KEMİK ERİMESİ BELİRTİLERİ

KEMİK ERİMESİNİN (OSTEOPOROZ) BELİRTİLERİ NELERDİR?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kemik erimesi çoğunlukla hiçbir belirti ve şikayete neden olmaz, yani hasta çoğunlukla kendisinde kemik erimesi başladığını ve ilerlediğini farketmez. Bu yüzden kemik erimesine "sinsi hırsız" denmiştir, sinsi ve sessiz bir şekilde kemik dokusunu çalar anlamında. Belirti olmayan bu kadınlar çoğunlukla doktora başvurduklarında yapılan tetkikler neticesinde tesadüfen teşhis alırlar. Menopoza girdiği için hastaneye başvuran her hastaya kemik erimesini araştırmak için kemik mineral yoğunluğu bakılır ve kemik erimesi varsa bu esnada farkedilir. Bu nedenle hiçbir şikayeti olmayan ve iskelet olarak kendisini çok sağlam hisseden bir kadında da kemik erimesi olabilir, bu yüzden menopoza giren her kadına kemik erimesi açısından da muayene ve tetkik yapılması gerekir. Daha sonra bir kaç yıl aralarla kemik mineral yoğunluğu ölçümü tekrar edilir.
 Kemik erimesi yeni başlamış veya çok hafif olan bir hastada mevcut olan bel ağrısı, diz ağrısı gibi şikayetler kemik erimesi ile ilgili değildir mutlaka başka nedenlerin araştırılması gerekir.

Kemik erimesi genellikle çok ileri aşamalara geldiğinde ve yaş çok ilerlediğinde bazı belirtiler verir.

İleri derecede kemik erimesi durumunda görülebilen şikayet ve belirtiler:
- Sırt ağrısı (Omurga kemiklerinde kemik erimesinin ilerlemesi nedeniyle gelişir.)
- Bel ağrısı
- Boyun ağrısı
- Boy kısalması
- Öne eğik ve kambur vücut şekli
- El bileği, kalça ve omurga gibi kemiklerde kırıklar. Çok ileri derecede kemik erimesi varlığında umulmadık basit travmalarla bile kırıkların meydana geldiği görülür.
- Çok ilerlemiş osteoporoz hastalarında kemik ağrıları ve kemiklerde hassasiyet meydana gelebilir.
- Omurga ve diğer kemiklerdeki kırıklara bağlı vücutta şekil bozuklukları meydana gelebilir.
- Ağrı ve kırıklardan dolayı hasta giderek hareketsizleşir.

Kemik erimesi belirtileri tedavi ile kaybolur mu? Şikayetler tamamen geçer mi?
Yukarıda sıralanan belirtilerin tamamınn tedavi ile yok olması beklenemez. Kamburluk ve vücut şekil bozuklukları yok olmasa da en azından ilerlemesinin durdurulması tedavi ile mümkündür. Ağrı şikayetleri çoğunlukla tedavi ile hafifler veya geçer. Kemik erimesi tedavisinde amaç herşeyi tamamen normale döndürmek değildir, kemik erimesinin ilerlemesini durdurmak bile büyük bir kazançtır çünkü tedavi edilmediği taktirde sürekli ilerleyen bir hastalıktır. Tedavi ile en önemli amaçlardan birisi de kırık riskini azaltmaktır.


İlgili Konular:
- Kemik Erimesine Bağlı Ağrılar
- Kemik Erimesi (Osteoporoz)
- Kemik Erimesi Nedenleri
- Kemik Erimesi Tedavisi ve Kullanılan İlaçlar
Tamamını >>

DÜŞÜĞÜN BELİRTİLERİ

Düşük (abortus) belirtilerinden en önemli olanı gebelikte görülen lekelenme veya kanama olmasıdır. Ancak gebelikte görülen her kanama ve lekelenme düşük olacağı anlamına gelmez. Gebelik sırasında lekelenme veya kanama yaşayan birçok hastanın bir hafta içerisinde kanaması durur ve gebeliği normal bir şekilde devam eder, doğum yapar. Kanamanın miktarı ne kadar fazla ise düşük riskinin o kadar yüksek olduğu anlamına gelir. Lekelenme veya damla damla şeklinde kanamalar daha az risk taşır. Gebeliğin her ayında az veya çok her kanama doktora başvurmayı gerektirir.

Vajinadan kan pıhtısı veya parça düşmesi düşük belirtisidir. Eğer mümkünse bu parçanın alınarak muayene sırasında doktora gösterilmesi tanı açısından faydalı olacaktır. Bazen gebelik materyali dışında farklı dokularla da vajinadan parça düşmesi şeklinde karşılaşılabilmektedir.

Düşük riskini gösteren ikinci önemli belirti ağrıdır. Ağrı genellikle kasık ağrısı şeklinde ve adet sancısına benzer şekilde olur, bazen karın ağrısı şeklinde olabilir. Ancak kanama veya lekelenme olmadan bir gebede sadece ağrı olması genellikle düşük riskini düşündürmez çünkü kasık ağrısı gebeliğin özellikle ilk aylarında hemen hemen her gebede görülür.

Daha büyük gebeliklerde (4-5 ay arası) düşük belirtisi olarak su gelmesi görülebilir ancak nadirdir. İlk 3 ayını tamamlamamış küçük gebeliklerde su gelemesi görülmez, anne adayları akıntı ile su gelmesini karıştırabilirler.

Bunların dışında bulantı kusma olması, halsizlik, yorgunluk, uyku hali gibi belirtilerin düşük riski ile ilgisi yoktur bazen halk arasında yanlış inanışlara sebep olabilmekte ve düşük riski olarak algılanabilmektedir. Bunlar gebelikte yaygın görülen şikayetlerdir.





İlgili Konular:
- Düşükler
Gebelikte Düşüğe Neden Olan Risk Faktörleri
Düşüğe Neden Olan Yiyecekler, Bitkiler, İlaçlar, Hareketler Var Mıdır?
Düşükten Sonra Tekrar Hamile Kalmak
Düşüğü Önlemek ve Tekrarlamasını Engellemek İçin Tedaviler
Tamamını >>

MİYOM İLE İLGİLİ BELİRTİLER VE ŞİKAYETLER

Miyom (myoma uteri, halk arasında rahimde ur olması) çeşitli belirti ve şikayetlerle ortaya çıkabilir ancak myom saptanan hastaların çoğunda hiçbir şikayet veya belirti yokken muayene sırasında tesadüfen myom saptanır. Küçük yani bir kaç cm çağındaki myomlar genellikle hiçbir zaman şikayete neden olmazlar ve büyümedikleri sürece bir problem oluşturmazlar bu nedenle küçük haldeyken tedavi edilmezler.

Myomlarla ilgili en sık rastlanan belirtiler aşırı ve uzun süren adet kanamalarıdır (menometroraji). Myomlara bağlı seyrek adet görme olmaz ancak sık adet görme, kanamanın uzun sürmesi, kanama miktarının aşırı olması ve buna bağlı kansızlık (anemi) gelişmesi gibi belirtiler olabilir. Adet sancılarında artış (dismenore) meydana gelebilir. Myomlara bağlı cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama nadiren olsa da özellikle adet dönemi ortalarında kanama, lekelenme gibi belirtiler olabilir.

Myomlara bağlı diğer sık görülen şikayetler arasında kasık ağrısı, bel ağrısı, sık idrara çıkma gibi şikayetler vardır. Bu şikayetler büyük (en az 5-10 cm) myomlara bağlı gelişebilir. Küçük 2-3 cm boyutunda myomalara bağlı kasık ağrısı, bel ağrısı, sık idrara çıkma meydana gelmez, bu hastalarda bu şikayetlerin başka bir nedeni araştırılmalıdır. Sık idrara çıkma büyük ve rahim ön tarafında bulunan bir myomun idrar torbasına baskı yapması sonucu meydana gelir. Yine bu tür büyük myomlara kalın barsağa (rektum) baskı yaparak kabızlık, zor tuvalete çıkma gibi şikayetlere neden olması mümkündür.

Myomlara bağlı kısırlık (infertilite) veya düşük ancak myom rahmin iç tarafındaki boşluğa komşu şekilde bulunuyorsa ve rahim iç boşluğundan çıkıntı yaratacak şekilde büyümüşse beklenir. Bunlara summüköz myomlar denir. Rahim dış duvarından dışarıya oğru büyümüş (subseröz) myomların düşük veya kısırlık gibi durumlara neden olması beklenmez.

Çok büyük myomlar (en az 8-10 cm) karında şişlik şeklinde belirti verebilir, bunu hasta kendisi de farkedebilir bazen.

Bunların dışıda eğer hamile bir bayanda büyük bir myom varsa buna bağlı doğum sırasında aşırı kanama (atoni) meydana gelebilir.Gebelik sırasında  dejenerasyon denilen durum nedeniyle ağrıya neden olabilir.


İlgili Konular:
- Miyom (Myoma Uteri)
Tamamını >>

YUMURTALIK (OVER) KİSTİ BELİRTİLERİ

Yumurtalı kistleri ne tür belirtilere ve şikayetlere neden olurlar?
Kasınlarda yumurtalık (over) kistleri sağ veya sol yumurtalıkta bazen iki tarafta birden olabilen içi su dolu kesecikler şeklinde çeşitli boyutlarda oluşumlardır. Boyutları 2-3 cm'den 20-30 cm'ye kadar değişebilir, hatta daha büyüklerine de nadiren rastlanır. Yumurtalık kistlerinin çok farklı çeşitleri bulunur, kistin çeşidi, büyüklüğü, hormon salgısı yapıp yapmadığı, yırtılma veya burkulma olup olmaması gibi durumlar kistin yaratabileceği belirtileri şikayetleri belirler.

Yumurtalık kisti bulunan hastaların bir çoğunda hiçbir şikayet bulunmaz ve muayene, ultrasonografi sırasında tesadüfen kist saptanır. Yine hastaların birçoğunda sadece kasık ağrısı şikayeti bulunur. Ağrı kistin bulunduğu tarafa göre sağ veya sol kasıkta olabilir. Nadiren bazı hastalarda kist ve ağrı zıt taraflarda olabilmektedir veya tek tarafta kist olduğu halde ağrı hem sağ hem sol kasıkta bulunabilir. Yumurtalık kistlerine bağlı kasık ağrısı genellikle çok şiddetli değildir, özellikle oturmak, dizleri karna çekmek gibi karın içerisini sıkıştıran hareketlerde ağrı birden hissedilir. Ancak kistte rüptür (yırtılma, patlama) veya torsiyon (burkulma, dönme) meydana gelirse bu durumda aniden başlayan şiddetli kasık ve karın ağrısı, bulantı, kusma, göz kararması, bayılma gibi şikayetler meydana gelebilir.

Yumurtalık kistlerine bağlı daha nadir görülen şikayetler arasında adet gecikmesi, adet görememe, adet düzensizliği, ilişki sırasında ağrı, adet döneminde ağrı, karında ve kasıklarda dolgunluk, şişlik hissi, karında ele gelen kitle hissi, sık idrara çıkma, kabızlık gibi şikayetler sayılabilir. Adet ile ilgili problemler kistin hormon salgılamasına bağlı gelişebilir. Özellikle 10 cm'den büyük kistlerde karında şişlik, ele bir kitle gelmesi gibi belirtiler hastanın dikkatini çekebilir. Büyük bir kist idrar torbasına ve barsaklara baskı yaparak sık idrara çıkma ve kabızlık gibi şikayetlere neden olabilir.

Şunu belirtmek gerekir ki yumurtalık (over) kistlerine bağlı belirti ve şikayetler başka birçok hastalıkta da görülebilecek belirtilerdir. Yumurtalık kistlerine özel bir belirti yoktur. Yukarıda anlatılan kasık ağrısı, adet düzensizliği, ilişki veya adet döneminde ağrı gibi şikayetlere sebep olabilecek yüzlerce hastalık vardır ve yumurtalık kistlerinin çok büyük bir bölümünde hiçbir belirti, şikayet meydana gelmez, muayene sırasında tesadüfen saptanırlar.


İlgili Konular:
- Yumurtalık Kistleri
- Yumurtalık Kisti Tedavisi
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>

"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"