RAHİM AĞZI KANSERİ KAN TAHLİLİ, ULTRASON VE SMEAR TESTİNDE BELLİ OLUR MU?

Rahim ağzı (serviks) kanseri smear testinde belli olur mu?
Smear (sımir) testi rahim ağzı kanserini erkenden yakalanmak yani henüz kanser oluşmadan önce yakalamak amacıyla yapılan bir testtir. Rahim ağzı kanseri oluşmadan önce, bazı kanser olmayan hücresel bozukluklar meydana gelir ve bunlar smear testi ile fark edilebilir.
Smear testinin yapıldığı anda kişide rahim ağzı kanseri varsa gözle görüleceği için fark edilebilir ancak çok yüzeysel ve hafif bir lezyon halinde ise gözle görülemeyebilir. Çok erken aşamadaki kanserler gözle görülemeyecek kadar küçüktür ve bunlar da test sırasında izlenemez. Smear testi sitoloji tabanlı bir test olduğu için rahim ağzı kanseri olan hastada bile testte her zaman kanser görünmeyebilir; rahim ağzı kanserini kesin gösterecek olan tahlil biyopsi yani parça alma işlemidir.
Smear testi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rahim ağzı kanseri ultrasonda görülür mü?
Rahim ağzı kanserinin ultrason esnasında belli olabilmesi için belli bir büyüklüğe erişmesi gerekir (en az 1-2 cm). Milimetrik boyuttaki ve gözle görülemeyecek mikroskopik kanserlerin ultrasonda fark edilebilmesi imkansızdır. Yeterince büyük bir rahim ağzı kanseri hem alttan ultrasonla (vajinal ultrason) hem karından ultrasonla (abdominal ultrason) görülebilir.

Rahim ağzı kanseri tomografi ve MR'da (emar) görülür mü?
Rahim ağzı (serviks) kanserinin tomografi veya MR'da belli olabilmesi için ultrasonda olduğu gibi makroskopik büyüklüğe erişmesi gerekir. Mikroskopik yani milimetrik boyutlarda kanserler görülemez.
Tomografi ve MR kanserin sadece rahim ağzında başlangıç yerinin gözlenmesi amacıyla değil  diğer organlarda da metastaz (yayılma) var mı diye araştırmak amacıyla da yapılır. MR rahim ağzı kanserinin parametrium dokusuna ve diğer etraf organlara invazyonu konusunda iyi fikir verebilen bir yöntemdir.

Rahim ağzı kanseri kan tahlillerinde belli olur mu?
Kan tahlillerinde izlenen tümör belirteçleri (halk arasında "ca değerleri" denir) rahim ağzı kanserinde de yükselebilir ancak her zaman yüksek olması şart değildir, normal olduğu da görülür. Ayrıca tümör markerlarının (Ca125 vb.) yüksek olması kanser dışında başka nedenlere de bağlı olabilir, iyi huylu bir çok hastalık da tümör markerlarının yükselmesine sebep olabilmektedir. Yani rahim ağzında bir lezyon olması ve beraberinde kandaki tümör belirteçlerinin yüksek olması bu lezyonun kanser olduğu anlamına gelmez, kesin netice için her zaman biyopsinin patoloji sonucu beklenmelidir.


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ AMELİYATI

Rahim ağzı kanseri tedavisinde ilk tedavi olarak, bazı hastalarda ameliyat bazı hastalarda radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanır. Ameliyat tedavisi, açık yöntemle veya kapalı (laparoskopik) yöntemle uygulanabilir. Kapalı yöntemle ameliyat yani laparoskopi yöntemi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rahim ağzı kanserinde açık veya kapalı ameliyat yönteminden hangisinin uygun olduğuna hastanın ve hastalığın çeşitli özellikleri göz önünde bulundurularak karar verilir. Her hastaya kapalı yöntem uygun olamaz. Kapalı ameliyat bazı merkezlerde robotik cerrahi yöntemi ile de uygulanabilmektedir. Açık ameliyat, laparoskopi yöntemi, robotik cerrahi yöntemi: Ameliyat bu üç yöntemden hangisi ile yapılırsa yapılsın, yapılan ameliyat yani çıkarılan doku ve organlar aynıdır, sadece ameliyatın yapılış şekli ve aletler değişmektedir. Kapalı yöntemlerle yapılması halinde hastanın karnındaki kesi izleri çok az olmaktadır ve hastanın iyileşme süresi çok daha kısa olmaktadır. Kapalı ameliyat yönteminin diğer avantajları hakkında ayrıntılı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rahim ağzı (serviks) kanseri ameliyatı ne kadar sürer?
 - Açık ve kapalı ameliyatlarda süre genel olarak benzerdir. Eğer rahim ve lenf bezleri tamamen alınacaksa ameliyat ortalama 3-4 saat kadar sürer.
- Çok erken evre rahim ağzı kanserlerinde yapılan konizasyon işleminde, sadece rahim ağzından bir parça alındığı için işlem süresi ortalama yarım saat kadar kısadır.

Rahim ağzı (serviks) kanseri ameliyatı  nasıl olur?
- Ameliyat kapalı yöntemle yapılacaksa karında 4-5 tane küçük delik açılarak yapılır. Açık yöntemle yapılacaksa genellikle karın ortasından dikine kesi yapılır, sezaryen gibi enine yatay kesi genellikle kullanılmaz.
 - Rahim ağzı kanserinde ,çok erken mikroinvaziv evreler hariç, yapılan klasik ameliyat radikal histerektomidir. Tip 3: radikal histerektomi (Tip C1 veya Tip C2 histerektomi) veya Tip 2: modifiye radikal histerektomi (Tip B histerektomi)
- Serviks kanserinde yapılan radikal histerektomi ameliyatının normal basit histerektomiden farkı: Radikal histerektomide rahim etrafındaki parametrium dokusu çıkartılır ve vajina üst kısmı çıkartılır. Bu nedenle rahim etrafında daha fazla diseksiyon ve doku çıkarılması uygulanır, bu da ameliyat sonrası bazı komplikasyonların daha sık görülmesine neden olabilir.
- Radikal histerektomi ameliyatında vajina tamamen alınmaz, sadece üst kısımda 3-4 cm'lik kısım alınır, bu nedenle ameliyat sonrasında iyileşme döneminden sonra hasta cinsel hayatına devam edebilir. Vajina esnek bir doku olduğu için ilişki ile tekrar esneyip uzayabilir ve hastalar genellikle normal şekilde cinsel ilişkiye devam edebilirler.
- Histerektomiye ek olarak pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu yapılabilmektedir.
- Yumurtalıklar (overler) bazı hastalarda alınır, bazı hastalarda bırakılır; buna kanserin türüne göre ve hastanın yaşına göre karar verilir. Yumurtalıklar bırakılmış ise bazı hastalarda karın yukarısına doğru asılır yani eski normal yerinden uzaklaştırılır. Bunun sebebi ameliyat sonrasında rahim bölgesine radyoterapi alan hastalarda radyoterapinin yumurtalık fonksiyonlarını bozmasını engellemektir. Yumurtalıklar normal yerinden daha yukarıya asılarak ışın etkisinden kurtarılır. Buna rağmen radyoterapi bazı hastalarda yumurtalık fonksiyonlarında bozulmaya sebep olabilmektedir.

Ameliyat sonrası iyileşme süreci:
- Açık ameliyatta ortalama 1 hafta, kapalı ameliyatta birkaç gün içerisinde hastanın ağrıları çok azalmış ve günlük işlerini yapabilir hale gelebilir.
- Rahim ağzı kanseri ameliyatlarından sonra idrar sondası 1 hafta kadar uzun tutulabilir yerinde, bunun nedeni mesane (idrar torbası) fonksiyonunun bozulmasını engellemektir.
- Ameliyattan sonraki ilk hafta az miktarda vajinal kanama veya kırmızı lekelenme olabilir. Fazla kanama olmaması gerekir.
- Ameliyattan 40-60 gün sonra doktor kontrolünde dikiş yerlerinde ve vajina içerisinde tamamen iyileşme olduğu gözlenmişse cinsel ilişki başlamasına müsade edilebilir. Doktor müsadesi olmadan asla cinsel ilişkiye başlamamak gerekir.
- Ameliyat sonrasındaki dönemde hastalar 3 aylık aralarla takip muayenesine gelirler ve muayene, kan tahlili, ultrason ile kontrol edilirler. Yılda bir smear testi ve MR, tomografi gibi görüntüleme yöntemleri uygulanır, duruma göre daha sık uygulama yapılabilir. Takiplerin amacı kanserde bir tekrarlama olması durumunda erken fark etmektir.

İkinci veya üçüncü kez ameliyat gerekebilir mi?
Her kanser gibi rahim ağzı kanseri de ileriki yıllarda tekrarlayabilmektedir. Bazı hastalarda erken dönemde tekrarlama olurken, bazı hastalarda çok uzun yıllar tekrarlama olmaz. Tekrarlama durumunda yeniden bir ameliyatla kitlenin çıkarılması gerekebilir, bu nedenle ikinci-üçüncü ameliyatlar hatta bazen pelvik egzenterasyon gibi geniş çağlı ameliyatlar uygulanabilmektedir. Bazı durumlarda ise tekrarlama (nüks) izlenen hastaya ameliyat değil ışın tedavisi (radyoterapi) uygulanır.


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

EVRELERE GÖRE RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ

Bir kanserin evresi (stage) bulunduğu organa, etraf dokulara ve vücuda ne kadar yayıldığını gösterir. Evre, kanserin derecesi ile karıştırılmamalıdır, derece (grade) kanserin patolojik incelemedeki görüntüsüne göre belirlenen bir değerdir, kanserin yaygınlığı ile ilgili değildir. Düşük dereceli bir kanser vücuda çok yayılmış yani metastaz yapmış olabilir; tam tersine yüksek dereceli bir kanser hiç yayılmamış yani erken evrede olabilir.

Rahim ağzı (serviks) kanseri evresi nasıl belirlenir?
Rahim ağzı kanserinde evreleme klinik olarak yapılır. Yani rahim ve yumurtalık kanserinde olduğu gibi ameliyat sırasında görülen yaygınlığa göre değil, ameliyattan önce yapılan muayene ve tetkiklere göre evreye karar verilir. Rahim ağzından alınan biyopsi sonucu rahim ağzı kanseri olduğunu gösteriyorsa, bu hastadaki kanserin evresininin belirlenmesi için şu yöntemler kullanılır:
- Muayene: Muayenede rahim ağzındaki kanser kitlesinin büyüklüğü belirlenir. Kanserin etraf organlara ve parametriuma invaze olup olmadığı değerlendirilir. Vücudun uzak bölgelerinde ve lenf nodlarında metastaz var mı bakılır.
- Ultrason ve tomografi, MR: Ultrason ve diğer görüntüleme yöntemleri kanserin boyutu, etraf dokulara yaygınlığu ve diğer organlarda metaztaz (sıçrama) varlığı konusunda bilgi verir.
- Mesaneye yani idrar torbasına invazyon (yayılma) süphesi varsa sistoskopi ile mesane içerisine bakılır.
- Rektum yani kalın barsakların son kısmına invazyon şüphesi varsa rektoskopi ile değerlendirilir.

Evre belirlendikten sonra ne yapılır?
Rahim ağzı (serviks) kanserinde evre tedavi yöntemini değiştirir:
- Evre 1a, 1b, 2a olan hastalarda ameliyat veya radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanabilir. Bu iki tedavi yöntemi ile başarı şansı ve yaşam süresi benzerdir. Hastanın yaşına, çocuk sayısına, genel durumuna ve tümörün diğer özelliklerine göre hangi tedavi seçeneğinin seçileceğine karar verilir.
- Evre 2b ve daha ileri evrelerde olan hastalar (evre 2b, evre 3a, evre 3b, evre 4a evre 4b) için genellikle radyoterapi (ve kemoterapi) esas tedavi yöntemi olarak uygulanır. Bu evrelerde ameliyat öncelikli olarak tercih edilen yöntem değildir.

Evrelere göre yaşam süresi:
 Her kanserde olduğu gibi erken evrelerde ortalama yaşam süresi daha uzundur. Evre ilerledikçe rekürrens yani tekrarlama daha kısa sürede olur.

SERVİKS  KANSERİ EVRELEMESİ (FIGO 2009):
Evre 1a: Mikroskopik kanser vardır, gözle görülebilecek boyutta değildir. Stromal invazyon ≤ 5mm ve en geniş yatay uzanım ≤ 7mm kadardır.
Evre 1a1: Stromal invazyon ≤ 3mm ve en geniş yatay uzanım ≤ 7mm
Evre 1a2: Stromal invazyon 3-5 mm arasında ve en geniş yatay uzanım ≤ 7mm

Evre 1b: Servikste sınırlı ancak klinik olarak görülebilen veya preklinik (gözle görülmeyen) ancak evre 1a’dan daha ileri boyutlarda tümör (tüm klinik lezyonlar yüzeyel invazyon olsa bile IB’dir)
Evre 1b1: Tümör çapı ≤ 4 cm
Evre 1b2: Tümör çapı > 4 cm

Evre 2: Serviksi aşmış ancak pelvik yan duvara veya vajen alt 1/3’e kadar uzanmayan tümör
Evre 2a: parametrial tutulum yok. Üst 2/3 vajene kadar tutulum olabilir
Evre 2a1: Tümör çapı ≤ 4 cm
Evre 2a2: Tümör çapı > 4 cm
Evre 2b: Parametrial tutulum var ancak pelvik yan duvara kadar uzanmamış.

Evre 3: Pelvik yan duvara ve/veya vajen alt 1/3’e kadar uzanan tümör (hidronefroz varlığı bu evreye girer)
Evre 3a: Vajen alt 1/3 tutulum var pelvik yan duvar tutulumu yok.
Evre 3b: pelvik yan duvar tutulumu ve/veya hidronefroz veya fonksiyonunu kaybetmiş böbrek

Evre 4: Gerçek pelvisi aşmış tümör yada klinik olarak rektum/mesane invazyonu
Evre 4a: Komşu pelvik organ yayılımı (mesane/rektum mukozası)
Evre 4b: Uzak organ metastazı

EVRE 1 RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ
- Evre 1a1, evre 1a2 ve 2 cm'den küçük evre 1b olan hastalar eğer genç yaşta iseler ve çocuk istemleri varsa, bazı şartlara bağlı olarak rahimleri alınmadan daha küçük ameliyatla tedavi şansına sahiplerdir (konizasyon, trakelektomi). Kanser varlığında hamilelik şansı ve çocuk sahibi olma isteği konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
- Çocuk istemi olmayan ve ileri yaştaki hastalarda, basit histerektomi (tip 1 histerektomi) ameliyat tedavisi olarak uygulanır (rahim alma ameliyatı).
- Ameliyat için uygun olmayan hastalarda radyoterapi (ışın) tedavisi her evrede uygulanabilir.
 - Evre 1b (makroskopik tümör) hastalarda ameliyat tedavisi planlanıyorsa genellikle radikal histerektomi uygulanır. Özellikle büyük tümörlü evre 1b1 hastalarında radyoterapi ile eş zamanlı kemoterapi uygulanması sık yapılır (kemoradyoterapi).

EVRE 2 RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ
- Evre 2a olan hastalarda ameliyat (radikal histerektomi) veya ışın tedavisinden biri uygulanabilirken; evre 2b olan hastalarda ışın tedavisi (radyoterapi) tercih edilir. Işın tedavisi, kemoterapi ile eş zamanlı  uygulanır (kemoradyoterapi).
- Her evrede hastalar tedavi sonrası 3 ayda bir muayene ile takip altına alınırlar.

EVRE 3 RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ
- Bu evrede primer tedavi seçeneği kemoradyoterapi'dir (kemoterapi + ışın tedavisi).

Radyoterapi verilecek hastalarda radyoterapi alanını belirlemek için görüntüleme yöntemleri veya ameliyat ile lenf nodlarının değerlendirilmesi gerekebilir. Çünkü pelvise sınırlı hastalıkta radyoterapi sadece pelvise verilecekken, paraaortik lenf nodlarına yayılım varsa genişletilmiş alan radyoterapisi uygulanır.

EVRE 4 RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ
Bu evrede hastanın ve hastalığın durumuna göre pelvik egzenterasyon ameliyatı, kemoradyoterapi, sistemik tedavi planlanabilir.

Ameliyattan sonra radyoterapi:
İlk tedavi olarak ameliyat uygulanmış rahim ağzı kanseri hastalarına, aşağıdaki durumların varlığında ameliyat sonrası ek tedavi olarak adjuvan radyoterapi verilmesi planlanabilmektedir:
- Cerrahi sınırlar pozitifse (tümör cerrahi sınırda devam ediyorsa)
- Parametrium tutulumu varsa
- Lenf nodları pozitifse (lenf bezlerinde tümör varsa)
- Derin stromal invazyon varsa


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ GENETİK Mİ?

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ AİLEDEN GEÇER Mİ?
Kanser genetik bir hastalıktır çünkü hücredeki bir mutasyon sonucu gelişir yani kanserli hücrenin genetik yapısında (DNA'sında, krozomomlarındaki bir gende) bozulma meydana gelmiştir. Bu bozulma olan hücreler kontrolsüz ve aşırı miktarda çoğalmaya, yayılmaya başlar ve kanser oluşur.
Ancak karıştırılmaması gereken nokta şudur: Genetik demek, kalıtsal (ırsi) demek değildir. Yani kanseri başlatan hücredeki genetik bozukluk, hastaya anne-babasından aktarılmamıştır, çoğunlukla kendiliğinden oluşmuştur. Her genetik bozukluk anne-babadan geçmez, çoğu zaman çevresel faktörlerin etkisi ile ilerleyen yaşlarda kendiliğinden oluşur. Bu çevresel faktörlere örnek olarak sigara, alkol, besinler, kirli hava gibi vücut ile temas halinde olan her madde verilebilir. Yukarıda anlatılan bu mekanizma her kanser için geçerli olduğu gibi, rahim ve yumurtalık kanserleri için de geçerlidir. İnsanda meydana gelen kanserlerin çoğu anne-babasından (veya diğer atalarından) aktarılan genlerle kalıtsal olarak meydana gelmez, aksine sonradan dış etkenlerle genlerinde oluşan bozukluk sonucu meydana gelir.

Rahim kanseri:
Rahim kanserinin en sık görülen türü endometrium kanseri, bazı ailesel geçiş gösteren genlerle ilişkilidir ve bu genleri bulunduran kişilerde rahim kanseri oluşma riski normalden fazladır. HNPCC sendromu (Lynch sendromu) denilen sendromda aile içinde aktarılan genler, aile bireylerinde erken yaşlarda rahim, yumurtalık, kolon kanseri vb. oluşmasına neden olur. Ancak tekrar belirtmekte fayda var ki, rahim kanserlerinin çoğu, bu şekilde ailesel geçen genlere bağlı değildir.

Rahim ağzı (serviks) kanseri:
Rahim ağzı (serviks) kanserlerinin hemen hemen tamamı ailesel değildir.

Yumurtalık (over) kanseri:
Yumurtalık kanserlerinin de çoğu ailesel yani kalıtsal değildir. Bütün over kanserlerinin sadece %10 kadarı kalıtsal (ailesel) sendromlara bağlıdır. Kalıtsal meme-over kanseri sendromu gibi bazı ailesel aktarılan genetik bozukluklar ailede yumurtalık ve meme vb. kanserlerin yaygın görülmesine neden olabilmektedir. Kalıtsal (herediter) meme-over kanseri sendromuna en sık sebep olan gen BRCA1 ve BRCA2 genleridir. BRCA genlerini taşıyan aile bireylerinde over, meme ve bazı diğer kanser riskleri normal topluma göre fazladır. Bu bireylerde genç yaşta kanser meydana gelebilir, bu nedenle proflaktik yani önlem amaçlı meme alma ve yumurtalıkları alma ameliyatları yapılabilmektedir.

Ailede çok sayıda rahim ve yumurtalık kanseri varsa:
Ailesinde yani annesinde, anneannesinde, birinci ve ikinci derece yakın akrabalarında çok sayıda rahim, yumurtalık (over), meme kanseri olan kişiler kalıtsal bir sendroma ait riskli gen taşıyor mu diye genetik risk değerlendirmesine alınır. Bu değerlendirme sonucunda riskli bir gen taşıdığı saptanırsa (örneğin BRCA geni) bu genle ilgili kanserlere yönelik önlemler alınır.
Örneğin BRCA geni taşıyan kadınlar her yıl meme muayenesi, mamografi, MR, jinekolojik muayene ile yakın takip edilir ve bazen meme ve yumurtalıklar 35-40 yaşlarında ameliyatla alınır; bunda hastanın görüşü ve isteği de önemlidir.
HNPCC sendromu ile ilgili genleri taşıyan kadınlara ise rahim ve kolon kanserini önlemek için her yıl muayene, rahim içinden biyopsi ve gerekli zamanlarda kolonoskopi yapılır; 40'lı yaşlarda rahim ve yumurtalıklar kanser gelişmeden alınabilir.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)
- Yumurtalık (Over) Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?

Rahim, yumurtalık (over) ve rahim ağzı (serviks) kanserleri özellikle genç yaşta görüldüğünde çocuk sahibi olmak isteyen hastalar açısından sıkıntı yaratabilmektedir. Eski yıllara kıyasla evlenmeler daha ileri yaşlarda gerçekleştiği için bu tür hastalar çocuk sahibi olmadan teşhis alabilmektedir. Bu kanserlerde çoğu zaman kadın genital organlarının yani rahim ve yumurtalıkların ameliyatla alınması gerekmektedir ancak nadir bazı durumlarda bu organlar ameliyatla alınmadan hastaya hamile kalma şansı verilebilmektedir; aşağıda bu durumlar açıklanmıştır.

RAHİM (ENDOMETRİUM) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
Rahim kanserinin en sık türü endometrium kanseridir, bu nedenle bu yazı buna yöneliktir. Rahimde görülen diğer kanser türleri örneğin sarkomlar hemen her zaman ameliyatla rahmin tamamen alınmasını  gerektirdiği için hamile kalma şansı yoktur. Endometrium adenokanseri görülen genç hastalar şu şartları karşıladıkları taktirde ameliyat edilmeden sadece ilaç (progesteron) tedavisi ile hamile kalma şansı elde edebilirler:
- Kanserin" endometrioid" tip olması gerekir. Diğer daha riskli tiplerde rahmi almamak çok risklidir ve hamilelik şansı verilemez.
- Düşük derece (low grade) olması gerekir.
- Kanser sadece rahim içerisinde sınırlı olmalı ve diğer hiçbir organda ve lenf nodlarında tomografi ile kanser görülmemelidir.

Üstte sıralanan bu faktörler ve hastaya/hastalığa göre değişebilecek bazı diğer faktörler doktor ve hasta arasında görüşülüp tartışılarak ameliyat yerine ilaç tedavisi uygulamak konusunda karar verilir. Bu ilaç tedavisinin ameliyat tedavisine göre hastalığın geleceği konusunda daha riskli olduğu ve bunun standart tedavi olmadığı, sadece çocuk sahibi olmayan ve çocuk sahibi olmayı çok isteyen zor durumdaki hastalara bazı şartlarda uygulanabilen bir tedavi olduğu açıklanır. Hasta doğum yaparsa ve çocuk sahibi olursa, ameliyat ile rahim ve yumurtalıklar alınarak tam tedavi tekrar uygulanır.

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
Kadın genital kanserleri arasında en genç yaşta görülen kanser türü budur ve bu nedenle bebek sahibi olmak isteyen anne adayları ile sık karşılaşılır. Şu şartları taşıyan hastaların rahimleri ameliyatla alınmadan gebe kalma ve çocuk sahibi olma şansı verilebilmektedir.
- Kanser çok erken evre yani mikroinvaziv kanser ise (Evre 1A1, 1A2) ve 2 cm'den küçük 1B1 olanlar: Bu durumdaki hastaların bazılarına sadece konizasyon işlemi yeterlidir (1A1), konizasyon rahim ağzından koni şeklinde bir parça alınmasıdır yani rahim ağzı tamamen alınmaz sadece orta dış kısmından bir parça alınır, ameliyat vajina yoluyla yapılır. Bu hastalar hamile kalmayı deneyebilir ve yüksek oranda bebek sahibi olabilirler.
Evre 1A2 ve 2 cm'den küçük tümörü olan 1B tümör olan bazı hastalara trakelektomi denilen ameliyat uygulanabilir. Trakelektomi sadece rahim ağzının alınması anlamına gelir, rahim ve vajina alınmaz. Bu nedenle hastanın hamile kalma şansı vardır ancak üstte bahsedilen konizasyon işlemi kadar yüksek oranda hamilelik elde edilemez. Konizasyon işleminde rahim ağzından sadece koni şeklinde bir parça alınırken, trakelektomi ameliyatında rahim ağzı tamamen alınır.
- 2 cm'den büyük ve lenf nodlarına veya başka organlara yayılmış kanser durumunda hastanın hamilelik şansı olamaz. Her hasta ve her hastalık farklıdır, bu nedenle hamilelik şansı vermek veya vermemek konusu hasta doktor arasında konuşularak birlikte karar verilmesi gereken bir konudur çünkü her iki durumun da farklı riskleri vardır.

YUMURTALIK (OVER) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
- Yumurtalık kanserinin bazı düşük riskli türlerinde sadece bir yumurtalığın ameliyatla alınması yeterli olabilmektedir, örneğin borderline tümörler, bazı germ hücreli ve seks-kord stromal tümörler... Bu durumda geriye tek yumurtalık ve rahim kaldığı için hastanın hamile kalma yani çocuk sahibi olma şansı vardır.
- Yüksek riskli yumurtalık kanserlerinde ise (örneğin seröz kistadenokarsinom), sadece kanser tek yumurtalıkta sınırlı ise ve düşük dereceli (düşük grade) ise ve karın içerisine hiçbir yayılma yoksa, bazı hastalarda tek yumurtalık alınarak hastaya gebelik şansı verilebilmektedir. İleri yaştaki hastalarda her zaman standart tedavi iki yumurtalığın ve rahmin hatta bazen lenf bezlerinin tamamen alınmasıdır. Genç yaştaki hastalar doktorları ile hamilelik şansı için kriterlerinin uyup uymadığını ve  bu kısıtlı tedavi yönteminin getirebileceği ek riskler konusunda konuşmalıdır.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Yumurtalık (Over) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ CİNSEL YOLLA BULAŞIR MI?

Cinsel ilişki ile bulaşabilen HPV virüsü rahim ağzı kanseri (serviks) kanseri ile ilgilidir. Rahim kanseri (endometrium kanseri) rahim ağzı kanserinden farklıdır ve HPV virüsü ile bir ilişkisi yoktur. Yumurtalık kanseri (over kanseri) de HPV virüsü ile ilişkili değildir.

HPV virüsü rahim ağzı (serviks) kanserlerinin çok büyük kısmının oluşmasından sorumludur. Virüs cinsel ilişki ile kadına bulaşır ve çoğunlukla kendiliğinden temizlenir, kalıcı olmaz. Eğer virüs kadın vücudunda kalıcı olursa öncelikle CIN gibi kanser-öncüsü lezyonlara yol açar, daha ileri yıllarda bu lezyonlar aşama aşama ilerleyerek rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Her HPV virüsü bulunan kadında rahim ağzı kanseri oluşmaz. Cinsel ilişki ile kadına bulaşan, kanser hücreleri veya kanserin kendisi değildir, sadece kansere sebep olan HPV virüsüdür. Aynı virüs cinsel ilişki ile sadece rahim ağzına değil; anüse, ağız içine, farenkse bulaşabilir. Rahim ağzı kanserinin oluşmasından sorumlu tek etken cinsel yolla bulaşan HPV virüsü değildir; sigara, erken yaşta ve çok kişi ile cinsel ilişkide bulunmak, çok fazla doğum yapmak gibi faktörler de rahim ağzı kanseri riskini arttıran faktörlerdir. Bazı rahim ağzı kanseri vakalarında HPV virüsü bulunmaz.

Rahim ağzı kanseri cinsel ilişki ile erkeğe bulaşır mı?
Rahim ağzı kanseri olan bir kadınla cinsel ilişkiye girmek kanserin erkeğe bulaşmasına neden olmaz. Kansere neden olan HPV virüsü erkeğe bulaşabilir ve erkekte siğil (kondilom) oluşumuna neden olabilir. Bu virüs erkeğe sadece kanser olan bir kadından değil HPV virüsünü taşıyan her kadından bulaşabilir. HPV virüsü taşıyan kadınların bir kısmında gözle görülebilen hiçbir lezyon veya hastalık yoktur. Cinsel ilişki ile veya başka bir temasla insanlar arasında bulaşabilen hiçbir kanser türü yoktur.

Yumurtalık kanseri cinsel yolla bulaşır mı?
Yumurtalık kanserinin HPV virüsü ile bir ilgisi yoktur. Yumurtalık kanseri olan bir kadınla cinsel ilişkiye giren erkeğin kanser veya başka bir hastalık kapma riskinde artış yoktur. Her cinsel ilişkide erkeğe bulaşabilen bazı hastalıklar vardır (hepatit gibi); bu hastalıklar kadında bulunmuyorsa yumurtalık kanseri bulunması erkek açısından ekstra bir risk teşkil etmez.


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ

Resmi büyütmek için tıklayın
Rahim ağzı (serviks), rahim ile vajina arasında bulunur. Rahim ağzı kanserinin (serviks kanseri) sıklığı smear tarama programları sayesinde özellikle gelişmiş ülkelerde azalmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde nispeten daha sık görülmektedir. Bu nedenle rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkili yolu düzenli smear testi yaptırmak ve aşağıda sıralanan risk faktörlerinden kaçınmaktır. Smear testi ve tarama programları sayesinde gelişmiş ülkelerde serviks kanseri yaklaşık yüzde 75 oranında azalmıştır. Dünyada serviks kanserlerinin yüzde 85'i gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Ayrıca son yıllarda uygulanan HPV aşısı (rahim ağzı kanser aşısı) sayesinde serviks kanserinden yüksek oranda koruma sağlamak mümkün olacaktır.
Dünyada kadın genital sistemi kanserleri arasında 3. sıklıkla görülür.

Rahim ağzı (serviks) kanseri ile rahim kanseri (endometrium kanseri) karıştırılmamalıdır, ikisi çok farklı tür kanserlerdir. Rahim (endometrium) kanseri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Serviks kanseri ve HPV ilişkisi:
HPV virüs enfeksiyonu serviks kanseri gelişmesinde en önemli risk faktörüdür. Serviks kanserlerinin neredeyse tamamında HPV virüsüne rastlanmaktadır. Dünyada bir enfeksiyon ajanla en yüksek oranda ilişkisi olan kanser serviks kanseridir. Bu nedenle HPV enfeksiyonu riskini arttıran faktörlerden kaçınmak gerekir. HPV virüsü ve HPV enfeksiyonu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. HPV enfeksiyonuna kadınlarda çok yaygın rastlanılır, toplumda yaklaşık yüz kadından 10'unda mevcuttur, ancak bu enfeksiyonlar büyük oranda (%80-90) hiçbir hastalık oluşturmadan kendiliğinden kaybolur. Kaybolmayıp devam eden enfeksiyonların çok az bir kısmı da ileri de serviks kanseri oluşmasına neden olabilir. HPV enfeksiyonu ile serviks kanseri arasındaki latent period yaklaşık 20-25 yıldır.

Risk faktörleri:
- Erken yaşta başlayan cinsel ilişki
- Çok sayıda cinsel partner
- Cinsel partnerin risk faktörleri taşıması (çok sayıda cinsel partneri olması ve HPV enfeksiyonu olmsı gibi)
- CIN, VIN, VaIN hikayesi olması
- Cinsel yolla bulaşan hastalık hikayesi olması
- İlk doğumu erken yaşta yapmış olmak (20 yaş altında)
- Multiparite (3'ten fazla doğum yapmak)
- Düşük sosyoekonomik düzey
- Doğum kontrol hapı kullanmak
- Sigara

Serviks kanseri histopatolojik tipleri:
- Squamöz hücreli kanser (en sık görülür, yüzde 70)
- Adenokanser (ikinci sık tip, yüzde 25): Müsinöz adenokarsinom, endometrioid adenokarsinom, berrak hücreli adenokarsinom, villoglandüler papiller adenokarsinom
- Nöroendokrin tip serviks kanseri
- Küçük hücreli (small cell)
- Embriyonel rabdomyosarkom (Botrioid tümör)
- Leiomyosarkom
- Lenfoma
- Malign melanom

Rahim ağzı kanserinde belirtiler nelerdir?
Bazen hiçbir belirti vermeden muayene esnasın tesadüfen saptanabilir. En sık görülemn belirtiler vajinal kanama, lekelenme, akıntı, cinsel ilişki sonrası kanamadır. İleri evre vakalarda bel ağrısı, sırt ağrısı, idrarda kan olması, vajenden idrar gelmesi gibi belirtiler olabilir.

Tanı:
Tanı en sık olarak mauyene sırasında rahim ağzından alınan biyopsi (parça alınması) neticesinde patolojik inceleme ile konur. Bazen konizasyon, LEEP veya histerektomi materyalinde de serviks kanseri sonucu ile karşılaşılabilir. Kolposkopi ve biyopsi erken tanıda önemlidir.
Smear testi serviks kanser tanısını net olarak koydurmaz, tarama amacıyla kullanılır ve şüpheli sonuçlar sayesinde yapılan daha ileri tetkikler neticesinde teşhis koyulabilir.

Evreleme:
Tedaviye başlamadan önce muayene ve diğer tetkikler ile klinik olarak evreleme yapılır. Rahim ağzı kanseri evreleri hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tedavi:
Serviks (rahim ağzı) kanserinde tedavi belirlenen evreye göre değişir. Erken evrelerde ameliyat ile tedavi uygulanırken, ileri evrelerde radyoterapi daha sık uygulanır. Bazı durumlarda cerrahi, radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi birlikte uygulanabilir. Ameliyat yapılan hastalarda radikal histerektomi ve lenf nodu diseksiyonu yapılır genellikle. Ameliyat jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanları (jinekolojik onkolog) tarafından uygulanır. Rahim ağzı kanseri ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Çok erken evrelerde ve özellikle çocuk istemi olan hastalarda konizasyon tedavide yeterli olabilmektedir, bu durumda rahim alınmadığı için hastanın hamile kalabilmesi mümkün olmaktadır.


İlgili Konular:
- Evrelere Göre Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Ameliyatı
- Rahim Ağzı Kanseri Kan Tahlili, Ultrason ve Smear Testinde Belli Olur Mu?
- Smear Testi
- HPV Virüsü ve HPV Enfeksiyonu
- HPV Testi (HPV DNA Testi)
HPV Aşısı (Rahim Ağzı Kanser Aşısı)
CIN 1, CIN 2, CIN 3
- Jinekolojik Onkoloji - Jinekolojik Onkolog
- Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)
- Yumurtalık (Over) Kanseri
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri  Cinsel Yolla Bulaşır Mı?
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri Olanlar Hamile Kalabilir Mi?
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri Genetik Mi?
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>
Şu an sitede   ziyaretçi var. Haritada izle >>
"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 2 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"