yırtılması Durumunda Ne Yapmalı?
- Spiral
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>

Dr. Dinçer Yıldırım
"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"