HAMİLELİKTE HAFTA HAFTA BEBEĞİNİZ
[ 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 ]
[ 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 ]
belirtileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belirtileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YUMURTLAMA BELİRTİLERİ

OVULASYON GÜNÜ (DÖNEMİ) OLDUĞUNU NASIL ANLAŞILIR?

Kadınlarda yumurtlama (ovulasyon) belirtileri nelerdir? Yumurtlama günün yaklaştığını nasıl anlarım? Yumurtlamanın gerçekleştiğini nasıl anlarız? Yumurtlamanın olduğu veya olmadığı nasıl anlaşılır? Yumurtlama nasıl belli olur? gibi sorular özellikle gebelik (hamilelik) planlayan çiftler tarafından en çok sorulan, en çok merak edilen sorualrdır.

Yumurtlama yani ovulasyon tarihi hesaplama, ne zaman, hangi günler yumurtlama olur gibi konularda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilrisiniz. Bu yazıda yumurtlamanın belirtileri, işaretleri, yumurtlama döneminde hissedilen şikayet ve belirtiler anlatılacaktır.

Yumurtlama (ovulasyon) öncesi ve sonrası belirtiler:
- Vajinal (servikal) akıntıda artış olması, akıntının sıvılaşması. Kadınlar bunu "ıslaklığım arttı" şeklinde ifade ederler genellikle. Bu belirti ovulasyon olmadan bir kaç gün önce başlar.
- Vücut ısısında artış. Hastalar bu hafif artışı genellikle hissetmezler ama derece ile ölçümde rahatlıkla farkedilir. Genellikle yarım  derece civarında bir artış olur.
- Kasık ağrısı: Tek taraflı (sadece sağda veya solda) kasık ağrısı genellikle yumurtlamanın olduğu gün hissedilir. Ağrı bazen iki taraflı da olabilir. Ağrının sebebi yumurtlama sırasında folikül içerisinde bulunan sıvının pelvise (rahim etrafına) sızmasıdır. Bu sıvı bir kaç günde kaybolur kendiliğinden. Ağrı genellikle bir günde biter. Bazen büyüyen yumurtaya bağlı ağrı yumurtlama olmadan 4-5 gün önce başlar, yumurtlamanın olduğu gün artar ve sonra birden kaybolur. (Mittelschmerz, orta ağrısı)
- Göğüslerde (memelerde) hassasiyet, dolgunluk, gerginlik
- Karında şişkinlik hissi
- Karında sancı ve kramplar
- Cinsel istekte artma: Genellikle ovulasyon olmadan birkaç gün önce başlar.
- Bazı kadınlarda koku, tat ve ışık gibi uyaranlara karşı aşırı hassasiyet, rahatsız olma mehydana gelir.


İlgili Konular:
- Yumurtlama Tarihi Hesaplama (Otomatik Hesaplayıcı)
- Yumurtlama (Ovulasyon) Testi
- Yumurtlamanın Olmaması (Anovulasyon)


KEMİK ERİMESİ BELİRTİLERİ

KEMİK ERİMESİNİN (OSTEOPOROZ) BELİRTİLERİ NELERDİR?

Öncelikle belirtmek gerekir ki kemik erimesi çoğunlukla hiçbir belirti ve şikayete neden olmaz, yani hasta çoğunlukla kendisinde kemik erimesi başladığını ve ilerlediğini farketmez. Bu yüzden kemik erimesine "sinsi hırsız" denmiştir, sinsi ve sessiz bir şekilde kemik dokusunu çalar anlamında. Belirti olmayan bu kadınlar çoğunlukla doktora başvurduklarında yapılan tetkikler neticesinde tesadüfen teşhis alırlar. Menopoza girdiği için hastaneye başvuran her hastaya kemik erimesini araştırmak için kemik mineral yoğunluğu bakılır ve kemik erimesi varsa bu esnada farkedilir. Bu nedenle hiçbir şikayeti olmayan ve iskelet olarak kendisini çok sağlam hisseden bir kadında da kemik erimesi olabilir, bu yüzden menopoza giren her kadına kemik erimesi açısından da muayene ve tetkik yapılması gerekir. Daha sonra bir kaç yıl aralarla kemik mineral yoğunluğu ölçümü tekrar edilir.
 Kemik erimesi yeni başlamış veya çok hafif olan bir hastada mevcut olan bel ağrısı, diz ağrısı gibi şikayetler kemik erimesi ile ilgili değildir mutlaka başka nedenlerin araştırılması gerekir.

Kemik erimesi genellikle çok ileri aşamalara geldiğinde ve yaş çok ilerlediğinde bazı belirtiler verir.

İleri derecede kemik erimesi durumunda görülebilen şikayet ve belirtiler:
- Sırt ağrısı (Omurga kemiklerinde kemik erimesinin ilerlemesi nedeniyle gelişir.)
- Bel ağrısı
- Boyun ağrısı
- Boy kısalması
- Öne eğik ve kambur vücut şekli
- El bileği, kalça ve omurga gibi kemiklerde kırıklar. Çok ileri derecede kemik erimesi varlığında umulmadık basit travmalarla bile kırıkların meydana geldiği görülür.
- Çok ilerlemiş osteoporoz hastalarında kemik ağrıları ve kemiklerde hassasiyet meydana gelebilir.
- Omurga ve diğer kemiklerdeki kırıklara bağlı vücutta şekil bozuklukları meydana gelebilir.
- Ağrı ve kırıklardan dolayı hasta giderek hareketsizleşir.

Kemik erimesi belirtileri tedavi ile kaybolur mu? Şikayetler tamamen geçer mi?
Yukarıda sıralanan belirtilerin tamamınn tedavi ile yok olması beklenemez. Kamburluk ve vücut şekil bozuklukları yok olmasa da en azından ilerlemesinin durdurulması tedavi ile mümkündür. Ağrı şikayetleri çoğunlukla tedavi ile hafifler veya geçer. Kemik erimesi tedavisinde amaç herşeyi tamamen normale döndürmek değildir, kemik erimesinin ilerlemesini durdurmak bile büyük bir kazançtır çünkü tedavi edilmediği taktirde sürekli ilerleyen bir hastalıktır. Tedavi ile en önemli amaçlardan birisi de kırık riskini azaltmaktır.


İlgili Konular:
- Kemik Erimesine Bağlı Ağrılar
- Kemik Erimesi (Osteoporoz)
- Kemik Erimesi Nedenleri
- Kemik Erimesi Tedavisi ve Kullanılan İlaçlar


MENOPOZ BELİRTİLERİ

MENOPOZDA GÖRÜLEN ŞİKAYETLER
Menopoz kadında yumurtalık fonksiyonlarının tamamen tükenmesi neticesinde adet görmenin kesilmesidir, bir kadının kesin olarak menopoza girdiğini belirtebilmek için 12 ay aralıksız adet görmemiş olması gerekir.

Menopoz belirtileri ne zaman, kaç yaşında başlar?
Genellikle 45 yaş civarında adetlerin tamamen kesilmesinden 1-2 yıl önce adet düzenindeki değişiklikler ile ilk belirtiler başlar.

Menopoz belirtileri ne kadar, kaç yıl sürer?
Ateş basması ve terleme gibi belirtiler ve psikolojik sıkıntılar sıklıkla 1-2 yıl sürer ve biter, nadiren daha uzun sürebilir. Daha uzun vadede ortaya çıkan kemik erimesi, vücut şeklindeki değişiklikler, meme ve genital organlardaki değişiklikler her hastada farklı şiddetle olmakla beraber yaşlanmayla birlikte devam eder.

Kanama değişiklikleri:
Menopoz ile ilgili belirtilerin bir kısmı adetlerin kesilmesi döneminden önce menopozun yaklaştığını haber veren belirtilerdir. Bu döneme premenopozal dönem denir. Bu dönemde adet sürelerinde ve sıklığında değişiklikler yaşanır. Genellikle bu tür belirtiler 45 yaş civarında başlar. Adetler genellikle daha seyrek aralıklarla (bir buçuk iki ay aralarla) görülmeye başlanır, bazen 15 gün gibi kısa aralıklarla görülen adetler de olabilir. Adet kanaması süresi ve kanama miktarında uzama veya kısalma olabilir. Bu dönemde ara sıra ateş basması, terleme gibi belirtiler de görülebilir.

Ateş (sıcak) basması, terleme v.b belirtiler:
Menopoza girilmesi ile beraber adetler tamamen kesilir ve çoğu kadında ateş basması, terleme, çarpıntı gibi belirtiler görülmeye veya şiddeti artmaya başlar. Bu tür belirtilere vazomotor belirtiler denir ve menopozdaki kadınların yaklaşık %60-70'inde bu belirtiler görülür. Bazı kadınlar bu tür belirtileri hiç yaşamadan menopoz dönemini atlatırlar. Sıcak basması veya ateş basması denilen durum yüzde, kollarda, ellerde, vücudun üst yarısında aniden kızarma, terleme, titreme, sıcaklık hissi şeklinde yaşanır. Gece uykudan uyandıracak şekilde görülebilir. Genellikle 3-5 dakika sürer ve geçer, bazılarında daha uzun da sürebilir. Günde bir kaç kere gibi sık olabileceği gibi haftada bir kaç kere de yaşanabilir.Bu tür belirtiler genellikle menopozdan yani adetlerin tamamen kesilmesinden 1-2 yıl önce başlar ve bu şikayetler kadınların yarısında 1-5 yıl arasında sürer. Menopozdaki kadınların %20 gibi az bir kısmında bu şikayetlerin 5-10 yıl arasında sürdüğü görülebilir.
Menopoz sıkıntıları, ateş, sıcak basması hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopozda görülen psikolojik belirtiler:
- Uykusuzluk
- Depresyon
- Sinirlilik
- Anksiyete
- Kolay ağlama
- Aşırı duygusallık
- Dikkat, konsantrasyon ve hafıza bozulması, unutkanlık

Menopozda görülen üreme organları ile ilgili belirtiler:
- Vajina kayganlığında azalma ve kuruluk hissi, buna bağlı cinsel ilişkide ağrı, zevk alamama, libidoda azalma.
- İdrar kaçırma, gece idrara sık çıkma (mesane dokusundaki elastikeyetin azalmasına bağlı)

Diğer değişiklikler:
Aşağıdaki değişikliklerin çoğu daha geç dönemde uzun yıllar sonra meydana gelen değişikliklerdir.
- Memelerde küçülme yani atrofi, yağ dokusu kaybı, sarkma. Meme uçlarında küçülme meydana gelir.
- Vajina dudaklarında ve klitoriste küçülme ve atrofi
- Ciltte kuruluk ve kırışıklıklarda artma
- Saç, koltuk altı ve pubik bölgedeki kıllarda azalma görülürken tersine kol ve bacak tüylerinde artma görülebilir.
- Ses kalınlaşması
- Kemik erimesi. İleri düzeyde olursa kemik erimesine bağlı kamburlaşma, boy kısalması, eklem ağrıları.
- Kalp hastalıkları ve kolesterol yükselmesi menopozdaki hormonal değişikliklere bağlı olarak artar. Menopozda kolesterol, trigliserid ve LDL kolesterol artar, HDL kolesterol azalır.
-  Kilo alımı sıklıkla gerçekleşir. Vücuttaki yağ dağılımı değişir. Menopoz öncesi dönemde kadınlarda jinekoid tipte yani kalça etrafında yağlanma fazla iken menopoz sonrası santral tip yağlanma başlar vücutta yani göbek etrafında yağlanma başlar.
- Menopoz sonrasında karbonhidrat (şeker) metabolizmasında bozulma başlar. İnsülin rezistansı artar.


İlgili Konular:
- Menopoz
- Menopoz Sıkıntıları, Ateş (Sıcak) Basması
- Menopoza Girdiğimi Nasıl Anlarım?
- Menopozda Görülen Psikolojik Sorunlar
- Menopozdan Sonra Vücutta Oluşan Değişiklikler
Vajinal Kuruluk


DIŞ GEBELİK BELİRTİLERİ

DIŞ GEBELİKTE BELİRTİ VE ŞİKAYETLER

- Dış gebelikte (ektopik gebelik) en sık görülen belirti kasık ağrısıdır. Yaklaşık dış gebelik hastalarının %95'inde görülür.
- İkinci sırada en sık görülen şikayet vajinal kanama düzensizliğidir. Hastaların yaklaşık %75'inde saptanmıştır. Adet gecikmesine sıklıkla rastlanır ancak her zaman görülmeyebilir. Bazı hastalarda vajinal kanama mevcut olabilir.
- Adneksiyel hassasiyet (kasık bölgesinde muayenede ağrı ve hassasiyet olması) en sık saptanan bulgulardan birisidir. (%85-95)
- Karın ağrısı ve/veya kasık ağrısı
- Bayılma,  göz kararması, sersemlik, halsizlik: Bunlar dış gebelikten dolayı meydana gelen karın içerisine kanama sonucu gelişen belirtilerdir. Bu durumda tansiyon düşüklüğü (hipotansiyon) saptanır.
- Omuz ağrısı: Karın içerisine olan kanamanın diyaframı irrite etmesinden dolayı meydana gelir.
- Bulantı ve kusma olabilir.

Yukarıdaki belirtilerin çoğu başka hastalıklarda da görülebilen spesifik olmayan belirtilerdir. Dış gebelik için önemli şüphe yaratan bulgu bir kadında gebelik testinde hamilelik tespit edilmesine rağmen rahim içerisinde ultrason ile gebelik izlenememesidir. Bu durumda dış gebelik olabileceği gibi rahim içerisindeki gebeliğin henüz çok küçük olmasından dolayı görülememesi veya düşükle sonuçlanmış olması da ihtimal dahilindedir.


İlgili Konular:
- Dış Gebelik (Ektopik Gebelik)


GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) DEMİR EKSİKLİĞİ BELİRTİLERİ

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİNİN BELİRTİLERİ
Hamilelikte kansızlığın (aneminin) en sık nedeni demir eksikliğidir. Gebelikte demir eksikliği tanısı rutin yapılan kan tahlilleri ile kolayca konur. Hamilelik döneminde demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık teşhisi konulan hastaların çoğunda hiçbir şikayet yoktur veya sadece çabuk yorulma, halsizlik gibi belirtiler vardır. Demir eksikliği ve kansızlığın derecesi ağırlaştıkça şikayetler de artar.

Hamilelikte demir eksikliğinin belirtileri:
- Halsizlik
- Kolay yorulma
- Uyku hali
- İştahsızlık
- Çarpıntı
- Baş ağrısı
- Kabızlık
- Saç dökülmesi
- Dilde atrofi, dil ve ağız etrafında çatlaklar
İleri derecede demir eksikliği ve anemi varsa:
- Tırnaklarda incelme ve kaşık şeklini alma (kaşık tırnak) gelişebilir.
- Anksiyete
- Kulaklarda çınlama
- Kaşıntı
- Yemek borusunda perde oluşumuna bağlı yutma güçlüğü (özofageal disfaji)
- Nefes açlığı
- Göğüs ağrısı


İlgili Konular:
- Gebelikte Demir Eksikliği
- Gebelikte Kansızlık (Anemi)


BOŞ GEBELİK BELİRTİLERİ

Boş gebelik belirtileri nelerdir?
Boş gebelik kesesi, su gebeliği, anrmbriyonik gebelilk, blighted ovum gibi isimlendirmeleri olan bu durum hamileliğin ilk aylarındaki gebelik kayıplarınının yarısından sorumludur. Dış gebeliğin belirgin ayırtedici belirtileri yoktur. Bu anne adaylarında her gebelikte olduğu gibi kasik belirtiler yani bulantı, kusma, halsizlik, yorgunluk, kasık ağrıları görülebilir. Gebeliğin boş gebelik olduğunu annenin şikayetlerini bakarak anlamak imkansızdır.

Boş gebelik hastalarında her zaman olmasa da bazen hafif lekelenme, kanama olabilir ve bu şekilde doktora başvurduklarında boş gebelik kesesi ultrasonla görülerek tanı konur. Ultrason muayenesi yapılmadan kesin tanı konulamaz. Bazı hastalarda hiçbir lekelenme veya kanama yoktur, herşey tamamen normal görünmektedir hatta hiçbir şikayet yoktur buna rağmen doktor muayenesi sırasında gebeliğin boş gebelik olduğu görülerek teşhis konur.

Boş gebelik hastalarının bir kısmı doktora başvurmadan önce evde kendiliğinden düşük yapabilirler. Bu durumda gebeliğin muhtemelen boş gebelik olduğu tahmin edilebilir ancak önceden ultrasonografi yapılmadığı için kesin teşhis söylenemez. Bu şekilde gebeliğini boş gebelik nedeniyle kaybeden ama sebebin boş gebelik olduğunu bilmeyen bir çok hasta vadır.

İlgili Konular:
- Boş Gebelik
Boş Gebelik Nedenleri
Boş Gebelik Tedavisi ve Kürtaj


GEBELİK ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ

HAMİLELİK ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Gebelik zehirlenmesi esas adı ile preeklampsi aşağıdaki belirtileri verebilir ancak bazı hamilelerde hiçbir belirti veya şikayet yaratmadan yapılan tansiyon ölçümleri ve tahliller neticesinde saptanabilir. Özetle gebelik zehirlenmesi her zaman belirti veya şikayetlere neden olan bir hastalı değildir.

Gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) belirtileri nelerdir?
- Baş ağrısı
- Vücutta, el ve ayaklarda yüzde şişlik, ödem
- Nefes darlığı
- Mide bölgesinde veya karnın sağ üst bölgesinde ağrı
- Halsizlik (gebelikte zaten yaygın bir şikayettir)
- Bulanık görme, körlük (çok nadir)
- Bilinç bulanıklığı

Görüldüğü gibi yukarıda sıralanan belirtilerin hiçbirisi gebelik zehirlenmesine has belirti değildir. Hepsi gebelik zehirlenmesi olmayan normal hamilelerde veya başka hastalıklarda da görülebilen non-spesifik belirtlerdir. Ödem ve şişlik çoğu gebelikte vardır ancak ödemin hızla artması ve özellikle yüzde olması gebelik zehirlenmesini daha çok düşündürmelidir. Baş ağrısı tansiyon yüksekliğine bağlı olan ve genellikle ilk oluşan belirtilerden birisidir. Baş ağrısı ile gelen bir gebede tansiyon yüksekliği şüphesi sonucund yapılan ölçüm ve idrar tahlili gebelik zehirlenmesi teşhisine götürebilir. Bulanık görme veya görmede tam kayıp, bilinç bulanıklığı gibi şikayetler ancak çok şiddetli preeklampside görülebilir.

İlgili Konular:
- Gebelik Zehirlenmesi Nedir?
- Preeklampsi


İKİZ GEBELİK (İKİZ HAMİLELİK) BELİRTİLERİ

Gebelikte görülen belirti ve çeşitli şikayetler hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. İkiz gebeliklerde bazı belirtiler tekiz gebeliklerden farklı olabilir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki belirtilere bakarak bir gebeliğin ikiz veya tekiz olduğunu tahmin etmek yüksek oranda yanıltıcı olacaktır zaten günümüzde ultrasonografinin yaygınlaşması ile gebeliğin daha ilk haftalarından itibaren çok basit şekilde ikiz gebelik teşhisi konulabilmektedir.

İkiz gebeliklerde tekiz gebeliklere göre hangi belirtilerde farklılıklar olabilir?
- Kilo alımı daha erken ve daha fazla olabilir.
- Rahmin büyümesi daha fazla olur, karın daha belirgin olur. Mezura ile rahim tepesinin (uterin fundus) ölçümü daha fazla olur.
- Bulantı ve kusma şikayetleri daha fazla olabilir.
- Yorgunluk ve halsizsiz daha fazla olabilir.
- Bazı ikiz hamileliklerde bebek hareketleri daha erken aylarda başlar ve daha sık hareket hissedilir.
- Kanda gebelik testi (B-HCG) ikizlerde daha yüksek çıkar.
- Gebeliğin 4. ayında yapılan AFP testi ikiz gebeliklerde dha yüksek çıkar.

Burada belirtilen belirtiler herzaman görülen kesin ve net durumlar değildir örneğin bir tekiz gebelikte bulantı ve kusma başka bir ikiz gebelikten daha fazla olabilir. Yukarıda da belirtildiği gibi belirtilere bakarak bir gebeliğin ikiz olduğunu tahmin etmeye çalışmak çok yanıltıcı olabilir ve günümüzde zaten ultrasonun çok yaygın kullanılmasıyla belirtilerle ayrım yapmaya gerek kalmamıştır.


İlgili Konular:
Hamilelik Belirtileri
Tüp Bebekte Hamilelik Belirtileri
- İkiz Gebelik
İkiz Gebelik Ne Zaman Belli Olur? Nasıl Anlaşılır?


DÜŞÜĞÜN BELİRTİLERİ

Düşük (abortus) belirtilerinden en önemli olanı gebelikte görülen lekelenme veya kanama olmasıdır. Ancak gebelikte görülen her kanama ve lekelenme düşük olacağı anlamına gelmez. Gebelik sırasında lekelenme veya kanama yaşayan bir çok hastanın bir hafta içerisinde kanaması durur ve gebeliği normal bir şekilde devam eder, doğum yapar. Kanamanın miktarı ne kadar fazla ise düşük riskinin o kadar yüksek olduğu anlamına gelir. Lekelenme veya damla damla şeklinde kanamalar daha az risk taşır. Gebeliğin her ayında az veya çok her kanama doktora başvurmayı gerektirir.

Vajinadan kan pıhtısı veya parça düşmesi düşük belirtisidir. Eğer mümkünse bu parçanın alınarak muayene sırasında doktora gösterilmesi tanı açısından faydalı olacaktır. Bazen gebelik materyali dışında farklı dokularla da vajinadan parça düşmesi şeklinde karşılaşılabilmektedir.

Düşük riskini gösteren ikinci önemli belirti ağrıdır. Ağrı genellikle kasık ağrısı şeklinde ve adet sancısına benzer şekilde olur, bazen karın ağrısı şeklinde olabilir. Ancak kanama veya lekelenme olmadan bir gebede sadece ağrı olması genellikle düşük riskini düşündürmez çünkü kasık ağrısı gebeliğin özellikle ilk aylarında hemen hemen her gebede görülür.

Daha büyük gebeliklerde (4-5 ay arası) düşük belirtisi olarak su gelmesi görülebilir ancak nadirdir. İlk 3 ayını tamamlamamış küçük gebeliklerde su gelemesi görülmez, anne adayları akıntı ile su gelmesini karıştırabilirler.

Bunların dışında bulantı kusma olması, halsizlik, yorgunluk, uyku hali gibi belirtilerin düşük riski ile ilgisi yoktur bazen halk arasında yanlış inanışlara sebep olabilmekte ve düşük riski olarak algılanabilmektedir. Bunlar gebelikte yaygın görülen şikayetlerdir.


İlgili Konular:
- Düşükler
Gebelikte Düşüğe Neden Olan Risk Faktörleri
Düşüğe Neden Olan Yiyecekler, Bitkiler, İlaçlar, Hareketler Var Mıdır?
Düşükten Sonra Tekrar Hamile Kalmak
Düşüğü Önlemek ve Tekrarlamasını Engellemek İçin Tedaviler


ERKEN DOĞUM BELİRTİLERİ NELERDİR?

Erken (preterm, zamanından önce) doğum gebeliğin 37. haftası dolmadan önce gerçekleşen doğumlara denir. Bu haftadan önce erken doğum riskini gösteren bazı belirti ve bulguların meydana gelmesi "erken doğum tehditi" olarak adlandırılır. Erken doğum şüphesi oluşturan belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekir çünkü erken doğum varlığında tedaviye doğum ilerlemeden erkenden başlanması doğumun durdurulması konusunda başarıyı arttırır.

Erken doğum belirtileri:
- Karında ağrı ve sertleşmeler olması
- Kasıklarda ağrı ve kramplar (adet sancısına benzeyebilir)
- Bel ağrısı
- Su gelmesi, vajinadan aşırı sulu akıntı gelmesi
- Lekelenme veya kanama olması, nişan gelmesi
- Karından aşağıya doğru baskı hissi

Yukarıda bahsedilen belirtiler her zaman erken doğum riskinin sözkonusu olduğu anlamına gelmez, kesin netice ancak doktor muayenesi ve bazı değerlendirmelerden sonra anlaşılabilir. Erken doğum belirtileri başka bazı durumlarla karışabilir, örneğin yalancı doğum sancıları, vajinal akıntı, idrar yolu enfeksiyonu ve başka nedenlerle meydana gelen karın-kasık ağrıları gibi. Gerçek ve yalancı doğum sancılarının ayrımı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


İlgili Konular:
- Erken Doğum (Preterm Doğum)
- Erken Doğum Nedenleri
- Gerçek ve Yalancı Doğum Sancıları
- Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır?
- Gebelikte Servikal Uzunluk (Rahim Ağzı Uzunluğu)


GEBELİĞİN (HAMİLELİĞİN) İLK BELİRTİLERİ

GEBELİĞİN İLK HAFTASI, İLK AYI OLUŞAN EN ERKEN BELİRTİLER
Gebelik belirtileri en erken 1-2 hafta adet gecikmesi yaşandıktan sonra başlar daha önce başlamaz, bu günlerde gebelik 5-6 haftalık yaklaşık bir - bir buçuk aylık şeklinde adlandırılır. Gebeliğin farkedildiği bu ilk günlerde ne gibi belirtiler ilk olarak meydana gelir?

Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki adet gecikmesi yaşanmadan önceki günlerde gebelikle ilgili herhangi bir belirti veya şikayet beklenmez çünkü bu dönemde gebelik henüz oluşma aşamasındadır ve gebeliğin rahime yerleşmesi sonrasında kanda gebelik hormonlarının artması ancak adet gecikmesinden sonra gerçekleşir. Belirtilerin çoğu da bu hormonlara bağlı olarak gerçekleşir.

Hamileliğin ilk günlerinde en erken oluşan belirtiler:
- Adet gecikmesi. Bir kadını hamile olduğundan şüphelendiren ilk belirti genellikle adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez, adet gecikmesinin diğer sebepleri hakkında bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
- Yorgunluk
- Bazı yiyeceklere karşı hassasiyet, tiksinme ve bazı yiyeceklere karşı aşırı istek (aşerme)
- Kokulara karşı duyarlılık
- Bulantı, kusma. Özellikle sabah bulantıları..
- Göğüslerde (memelerde) büyüme ve hassasiyet, meme uçlarında koyulaşma
- Sık idrara çıkma
- Baş dönmesi, bayılma hissi (nadir)
- İmplantasyon kanaması (Üstüne adet görme): Gebeliğin rahme yerleşmesine bağlı lekelenme. Bu konuda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


İlgili Konular:
- Gebelik Testi
- Gebelik Belirtileri
- Gebelikte Görülen Şikayetler


MİYOM İLE İLGİLİ BELİRTİLER VE ŞİKAYETLER

Miyom (myoma uteri, halk arasında rahimde ur olması) çeşitli belirti ve şikayetlerle ortaya çıkabilir ancak myom saptanan hastaların çoğunda hiçbir şikayet veya belirti yokken muayene sırasında tesadüfen myom saptanır. Küçük yani bir kaç cm çağındaki myomlar genellikle hiçbir zaman şikayete neden olmazlar ve büyümedikleri sürece bir problem oluşturmazlar bu nedenle küçük haldeyken tedavi edilmezler.

Myomlarla ilgili en sık rastlanan belirtiler aşırı ve uzun süren adet kanamalarıdır (menometroraji). Myomlara bağlı seyrek adet görme olmaz ancak sık adet görme, kanamanın uzun sürmesi, kanama miktarının aşırı olması ve buna bağlı kansızlık (anemi) gelişmesi gibi belirtiler olabilir. Adet sancılarında artış (dismenore) meydana gelebilir. Myomlara bağlı cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama nadiren olsa da özellikle adet dönemi ortalarında kanama, lekelenme gibi belirtiler olabilir.

Myomlara bağlı diğer sık görülen şikayetler arasında kasık ağrısı, bel ağrısı, sık idrara çıkma gibi şikayetler vardır. Bu şikayetler büyük (en az 5-10 cm) myomlara bağlı gelişebilir. Küçük 2-3 cm boyutunda myomalara bağlı kasık ağrısı, bel ağrısı, sık idrara çıkma meydana gelmez, bu hastalarda bu şikayetlerin başka bir nedeni araştırılmalıdır. Sık idrara çıkma büyük ve rahim ön tarafında bulunan bir myomun idrar torbasına baskı yapması sonucu meydana gelir. Yine bu tür büyük myomlara kalın barsağa (rektum) baskı yaparak kabızlık, zor tuvalete çıkma gibi şikayetlere neden olması mümkündür.

Myomlara bağlı kısırlık (infertilite) veya düşük ancak myom rahmin iç tarafındaki boşluğa komşu şekilde bulunuyorsa ve rahim iç boşluğundan çıkıntı yaratacak şekilde büyümüşse beklenir. Bunlara summüköz myomlar denir. Rahim dış duvarından dışarıya oğru büyümüş (subseröz) myomların düşük veya kısırlık gibi durumlara neden olması beklenmez.

Çok büyük myomlar (en az 8-10 cm) karında şişlik şeklinde belirti verebilir, bunu hasta kendisi de farkedebilir bazen.

Bunların dışıda eğer hamile bir bayanda büyük bir myom varsa buna bağlı doğum sırasında aşırı kanama (atoni) meydana gelebilir.Gebelik sırasında  dejenerasyon denilen durum nedeniyle ağrıya neden olabilir.


İlgili Konular:
- Miyom (Myoma Uteri)


POLİKİSTİK OVER SENDROMU BELİRTİLERİ

Polikistik over sendromunda (PKO, PCOS) aşağıdaki belirtilerden biri veya bir kısmı bulunabilir, her hastada bu belirtilerin hepsi birden bulunmaz.
- Seyrek adet görme, adet gecikmeleri, adet düzensizliği: Polikistik over sendromu hastalarında adetler çok nadiren düzenli olabilir ancak çoğunlukla 40-60 gün arayla seyrek adet görmeler, bazen 2-3 ay veya daha uzun süre adet olamama vardır. Yılda 10 kereden az adet PKO'da seyrek adet görmeyi (oligomenore) tanımlamak için yeterlidir. Bu seyrek adet görmeler ve yumurtlama düzensizlikleri nadiren aşırı kanamaya da sebep olabilir. (Yumurtlama olmaması (anovulasyon) sonucunda rahim içerisini fazla kalınlaşır.)
- Diğer sık görülen bir belirti aşırı tüylenme, kıllanma artışıdır. Özellikle yüzde sakal bölgelerinde, çenede, göğüzlerde, göbek bölgesinde aşırı tüylenme mevcuttur. Esmer tenli bayanlarda az miktarda tüylenme genellikle normal kabul edilir, bu kadarı aşırı tüylenme ve polikistik over lehine yorumlanmamalıdır.
- Şişmanlık: Polikistik over hastaları herzaman şişman olmak zorunda değildir ancak genellikle şişmanlardır. Şİşmanlık polikistik overdeki bütün şikayetleri arttırıcı yönte ters etki gösterir bu nedenle polikistik over tedavisinde öncelikle şişmanlığı ortadan kaldırmaya çalışmak gerekir.
- Sivilce (akne), yağlı cilt, akantozis nigrigans denilen cilt bulgusu
- Hamile kalamama veya geç kalabilme.
- Yumurtlama düzensizliği, yumurtlama olmaması (anovulasyon)

Polikistik over sendromunda bulgular:
- Yumurtalıklarda fazla miktarda ufak kistler görülmesi (polikistik görüntü) her zaman olmazsa olmaz bir kural değildir ancak çoğunlukla mevcuttur.
- Kanda testosteron ve diğer androjen hormal türevlerinde artış saptanabilir. (Her zaman değil.) Serbest testosteron, DHEA-SO4 artar, SHBG (seks hormon bağlayıcı globulin) azalır.
- Kan şekeri yüksekliği (diabet) saptanabilir, kanda insülin seviyesinde artış saptanabilir.
- Kanda LH hormonunda yükselme saptanabilir. LH/FSH oranında artma saptanabilir.


İlgili Konular:
Polikistik Over Sendromu
Polikistik Overde Adet Gecikmesi ve Adet Düzensizliği


YUMURTALIK (OVER) KİSTİ BELİRTİLERİ

Yumurtalı kistleri ne tür belirtilere ve şikayetlere neden olurlar?
Kasınlarda yumurtalık (over) kistleri sağ veya sol yumurtalıkta bazen iki tarafta birden olabilen içi su dolu kesecikler şeklinde çeşitli boyutlarda oluşumlardır. Boyutları 2-3 cm'den 20-30 cm'ye kadar değişebilir, hatta daha büyüklerine de nadiren rastlanır. Yumurtalık kistlerinin çok farklı çeşitleri bulunur, kistin çeşidi, büyüklüğü, hormon salgısı yapıp yapmadığı, yırtılma veya burkulma olup olmaması gibi durumlar kistin yaratabileceği belirtileri şikayetleri belirler.

Yumurtalık kisti bulunan hastaların bir çoğunda hiçbir şikayet bulunmaz ve muayene, ultrasonografi sırasında tesadüfen kist saptanır. Yine hastaların birçoğunda sadece kasık ağrısı şikayeti bulunur. Ağrı kistin bulunduğu tarafa göre sağ veya sol kasıkta olabilir. Nadiren bazı hastalarda kist ve ağrı zıt taraflarda olabilmektedir veya tek tarafta kist olduğu halde ağrı hem sağ hem sol kasıkta bulunabilir. Yumurtalık kistlerine bağlı kasık ağrısı genellikle çok şiddetli değildir, özellikle oturmak, dizleri karna çekmek gibi karın içerisini sıkıştıran hareketlerde ağrı birden hissedilir. Ancak kistte rüptür (yırtılma, patlama) veya torsiyon (burkulma, dönme) meydana gelirse bu durumda aniden başlayan şiddetli kasık ve karın ağrısı, bulantı, kusma, göz kararması, bayılma gibi şikayetler meydana gelebilir.

Yumurtalık kistlerine bağlı daha nadir görülen şikayetler arasında adet gecikmesi, adet görememe, adet düzensizliği, ilişki sırasında ağrı, adet döneminde ağrı, karında ve kasıklarda dolgunluk, şişlik hissi, karında ele gelen kitle hissi, sık idrara çıkma, kabızlık gibi şikayetler sayılabilir. Adet ile ilgili problemler kistin hormon salgılamasına bağlı gelişebilir. Özellikle 10 cm'den büyük kistlerde karında şişlik, ele bir kitle gelmesi gibi belirtiler hastanın dikkatini çekebilir. Büyük bir kist idrar torbasına ve barsaklara baskı yaparak sık idrara çıkma ve kabızlık gibi şikayetlere neden olabilir.

Şunu belirtmek gerekir ki yumurtalık (over) kistlerine bağlı belirti ve şikayetler başka bir çok hastalıkta da görülebilecek belirtilerdir. Yumurtalık kistlerine özel bir belirti yoktur. Yukarıda anlatılan kasık ağrısı, adet düzensizliği, ilişki veya adet döneminde ağrı gibi şikayetlere sebep olabilecek yüzlerce hastalık vardır ve yumurtalık kistlerinin çok büyük bir bölümünde hiçbir belirti, şikayet meydana gelmez, muayene sırasında tesadüfen saptanırlar.


İlgili Konular:
- Yumurtalık Kistleri
- Yumurtalık Kisti Tedavisi


YASAL UYARI: Bu site sağlık hizmeti vermemektedir. Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde asla kullanılmamalıdır. Yazıların hiçbiri yazarın izni olmaksızın kullanılamaz. Devamını mutlaka okuyunuz >>

© jinekolojivegebelik.com, 2007 - 2014
iletişim: webtasarim@jinekolojivegebelik.com
Şu an sitede ziyaretçi var. Haritada izle >>
jinekolojivegebelik.com aylık 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısıyla en çok ziyaret edilen hamilelik sitesidir.