RAHİM KANSERİ KAN TAHLİLİ, ULTRASON VE SMEAR TESTİNDE BELLİ OLUR MU?

Rahim kanseri kan tahlilinde çıkar mı?
Kan tahlillerinde izlenen tümör belirteçleri (halk arasında "ca değerleri" denir) rahim kanserinde olduğu gibi çoğu kanserde yükselir. Ancak bu değerler (Ca125 vb.) sadece kanserlerde değil birçok iyi huylu hastalık sırasında hatta hiçbir hastalığı olmayan kişilerde de yükselebilmektedir. Bu nedenle tümör markerlerının yüksek olması kişide rahim kanseri veya başka bir kanser olduğunu kesin olarak göstermez. Kanser varlığını kanıtlamak için başka ek yöntemlere de başvurmak gerekir.

Rahim kanseri smear testinde belli olur mu?
Smear testi esas olarak rahim değil rahim ağzı kanseri taraması için yapılan bir testtir. Rahim ağzı kanserinin önlenmesinde smear testinin önemi konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Smear (sımir) tesi rahim kanserinin (endometrium kanseri) önlenmesi için yapılmaz. Rahim kanseri (endometrium kanseri veya sarkom) olan bir kadında smear testi yapılsa bile bu testte kanserli hücrelerin görülmesi çok düşük bir olasılıktır.

Rahim kanseri ultrason ve tomografi, MR'da görülebilir mi?
Rahim içi zarı (endometrium) veya sarkom gibi rahimden kaynaklanan kanserler ultrason ve tomografi (BT, CT), MR gibi yöntemlerde sıklıkla fark edilirler. Kanser çok küçük boyutlarda değilse karından veya alttan (vajinal) yapılan ultrasonda rahim içerisinde kitle şeklinde görülür. Ancak ultrsonda veya CT, MR gibi yöntemlerde rahim içerisinde görülen kitleye kesin olarak kanser denilemez, sadece kanser olabileceğine dair şüpheye sahip olunur. Rahim içerisinde veya etrafında izlenen tümörün kanser olduğunun kesin ispatlanması için parça (biyopsi) alınması şarttır. Biyopsi küretaj yoluyla yapılabilir. Eğer küretaj yoluyla parça alınamıyorsa bu durumda ameliyat ile çıkarılan parça patolojij incelemeye gönderilir.
Tomografi ve MR rahim içerisindeki kanser dışında varsa daha uzak organlardaki metastazları da (yayılma) çok başarılı şekilde gösteren yöntemlerdir. Bu nedenle sadece ilk teşhis anında değil, tedaviden sonraki yıllarda da takipler esnasında kullanılan yöntemlerdir.


İlgili Konular:
- Rahim (Endometrium) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM AĞZI KANSERİ KAN TAHLİLİ, ULTRASON VE SMEAR TESTİNDE BELLİ OLUR MU?

Rahim ağzı (serviks) kanseri smear testinde belli olur mu?
Smear (sımir) testi rahim ağzı kanserini erkenden yakalanmak yani henüz kanser oluşmadan önce yakalamak amacıyla yapılan bir testtir. Rahim ağzı kanseri oluşmadan önce, bazı kanser olmayan hücresel bozukluklar meydana gelir ve bunlar smear testi ile fark edilebilir.
Smear testinin yapıldığı anda kişide rahim ağzı kanseri varsa gözle görüleceği için fark edilebilir ancak çok yüzeysel ve hafif bir lezyon halinde ise gözle görülemeyebilir. Çok erken aşamadaki kanserler gözle görülemeyecek kadar küçüktür ve bunlar da test sırasında izlenemez. Smear testi sitoloji tabanlı bir test olduğu için rahim ağzı kanseri olan hastada bile testte her zaman kanser görünmeyebilir; rahim ağzı kanserini kesin gösterecek olan tahlil biyopsi yani parça alma işlemidir.
Smear testi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rahim ağzı kanseri ultrasonda görülür mü?
Rahim ağzı kanserinin ultrason esnasında belli olabilmesi için belli bir büyüklüğe erişmesi gerekir (en az 1-2 cm). Milimetrik boyuttaki ve gözle görülemeyecek mikroskopik kanserlerin ultrasonda fark edilebilmesi imkansızdır. Yeterince büyük bir rahim ağzı kanseri hem alttan ultrasonla (vajinal ultrason) hem karından ultrasonla (abdominal ultrason) görülebilir.

Rahim ağzı kanseri tomografi ve MR'da (emar) görülür mü?
Rahim ağzı (serviks) kanserinin tomografi veya MR'da belli olabilmesi için ultrasonda olduğu gibi makroskopik büyüklüğe erişmesi gerekir. Mikroskopik yani milimetrik boyutlarda kanserler görülemez.
Tomografi ve MR kanserin sadece rahim ağzında başlangıç yerinin gözlenmesi amacıyla değil  diğer organlarda da metastaz (yayılma) var mı diye araştırmak amacıyla da yapılır. MR rahim ağzı kanserinin parametrium dokusuna ve diğer etraf organlara invazyonu konusunda iyi fikir verebilen bir yöntemdir.

Rahim ağzı kanseri kan tahlillerinde belli olur mu?
Kan tahlillerinde izlenen tümör belirteçleri (halk arasında "ca değerleri" denir) rahim ağzı kanserinde de yükselebilir ancak her zaman yüksek olması şart değildir, normal olduğu da görülür. Ayrıca tümör markerlarının (Ca125 vb.) yüksek olması kanser dışında başka nedenlere de bağlı olabilir, iyi huylu bir çok hastalık da tümör markerlarının yükselmesine sebep olabilmektedir. Yani rahim ağzında bir lezyon olması ve beraberinde kandaki tümör belirteçlerinin yüksek olması bu lezyonun kanser olduğu anlamına gelmez, kesin netice için her zaman biyopsinin patoloji sonucu beklenmelidir.


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ GENETİK Mİ?

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ AİLEDEN GEÇER Mİ?
Kanser genetik bir hastalıktır çünkü hücredeki bir mutasyon sonucu gelişir yani kanserli hücrenin genetik yapısında (DNA'sında, krozomomlarındaki bir gende) bozulma meydana gelmiştir. Bu bozulma olan hücreler kontrolsüz ve aşırı miktarda çoğalmaya, yayılmaya başlar ve kanser oluşur.
Ancak karıştırılmaması gereken nokta şudur: Genetik demek, kalıtsal (ırsi) demek değildir. Yani kanseri başlatan hücredeki genetik bozukluk, hastaya anne-babasından aktarılmamıştır, çoğunlukla kendiliğinden oluşmuştur. Her genetik bozukluk anne-babadan geçmez, çoğu zaman çevresel faktörlerin etkisi ile ilerleyen yaşlarda kendiliğinden oluşur. Bu çevresel faktörlere örnek olarak sigara, alkol, besinler, kirli hava gibi vücut ile temas halinde olan her madde verilebilir. Yukarıda anlatılan bu mekanizma her kanser için geçerli olduğu gibi, rahim ve yumurtalık kanserleri için de geçerlidir. İnsanda meydana gelen kanserlerin çoğu anne-babasından (veya diğer atalarından) aktarılan genlerle kalıtsal olarak meydana gelmez, aksine sonradan dış etkenlerle genlerinde oluşan bozukluk sonucu meydana gelir.

Rahim kanseri:
Rahim kanserinin en sık görülen türü endometrium kanseri, bazı ailesel geçiş gösteren genlerle ilişkilidir ve bu genleri bulunduran kişilerde rahim kanseri oluşma riski normalden fazladır. HNPCC sendromu (Lynch sendromu) denilen sendromda aile içinde aktarılan genler, aile bireylerinde erken yaşlarda rahim, yumurtalık, kolon kanseri vb. oluşmasına neden olur. Ancak tekrar belirtmekte fayda var ki, rahim kanserlerinin çoğu, bu şekilde ailesel geçen genlere bağlı değildir.

Rahim ağzı (serviks) kanseri:
Rahim ağzı (serviks) kanserlerinin hemen hemen tamamı ailesel değildir.

Yumurtalık (over) kanseri:
Yumurtalık kanserlerinin de çoğu ailesel yani kalıtsal değildir. Bütün over kanserlerinin sadece %10 kadarı kalıtsal (ailesel) sendromlara bağlıdır. Kalıtsal meme-over kanseri sendromu gibi bazı ailesel aktarılan genetik bozukluklar ailede yumurtalık ve meme vb. kanserlerin yaygın görülmesine neden olabilmektedir. Kalıtsal (herediter) meme-over kanseri sendromuna en sık sebep olan gen BRCA1 ve BRCA2 genleridir. BRCA genlerini taşıyan aile bireylerinde over, meme ve bazı diğer kanser riskleri normal topluma göre fazladır. Bu bireylerde genç yaşta kanser meydana gelebilir, bu nedenle proflaktik yani önlem amaçlı meme alma ve yumurtalıkları alma ameliyatları yapılabilmektedir.

Ailede çok sayıda rahim ve yumurtalık kanseri varsa:
Ailesinde yani annesinde, anneannesinde, birinci ve ikinci derece yakın akrabalarında çok sayıda rahim, yumurtalık (over), meme kanseri olan kişiler kalıtsal bir sendroma ait riskli gen taşıyor mu diye genetik risk değerlendirmesine alınır. Bu değerlendirme sonucunda riskli bir gen taşıdığı saptanırsa (örneğin BRCA geni) bu genle ilgili kanserlere yönelik önlemler alınır.
Örneğin BRCA geni taşıyan kadınlar her yıl meme muayenesi, mamografi, MR, jinekolojik muayene ile yakın takip edilir ve bazen meme ve yumurtalıklar 35-40 yaşlarında ameliyatla alınır; bunda hastanın görüşü ve isteği de önemlidir.
HNPCC sendromu ile ilgili genleri taşıyan kadınlara ise rahim ve kolon kanserini önlemek için her yıl muayene, rahim içinden biyopsi ve gerekli zamanlarda kolonoskopi yapılır; 40'lı yaşlarda rahim ve yumurtalıklar kanser gelişmeden alınabilir.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)
- Yumurtalık (Over) Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?

Rahim, yumurtalık (over) ve rahim ağzı (serviks) kanserleri özellikle genç yaşta görüldüğünde çocuk sahibi olmak isteyen hastalar açısından sıkıntı yaratabilmektedir. Eski yıllara kıyasla evlenmeler daha ileri yaşlarda gerçekleştiği için bu tür hastalar çocuk sahibi olmadan teşhis alabilmektedir. Bu kanserlerde çoğu zaman kadın genital organlarının yani rahim ve yumurtalıkların ameliyatla alınması gerekmektedir ancak nadir bazı durumlarda bu organlar ameliyatla alınmadan hastaya hamile kalma şansı verilebilmektedir; aşağıda bu durumlar açıklanmıştır.

RAHİM (ENDOMETRİUM) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
Rahim kanserinin en sık türü endometrium kanseridir, bu nedenle bu yazı buna yöneliktir. Rahimde görülen diğer kanser türleri örneğin sarkomlar hemen her zaman ameliyatla rahmin tamamen alınmasını  gerektirdiği için hamile kalma şansı yoktur. Endometrium adenokanseri görülen genç hastalar şu şartları karşıladıkları taktirde ameliyat edilmeden sadece ilaç (progesteron) tedavisi ile hamile kalma şansı elde edebilirler:
- Kanserin" endometrioid" tip olması gerekir. Diğer daha riskli tiplerde rahmi almamak çok risklidir ve hamilelik şansı verilemez.
- Düşük derece (low grade) olması gerekir.
- Kanser sadece rahim içerisinde sınırlı olmalı ve diğer hiçbir organda ve lenf nodlarında tomografi ile kanser görülmemelidir.

Üstte sıralanan bu faktörler ve hastaya/hastalığa göre değişebilecek bazı diğer faktörler doktor ve hasta arasında görüşülüp tartışılarak ameliyat yerine ilaç tedavisi uygulamak konusunda karar verilir. Bu ilaç tedavisinin ameliyat tedavisine göre hastalığın geleceği konusunda daha riskli olduğu ve bunun standart tedavi olmadığı, sadece çocuk sahibi olmayan ve çocuk sahibi olmayı çok isteyen zor durumdaki hastalara bazı şartlarda uygulanabilen bir tedavi olduğu açıklanır. Hasta doğum yaparsa ve çocuk sahibi olursa, ameliyat ile rahim ve yumurtalıklar alınarak tam tedavi tekrar uygulanır.

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
Kadın genital kanserleri arasında en genç yaşta görülen kanser türü budur ve bu nedenle bebek sahibi olmak isteyen anne adayları ile sık karşılaşılır. Şu şartları taşıyan hastaların rahimleri ameliyatla alınmadan gebe kalma ve çocuk sahibi olma şansı verilebilmektedir.
- Kanser çok erken evre yani mikroinvaziv kanser ise (Evre 1A1, 1A2) ve 2 cm'den küçük 1B1 olanlar: Bu durumdaki hastaların bazılarına sadece konizasyon işlemi yeterlidir (1A1), konizasyon rahim ağzından koni şeklinde bir parça alınmasıdır yani rahim ağzı tamamen alınmaz sadece orta dış kısmından bir parça alınır, ameliyat vajina yoluyla yapılır. Bu hastalar hamile kalmayı deneyebilir ve yüksek oranda bebek sahibi olabilirler.
Evre 1A2 ve 2 cm'den küçük tümörü olan 1B tümör olan bazı hastalara trakelektomi denilen ameliyat uygulanabilir. Trakelektomi sadece rahim ağzının alınması anlamına gelir, rahim ve vajina alınmaz. Bu nedenle hastanın hamile kalma şansı vardır ancak üstte bahsedilen konizasyon işlemi kadar yüksek oranda hamilelik elde edilemez. Konizasyon işleminde rahim ağzından sadece koni şeklinde bir parça alınırken, trakelektomi ameliyatında rahim ağzı tamamen alınır.
- 2 cm'den büyük ve lenf nodlarına veya başka organlara yayılmış kanser durumunda hastanın hamilelik şansı olamaz. Her hasta ve her hastalık farklıdır, bu nedenle hamilelik şansı vermek veya vermemek konusu hasta doktor arasında konuşularak birlikte karar verilmesi gereken bir konudur çünkü her iki durumun da farklı riskleri vardır.

YUMURTALIK (OVER) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
- Yumurtalık kanserinin bazı düşük riskli türlerinde sadece bir yumurtalığın ameliyatla alınması yeterli olabilmektedir, örneğin borderline tümörler, bazı germ hücreli ve seks-kord stromal tümörler... Bu durumda geriye tek yumurtalık ve rahim kaldığı için hastanın hamile kalma yani çocuk sahibi olma şansı vardır.
- Yüksek riskli yumurtalık kanserlerinde ise (örneğin seröz kistadenokarsinom), sadece kanser tek yumurtalıkta sınırlı ise ve düşük dereceli (düşük grade) ise ve karın içerisine hiçbir yayılma yoksa, bazı hastalarda tek yumurtalık alınarak hastaya gebelik şansı verilebilmektedir. İleri yaştaki hastalarda her zaman standart tedavi iki yumurtalığın ve rahmin hatta bazen lenf bezlerinin tamamen alınmasıdır. Genç yaştaki hastalar doktorları ile hamilelik şansı için kriterlerinin uyup uymadığını ve  bu kısıtlı tedavi yönteminin getirebileceği ek riskler konusunda konuşmalıdır.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Yumurtalık (Over) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ CİNSEL YOLLA BULAŞIR MI?

Cinsel ilişki ile bulaşabilen HPV virüsü rahim ağzı kanseri (serviks) kanseri ile ilgilidir. Rahim kanseri (endometrium kanseri) rahim ağzı kanserinden farklıdır ve HPV virüsü ile bir ilişkisi yoktur. Yumurtalık kanseri (over kanseri) de HPV virüsü ile ilişkili değildir.

HPV virüsü rahim ağzı (serviks) kanserlerinin çok büyük kısmının oluşmasından sorumludur. Virüs cinsel ilişki ile kadına bulaşır ve çoğunlukla kendiliğinden temizlenir, kalıcı olmaz. Eğer virüs kadın vücudunda kalıcı olursa öncelikle CIN gibi kanser-öncüsü lezyonlara yol açar, daha ileri yıllarda bu lezyonlar aşama aşama ilerleyerek rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Her HPV virüsü bulunan kadında rahim ağzı kanseri oluşmaz. Cinsel ilişki ile kadına bulaşan, kanser hücreleri veya kanserin kendisi değildir, sadece kansere sebep olan HPV virüsüdür. Aynı virüs cinsel ilişki ile sadece rahim ağzına değil; anüse, ağız içine, farenkse bulaşabilir. Rahim ağzı kanserinin oluşmasından sorumlu tek etken cinsel yolla bulaşan HPV virüsü değildir; sigara, erken yaşta ve çok kişi ile cinsel ilişkide bulunmak, çok fazla doğum yapmak gibi faktörler de rahim ağzı kanseri riskini arttıran faktörlerdir. Bazı rahim ağzı kanseri vakalarında HPV virüsü bulunmaz.

Rahim ağzı kanseri cinsel ilişki ile erkeğe bulaşır mı?
Rahim ağzı kanseri olan bir kadınla cinsel ilişkiye girmek kanserin erkeğe bulaşmasına neden olmaz. Kansere neden olan HPV virüsü erkeğe bulaşabilir ve erkekte siğil (kondilom) oluşumuna neden olabilir. Bu virüs erkeğe sadece kanser olan bir kadından değil HPV virüsünü taşıyan her kadından bulaşabilir. HPV virüsü taşıyan kadınların bir kısmında gözle görülebilen hiçbir lezyon veya hastalık yoktur. Cinsel ilişki ile veya başka bir temasla insanlar arasında bulaşabilen hiçbir kanser türü yoktur.

Yumurtalık kanseri cinsel yolla bulaşır mı?
Yumurtalık kanserinin HPV virüsü ile bir ilgisi yoktur. Yumurtalık kanseri olan bir kadınla cinsel ilişkiye giren erkeğin kanser veya başka bir hastalık kapma riskinde artış yoktur. Her cinsel ilişkide erkeğe bulaşabilen bazı hastalıklar vardır (hepatit gibi); bu hastalıklar kadında bulunmuyorsa yumurtalık kanseri bulunması erkek açısından ekstra bir risk teşkil etmez.


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM KANSERİ AMELİYATI

Rahim (uterus) kanserinde genellikle ilk olarak ameliyat uygulanır, daha sonra gerekirse diğer ek tedavi yöntemleri (kemoterapi ve ışın tedavisi) uygulanır. İlk olarak ameliyat uygulanmasının iki sebebi vardır:
- Rahim içerisinde bulunan ve varsa diğer organlara yayılmış olan kanser hücrelerinin tamamen vücuttan dışarı alınmasını sağlamak.
- Hastalığın yaygınlık düzeyini yani evresini belirlemek, bu sayede kemoterapi veya radyoterapiye gerek olup olmadığını netleştirmek.

Nadir durumlarda, örneğin hastanın ameliyat olamayacak kadar genel durumu kötü ise ameliyat tedavisi uygulanmadan diğer tedavi yöntemleri verilir.

Rahim kanseri ameliyatı nasıl yapılır?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki rahim ve rahim ağzı (serviks) kanseri farklı hastalıklardır ve burada anlatılan rahim kanseridir. Rahim ağzı kanseri hakkında bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Rahim kanserinin en sık görülen tipi endometrium kanseridir. Aşağıda anlatılanlar özellikle endometrium kanserine yöneliktir ancak rahimde oluşan diğer kanser türleri de benzer şekilde ameliyat edilir.
Rahim kanseri ameliyatı hem açık hem kapalı (laparoskopik veya robotik cerrahi) yöntemlerle yapılabilmektedir. Kapalı yöntemle uygulanan ameliyat hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Rahim kanseri ameliyatlarını jinekolojik onkoloji uzmanları yapar.

Açık yöntemle rahim kanseri ameliyatı:
Rahim kanseri ameliyatı açık yöntemle uygulandığında hemen her zaman karın ortasından dik kesi yapılır yani sezaryen gibi alttan yatay kesi yapılmaz. Ameliyat açık da yapılsa kapalı da yapılsa aynı organ ve dokular çıkartılır, yapılan ameliyat farklı değildir sadece yapılış yöntemi farklıdır. Rahim kanseri yani endometrium kanseri ameliyatında neler yapılır:
- Rahim alınır (histerektomi)
- Yumurtalıklar alınır (bilateral ooforektomi)
- Omentum denilen barsakların üzerini örten yağlı doku çıkartılır (omentektomi)
- Lenf bezleri çıkartılır (lenfadenektomi): Lenf bezleri her rahim kanseri ameliyatında çıkarılmayabilir. Çoğu merkez rahim içerisinde bulunan kanserli dokunun büyüklüğü, rahim duvarına invazyon derinliği ve derece (grade) gibi özelliklerine frozen incelemede bakarak lenf nodlarının çıkarılmasına karar verir. Bazı merkezler frozen yapmadan görüntüleme yöntemleri gibi başka şekilde değerlendirerek karar vermektedir. Frozen section ameliyat sırasında hızla yapılan bir patolojik incelemedir. Frozen sayesinde patolog kanserli dokunun türünü ve rahim içerisinde ne kadar yayıldığını değerlendirebilir. Frozen incelemesi ameliyat sırasında cerrahın hızla bilgi edinmesini sağlar ve buna göre ameliyatın kapsamına karar verilir ancak ameliyattan sonraki günlerde yapılan detaylı patoloji incelemesi daha ayrıntılı bilgi ve tam olarak evrenin belirlenmesini sağlar.

Rahim kanseri ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyat genellikle 2-5 saat arasında sürer. Sürenin bu kadar değişken olması öncelikle ameliyat sırasındaki bulgulara bağlıdır. Kanser rahim duvarına veya diğer organlara yayılmışsa ve lenf nodlarının alınması dahil kapsamlı bir ameliyat gerekecekse uzun sürer. Bazen rahim içerisinde küçük bir kanser odağı izlenir ve frozen incelemesine göre lenf nodlarının alınmasına gerek olmadığına karar verilir, bu durumda ameliyat 1-2 saat kadar kısa sürebilir.

Rahim kanseri ameliyatında ne tür riskler vardır?
Çoğu kanser ameliyatı gibi rahim kanseri ameliyatı da kapsamlı ve birden çok organı etkileyen bir ameliyattır. Bu nedenle rahime komşu organlar ile ilgili yaralanmalar meydana gelebilmektedir; bunlar en sıklıkla barsak, idar torbası (mesane), idrar yolları (üreter) ve karın içerisindeki her organ olabilir. Kanserin karın içerisinde başka bir organ üzerine yayıldığı görülürse o organın alınması gerekebilir, bu tür risklerle ilgili açıklamalar hastaya ameliyat öncesi yapılır. Ameliyat her zaman genel anestezi ile yapılır ve genel anestezi ile ilgili bazı riskler de olabilir, bunlar anestezi uzmanı tarafından hastaya anlatılır. Ameliyat sonrasında karın içerisinde veya ciltteki kesi yerinde enfeksiyon, kanama gibi durumlar meydana gelebilir. Rahim kanseri ameliyatı sırasında veya ameliyattan sonraki dönemde ölüm riski her ameliyatta olduğu gibi vardır ancak çok çok nadiren görülen bir durumdur. Ameliyata bağlı ölüm damar yaralanmalarına bağlı aşırı kanama veya kalpte ritm bozukluğu veya verilen kanlarla ilgili yan etkiler veya anestezi ile ilgili başka problemlere bağlı meydana gelebilir. Bu tür ciddi komplikasyonlara bağlı ölüm her ameliyatta vardır ancak rahim kanseri ameliyatlarında çok çok nadiren görülmektedir.

Rahim kanseri ameliyatı sonrasında cinsellik:
Rahim kanseri ameliyatında sadece rahim ve rahim ağzı alınır, vajina (hazne) yani cinsel ilişkinin gerçekleştiği kısım alınmaz. Bu nedenle cinsel ilişki ameliyat sonrası normal şekilde devam edebilir. Ancak cinsel ilişkinin başlaması için ameliyat sonrası 2 aya yakın bir süre geçmesi gerekir, doktorunuza danışmadan cinsel ilişkiye başlamamalısınız.

Rahim kanseri ameliyatından sonra iyileşme süreci:
Açık ameliyattan sonra bir haftada, kapalı (laparoskopik veya robotik) ameliyattan bir iki gün sonra hasta neredeyse tamamen iyileşmiş ve ağrıları tamamen geçmiş hale gelir. Bir hafta sonunda günlük işlerini rahatlıkla yapacak hale gelir ancak  çalışan kadınların işe başlaması için en azından bir kaç hafta geçmesi gerekir. Vajinal kanama (alttan kanama) veya lekelenme ameliyattan sonraki ilk günler az miktarda olabilir.

Rahim kanseri ameliyatından sonra kemoterapi ve radyoterapi:
Ameliyat sonrası hasta tamamen iyileştiğinde ve cilt kesisi tamamen kapandığında ek tedaviler başlayabilir, bu nedenle ek tedavi başlaması genellikle ameliyat sonrası bir iki hafta alır. Kemoterapi ve ışın tedavisi her hasta için gerekmez, bazı hastalarda sadece ameliyat yeterli olur, buna ameliyatta çıkan parçaların patoloji inceleme raporundaki duruma göre konsey karar verir. Kemoterapi ve radyoterapi hastalığın ileride tekrarlamasını (nüks, rekürrens) önlemek için ek tedavi olarak verilir. Tekrarlama riski çok düşük olan çok erken evre hastalıkta bunlar verilmez. Her evredeki hastalığın ameliyattan sonra tekrarlama riski vardır ancak ileri evrelerde bu risk daha yüksektir. Bazı hastalarda çok uzun yıllar veya asla nüks olmaz.

Ameliyat sonrası beslenme:
Hastaneden taburcu olduktan sonra hasta tansiyon, şeker gibi hastalıkları yoksa tamamen normal şekilde beslenebilir. Tansiyon, şeker veya kalp-damar hastalıkları olan hastalar bu hastalıklarına yönelik eskiden olduğu gibi beslenmeye devam etmelidir. Rahim kanseri hastaları çoğunlukla fazla kilolu hastalardır ve ameliyattan sonra beslenmelerine dikkat etmeleri, yürüyüş veya egzersiz gibi hareketli yaşam tarzı uygulayarak kilo vermeleri faydalı olacaktır. Rahim kanseri hastaları doğru beslenme ve hareketli yaşam sayesinde kilo vererek ileride olabilecek kalp damar hastalıklarından korummuş olurlar. Bunların dışında rahim kanseri olan veya ameliyat olan hastaların özellikle yemesi içmesi gereken veya sakınması gereken yiyecekler yoktur; her insan gibi normal sağlıklı beslenmesine devam etmelilerdir.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri
Tamamını >>

EVRELERE GÖRE RAHİM KANSERİ

RAHİM KANSERİ EVRELEMESİ
Rahim kanseri ve rahim ağzı (serviks) kanseri tamamen farklı kanser türleridir ve evreleme özellikleri de farklıdır. Bu yazıda rahim kanseri ve onun en sık türü olan endometrium kanserinden bahsedilecektir (endometrium ca).

Evre (stage) bir kanserin geliştiği organdaki büyüklüğü ve derinliği, komşu organlara yayılması ve vücuttaki uzak organlarda bulunması gibi faktörlerle belirlenir. Kısaca evre kanserin vücutta ne kadar yayıldığını gösterir.
Kanserin derecesi (grade) evreden farklı bir kavramdır, patolojik incelemedeki görüntü özellikleri ile belirlenir, kanserin vücutta yayılmasını göstermez. Evre ile karıştırılmamalıdır.

Aşağıda anlatılan evreleme endometrium kanseri evrelemesidir. Rahimde gelişen sarkom gibi diğer kanser türlerinin evrelemesi farklıdır. Rahim kanserlerinin çok büyük kısmı endometrium kanseri olduğu için burada endometrium kanseri evrelemesi anlatılmıştır. Endometrium kanseri halk arasında "rahim iç zarı kanseri" olarak  bilinir.

Rahim kanseri evresi nasıl belirlenir?
Rahim kanserinin (endometrium kanseri) evresi cerrahi olarak belirlenir. Ameliyat ile rahim, yumurtalık, lenf bezleri, omentum ve varsa şüpheli diğer organlardan alınan parçalar incelenir ve kanserin bu organlarda ne kadar yayıldığı belirlenerek evresi anlaşılır. Bu nedenle ameliyat öncesinde yapılan tahliller ve tomografiler veya ameliyat sırasında cerrahın yaptığı gözlem kanserin yayılımı ve evresi hakkında kesin bilgi vermez. Yayılımın durumu ve kaçıncı evrede olduğu ameliyat sonrası çıkan parçaların incelenmesi sayesinde patoloji raporunda belirtilir. Patoloji raporunda kanserin türü, derecesi, çıkarılan organlarda kanser izlenip izlenmediği ve en son olarak da kanserin evresi yazar.

Rahim kanseri hangi evrede olursa olsun bir engel olmadığı sürece hastaya ilk olarak ameliyat planlanır. Ameliyat hem evreyi belirlemiş olur hem kanserli dokuları çıkartarak tedavi sağlamış olur. Ameliyat sonrası gerekirse diğer ek tedaviler verilir. Nadiren ameliyat uygulanamayacak veya ameliyatı kaldıramayacak durumdaki hastalara öncelikle radyoterapi (ışın) ve kemoterapi gibi tedaviler verilir. Rahim kanseri ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Evrelere göre yaşam süresi:
Her kanserde evre yani vücuda yayılma arttıkça vücuttaki kanser hücrelerinin sıfırlanması zorlaşır, ileri dönemlerde tekrarlama (nüks, rekürrens) riski artar ve maalesef ortalama yaşam süresi azalır. Ancak rahim kanseri genel olarak başarılı tedavi yöntemleri olan ve yaşam süresi uzun olan bir kanser türüdür. Birçok rahim kanseri hastası ilerleyen yıllarda hayatını bu kanserden dolayı değil örneğin kalp krizi gibi başka bir hastalıktan dolayı kaybetmektedir. Rahim kanseri hastalarının önemli bir bölümü bu hastalıktan tamamen kurtulmaktadır yani tam kür elde ederek uzun yıllar hastalıksız yaşamaktadır.


EVRE 1 RAHİM KANSERİ (EVRE 1 ENDOMETRİUM KANSERİ)
Kanser rahim dışına yayılmamışsa, sadece rahimde bulunuyorsa birinci evre olarak tanımlanır (FIGO 2009 evreleme sistemi). Rahim duvarına yüzde 50'den az veya fazla invaze olmasına göre evre 1A ve evre 1B diye iki alt gruba ayrılır.
Rahim kanserlerinin (endometrium kanseri) çoğu birinci evrede tespit edilir. Teşhis anında erken evrede yakalanabilen kanserlerden birisidir. Evre 1 olduğu ancak ameliyatta çıkarılan organların ve parçaların patolojik incelemesi ile kesinleşir çünkü ameliyattan önce tomografi ve tahliller ile sadece rahimde bulunan bir kanser gibi görünse de ameliyatta çıkarılan lenf nodları ve diğer dokularda kanser tespit edilmesi aslında daha ileri evre olduğunu gösterebilir. Lenf nodlarına sıçrama yani metastaz genellikle tomografide fark edilemez.
Ameliyat sonrası patolojik inceleme raporunda evre 1 olduğu kesinleşmiş rahim kanseri (endometrium kanseri) derecesi yani grade'i ve diğer özelliklerine göre bazen ek tedavi (radyoterapi, ışın tedavisi)  alabilir. Derecesi düşük ve ek risk faktörleri içermeyen bazı evre 1 rahim kanserleri hiçbir ek tedavi almadan sadece ameliyat ile tedaviyi bitirmiş olur. Tedavi sonrası 3 aylık takiplerle izlem ve kontroller yapılır, zamanda kontroller seyrekleştirilir.
Evre 1 de olsa rahim kanseri ileriki yıllarda tekrarlama yani nüks gösterebilir ancak bazen çok uzun yıllar hatta hiç tekrarlama olmayabilir.

Genç yaşta tespit edilen evre 1 rahim kanserinde bazen çocuk istemi olan hastalarda ameliyat edilmeden sadece hormon tedavisi verilir. Amaç rahim ve yumurtalıkları almadan tedaviyi hormon (progesteron ilacı) ile sağlamak ve hastanın gebe kalabilmesine imkan tanımaktır. Evre 1'den daha ileri evrelerde bu mümkün  değildir. Evre 1 hastaların da hepsinde hormon tedavisi mümkün değildir, bazı kriterleri sağlaması gerekir. Bu tedaviye hasta ile konuşularak karar verilir. Ameliyat etmeden hastanın evre 1 olduğundan emin olmak için tomografi, emar veya pet gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır ve tümörün sadece rahim içerisinde olduğundan emin olunur. Rahim dışına yayılma şüphesi varsa hormon tedavisi mümkün değildir, ameliyat gerekir.

EVRE 2 RAHİM KANSERİ (EVRE 2 ENDOMETRİUM KANSERİ)
Rahim kanseri rahim içerisinden rahim ağzına yani servikse yayılmışsa ikinci evre olarak tanımlanır (servikal stromal invazyon, FIGO 2009 evreleme sistemi). Ameliyat sonucu patolojik olarak incelenen parçalarda lenf nodlarında ve diğer organlarda metastaz yani yayılma olmaması gereklidir, aksi halde daha ileri evreye geçer.
Evre 2 rahim kanserinde  ameliyat sonrası hastanın radyoterapi/kemoterapi gibi ek tedaviler alıp almayacağına hastanın ve kanser dokusunun özelliklerine göre konsey karar verir. Sıklıkla en azından radyoterapi/brakiterapi (ışın) tedavisi alırlar. Ek tedavi sonrası üç aylık aralarla kontroller ve takip yapılır.

EVRE 3 RAHİM KANSERİ (EVRE 3 ENDOMETRİUM KANSERİ)
Rahim kanseri komşu organlara (seroza, over, yumurtalık, tüpler, parametrium, vajen) veya lenf nodlarına yayılmışsa evre 3 olarak tanımlanır (FIGO 2009).
Evre 3A: Tümör seroza ve adnekslere yayılmıştır.
Evre 3B: Vajen veya parametrium tutulumu vardır.
Evre 3C: Pelvik (C1) ve/veya paraaortik (C2) lenf nodu tutulumu mevcuttur.
Ameliyat ile çıkarılan organların ve lenf nodlarının patolojik incelemesi sonrasında evre ve yayılım kesinleşir. Patoloji raporunda üçüncü evre olarak bildirilen rahim kanseri hastaları genellikle radyoterapi, brakiterapi, kemoterapi gibi ek tedaviler alır. Tedavi sonrası üç ayda bir kontroller ile takip edilir.
Evre 3 hastalığın ileride tekrar etme riski erken evrelere göre daha fazladır, doğal olarak ortalama yaşam süresi evre 1'e göre daha kısadır. Ancak rahim kanseri ileri evrelerde de tedavi uygulanabilen bir hastalıktır.

EVRE 4 RAHİM KANSERİ (EVRE 4 ENDOMETRİUM KANSERİ)
Kanser idrar torbası (mesane) ve barsak mukozasını tutmuşsa evre 4A olarak tanımlanır. Daha uzak organlara (akciğer veya karın içerisindeki diğer organlar), inguinal yani kasık bölgesindeki lenf nodlarına yayılım evre 4B olarak adlandırılır (FIGO 2009). Evre 4 rahim kanserinde mümkünse öncelikle ameliyat ve sonrasında kemoterapi ve radyoterapi (ışın) tedavisi uygulaması yapılır. Ameliyat mümkün değilse sadece kemoterapi ve ışın tedavisi uygulanır.

Evrelere göre belirtiler:
Rahim kanserinin erken evre veya ileri evre olduğunu hastada  bulunan belirti ve şikayetlere bakarak anlamak mümkün değildir. Karında şişlik, kanama, lekelenme, zayıflama hem erken hem ileri evrelerde görülebilen belirtilerdir. Rahim kanseri, rahim iç yüzünden kaynaklandığı için erken evrede de olsa genellikle adet kanaması gibi kanamaya neden olur; bu sayede hastalar kanama şikayeti ile doktora başvurur ve kanserin erken evrelerde yakalanma şansı artar.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri
Tamamını >>

RAHİM KANSERİ VÜCUDA YAYILIR MI? METASTAZ YAPAR MI?

Rahim kanseri denilince akla öncelikle rahim iç zarından gelişen endometrium kanseri gelir. Daha nadir görülen rahim kanserleri sarkomlardır.
Rahim kanseri ve rahim ağzı (serviks) kanseri tamamen farklı kanser türleridir, bu yazıda sadece rahim kanserinden bahsedilmektedir.

Metastaz kanserlerin geliştiği organ dışında uzak organlara yayılmasıdır. Kanserin uzaktaki bir organa yayılması kan damarları veya lenf damarları yoluyla kanser hücrelerinin gitmesi yoluyla olur.

Endometrium kanseri ve sarkomlar metastaz yapabilir mi?
Rahimden gelişen bütün malign (kötü huylu, halk arasındaki tabir ile: dişi) tümörler yani kanserler başka organlara yayılabilirler. Ancak uzak organlara yayılım her zaman görülmez. Rahim kanseri genellikle ilk teşhis anında uzak organlara ve lenf bezlerine yayılmamış olarak erken evrede tespit edilir. Kanser rahim içerisinden rahim ağzına kadar uzanmışsa ve başka bir organa gitmemişse bu 2. evredir. Lenf bezlerine yayılan rahim kanseri 3. evre, uzak organlara yayılan rahim kanseri 4. evre olarak adlandırılır. Rahim (endometrium) kanseri yaklaşık yüzde 80 oranında 1.evrede teşhis edilir; birinci evrede kanser sadece rahim içerisindedir; başka hiçbir organa , rahim ağzına ve lenf nodüllerine yayılmamıştır.
Uzak organlara yayılım yani halk arsındaki tabir ile sıçrama en sık akciğere olmakla beraber karın içerisindeki her organa (karaciğer, karın zarı, barsaklar) veya kemiğe ve diğer organlara olabilmektedir. Kanserin ilk oluşma aşamasından yayılmasına kadar geçen süre yani yayılma hızı konusu öncelikle histopatolojik tipine bağlıdır ve bu süre hakkında kesin bir şey söylemek imkansızdır. Ancak genellikle endometrioid endometrium kanseri diğer tiplere ve sarkomlara göre daha yavaş ilerler.

Rahim kanserinin vücuda yayılması tedaviyi değiştirir mi?
Rahim kanseri ilk teşhis anında vücuda çok fazla yayılmışsa ve hastanın genel durumu kötü ise bu durum bazen ameliyata engel teşkil edebilir; bu durumda kemoterapi ve radyoterapi gibi diğer tedavi yöntemleri uygulanır. Ancak yayılım tek bir bölgede ise ve ameliyatla çıkarılabilecek durumda ise bu durumda ameliyat uygulanabilir ve kemoterapi, radyoterapi tedavileri ameliyat sonrası verilir.
Bazen ameliyat öncesi tomografi veya emar (MR) gibi yöntemlerle yayılımın (sıçramanın) sadece lenf bezlerine olduğu izlenir. Bu durum akciğer, karaciğer, kemik gibi diğer organlara yayılmasından daha iyidir çünkü pelvik ve paraaortik bölgedeki lenf bezlerinin ameliyatla alınması daha kolaydır. Rahim kanseri sadece lenf nodüllerine yayılmışsa genellikle ilk tedavi olarak ameliyat uygulanır ve rahim, yumurtalık, lenf bezleri, omentum alınır, Ameliyat sonrasında patoloji raporunda yayılma teyit edilirse kemoterapi ve radyoterapi gibi ek adjuvan tedaviler verilir.

Vücuda yayılma durumunda yaşam süresi:
Metastaz yapmış yani vücuda yayılmış bir rahim kanserinin ileriki yıllarda tekrarlama (nüks etme) riski erken evre bir rahim kanserine göre daha fazladır. Teşhis sonrası ortalama yaşam süresi daha kısadır. Rahim kanserinin her evresinde tedavi başarı oranı diğer çoğu kansere göre yüksektir; ancak her hasta ve her hastalık farklıdır. Hastanın evresi ve vücuda yayılma durumu dışında tedavi başarısını etkileyecek başka faktörler de vardır: Hastanın yaşı, genel durumu, tümörün derecesi (grade), hastanın var olan diğer hastalıkları, tümörün patolojik tipi gibi...

İlgili Konular:
- Rahim Kanseri
Tamamını >>

JİNEKOLOJİK KANSERLERİN TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİ (KAPALI AMELİYAT)

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİNDE LAPAROSKOPİ YÖNTEMİ 

Laparoskopik cerrahi yöntemi yani diğer yaygın kullanılan ismi ile kapalı yöntemle ameliyat tekniği yıllar içerisinde yaygınlaşmış ve geniş kullanım alanı bulmuştur. Son yıllarda özellikle kadın hastalıkları ile ilişkili kanserlerin ameliyatı için de kullanılır hale gelmiştir. Kadın hastalıkları yani jinekoloji konusunda uzun yıllardır laparoskopi yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır; yumurtalık (over) kistleri, myomlar ve rahim alma (histerektomi) ameliyatı, tüp bağlama ameliyatları yaygın olarak kapalı yöntemle uygulanmaktadır. Rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinin tedavisinde yani jinekolojik onkoloji alanında laparoskopi yöntemi daha geç kullanılmaya başlansa da son yıllarda giderek yaygınlaşır hale gelmiştir. Sadece kadın üreme organları ile ilgili kanserlerde değil; diğer organlarla ilgili kanserlerde de laparoskopi yöntemi yani kapalı ameliyat yöntemi giderek yaygınlaşmaktadır (mide kanseri, barsak kanseri, rektum kanseri, böbrek kanseri, mesane kanseri gibi...) Onkolojik cerrahide laparoskopi gibi minimal invaziv cerrahi tedavi yöntemleri giderek yaygınlaşmaktadır.

Laparoskopik cerrahi yönteminde (kısaca LS) karına büyük bir kesi yapılmadan 3-4 adet küçük delikten karın içerisine uzatılan aletlerle ameliyat gerçekleştirilir. Laparoskopik ameliyatların nasıl yapıldığı konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ameliyat için açılan deliklerin yeri ve büyüklüğü aynı diğer ameliyatlarda olduğu gibidir genellikle; bir delik göbekte, bir kaç delik de karnın sağ ve dol kısmında olacak şekilde ameliyat yapılır. Deliklerin büyüklüğü yarım ve bir santimetre arasında değişir.

Kanser tedavisinde laparoskopinin avantajı:
Kapalı yöntemle yapılan ameliyat ile açık yöntemle yapılan ameliyat arasında sadece yapılış tekniği açısından fark vardır. Yani aynı organlar aynı şekilde çıkartılır ve değerlendirilir. Sonuç olarak aynı işlem yapılmış olur sadece kullanılan alet ve yöntemler değişir. Bu nedenle hastanın tedavisinin başarısı ve hastalığın tekrarlaması, yaşam süresi gibi konularda bir fark beklenmez. Ancak kapalı yöntemde hastanın karnına daha küçük kesiler yapıldığı için hastanın ameliyat sonrası ağrısı daha az olur, ayağa kalkması ve işlerini yapar hale gelmesi daha kısa sürer. Ameliyat süreleri her iki yöntemde benzerdir. Her iki yöntemde de genel anestezi uygulanır. Her iki yöntem de cerrahi açıdan benzer riskleri içerir; örneğin kanama, organ yaralanması, enfeksiyon gibi...

Kadın üreme organları kanserlerinde laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlar:
- Rahmin alınması (basit histerektomi, radikal histerektomi)
- Sadece rahim ağzının alınması (trakelektomi)
- Parametrektomi
- Yumurtalıkların alınması (ooforektomi), tüplerin alınması (salpenjektomi)
- Lenf nodlarının alınması yani lenfadenektomi (pelvik lend nodları, paraaortik lenf nodları)
- Omentektomi (barsakların üzerini örten yağlı dokunun alınması)
- Apendektomi (Bazı yumurtalık kanserlerinde yapılır.)
- Periton biyopsisi

Hangi kanserlerin tedavisinde laparoskopik ameliyat uygulanır?
Jinekolojik kanserler yani kadın üreme organlarından gelişen rahim kanseri (endometrium kanseri),  rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), yumurtalık kanseri (over kanseri) tedavisinde laparoskopik ameliyat yöntemi uygulanabilmektedir. Bir jinekolojik kanser hakkında karar verirken öncelikle ameliyat için uygun mu diye karar verilir, ameliyat için uygun ise açık ameliyata mı kapalı ameliyata mı uygun diye karar verilir. Çünkü her kanser hastası ameliyat tedavisine uygun değildir, bazılarında öncelikle radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi uygulanır.
Bir kanser hastasında ameliyat tedavisi uygun görülmüşse bu hasta için laparoskopi yani kapalı yöntem uygun mu diye değerlendirilirken dikkate alınan kriterlerden bazıları şunlardır:
- Hastanın kilosu
- Hastanın diğer hastalıkları
- Hastanın daha önce geçirdiği cerrahi operasyonlar
- Kansere ait kitlenin büyüklüğü ve yeri, karın içerisinde yaygınlık derecesi

Rahim (endometrium kanseri) tedavisinde laparoskopi:
Laparoskopi yani kapalı yöntemin en yaygın kullanıldığı jinekolojik kanser endometrium kanseridir. Endometrium kanserinin evresinin belirlenmesi ameliyat ile çıkarılan dokuların patolojik değerlendirmesi sonucunda yapılır; bu nedenle laparoskopi yöntemi ile rahim, yumurtalık, tüpler, omentum, lenf bezleri çıkarılır. Bu dokuların hepsi her ameliyatta çıkarılmayabilir, kanserin türüne ve hastanın diğer özelliklerine göre bu karar değişebilir. Laparoskopi yöntemi bazı hastalarda uygun olmayabilir, bu durumda açık ameliyat ile de aynı organ ve dokular çıkarılabilir. Bazen kapalı ameliyat sırasında çeşitli nedenlerle açık yönteme geçmek gerekebilir.

Rahim ağzı (serviks) kanserinde laparoskopi:
Rahim ağzı yani serviks kanseri tedavisinde bazen ameliyat, bazen ışın (radyoterapi) ve kemoterapi kullanılabilmektedir. Eğer ameliyat tedavisi uygun görülmüşse genellikle radikal histerektomi ve lenf nodlarının alınması (lenfadenektomi) uygulanır. Radikal histerektominin normal basit histerektomiden farkı rahim etrafındaki dokunun rahimle birlikte daha geniş şekilde çıkarılması (parametrektomi) ve vajinanın üst kısmının alınmasıdır (vajenektomi). Bu nedenle normal basit histerektomiye göre ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında daha fazla riskler içerir. Radikal histerektomi ameliyatı açık veya kapalı yöntemle yapılabilmektedir, hangi yöntemin hangi hastaya uygun olacağına muayene, tümörün büyüklüğü, hastanın kilosu, hastanın diğer hastalıkları gibi bir çok özellik değerlendirilecek karar verilir. Bazen kapalı ameliyat sırasında çeşitli nedenlerle açık yönteme geçmek gerekebilir.
Rahim ağzı kanserinde tümör boyutu küçükse bazen rahim tamamen alınmadan sadece rahim ağzı alınabilmektedir, bu işleme trakelektomi denir.

Yumurtalık (over) kanserinde laparoskopi:
Yumurtalıklarda kanser süphesi içeren bir kist veya kitle varsa bazı durumlarda laparoskopi yani kapalı yöntemle alınarak patolojik değerlendirmesi yapılabilir. Eğer kistin patolojik değerlendirmesi sonucunda kanser olduğu belirtilirse ameliyata rahim alınması, lenf bezlerinin alınması, omentum alınması gibi ek işlemler eklenebilir. Kistte kanser özelliği izlenmezse genellikle bu ek işlemler eklenmez ancak hastanın özelliklerine göre bu kararlar değişebilir. Bazen kapalı ameliyat sırasında çeşitli nedenlerle açık yönteme geçmek de gerekebilir.

(UK)

İlgili Konular:
- Laparoskopi (Kapalı Ameliyat)
- Laparotomi (Açık ameliyat)
Tamamını >>

RAHİM KANSERİ (ENDOMETRİUM KANSERİ)

Rahim kanseri nedir?
Resmi büyütmek için tıklayın
Rahim kanseri terimiyle tek bir kanser türü değil, birden çok çeşit olabilen ve rahim dokularından gelişen kanserler ifade edilmektedir. Ancak en sık görülen tip olan endometrium kanseridir, bu nedenle rahim kanseri denildiğinde genellikle bu tip kastedilir. Endometrium rahmin iç yüzündeki boşluğu döşeyen zardır, bu nedenle endometrium kanserine halk dilinde rahim içi kanseri veya rahim iç zarı kanseri de denir. Uterin sarkomlar rahim kanserlerinin diğer tiplerini oluştururlar.

Rahim kanseri ve rahim ağzı (serviks) kanseri tamamen farklı grup kanserlerdir, bu ikisi karıştırılmamalıdır. Bu iki kanser türü sebepleri, genel özellikleri, tedavileri gibi birçok açıdan tamamen farklılık gösterirler, bu nedenle rahim kanseri ifadesi rahim ağzı kanserlerini içermez. Sağdaki resimde rahim (uterus) ve rahim ağzı (serviks) farklı bölgeler olarak izlenmektedir.

Eş anlamlı terimler şu şekide özetlenebilir:
Rahim kanseri = Uterin kanserler = Uterus kanserleri (En sık tipi endometrium kanseri)
Rahim ağzı kanseri = Serviks kanseri (En sık tipi squamöz hücreli karsinom)

Belirtileri:
Rahim kanserlerinin en önemli ve sık görülen belirtisi vajinal kanamadır. Köken aldığı yer nedeniyle kolayca vajinal kanamaya neden olabilmesi bu kanserlerin iyi bir özelliğidir çünkü bu sayede hastanın doktora erken başvurmasına ve genellikle erken evrede tanı almasına neden olur. Rahim kanseri genellikle menopozda olan kadınlarda görüldüğü için bu kanama hemen dikkat çeker ve hasta yıllar sonra ilk defa adet kanaması oldum şeklinde şikayetle doktora başvurur. Bunun dışında daha nadiren aşırı kilo kaybı, ağrı, akıntı gibi şikayetler de görülebilir. Hiçbir belirti olmadan muayene sırasında şüphelenildiği veya biyopsi sonrasında teşhis konulduğu da sık olur.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda endometrium kanseri daha sık görülür.
- Aşırı kilo
- İnfertilite
- Polikistik over hastalığı (PCOS), anovulasyon
- Hiç doğum yapmamış olmak
- Geç menopoz (menopoza normalden daha ileri yaşta girmek)
- Meme kanseri nedeniyle tamoksifen tedavisi almak endometrium kanseri riskini arttırır

Teşhis:
Rahim kanserlerinin en yaygın tipi olan endometrium kanserinin kesin tanısı genellikle biyopsi (endometrial biyopsi, küretaj, rahim içerisinden parça alma) işlemi ile konur. Alınan parçanın histopatolojik olarak incelenmesi neticesinde kanser varlığı ve türü belirlenir. Muayene, ultrasonografi, tomografi veya MR gibi yöntemler kesin teşhis koydurmaz, sadece şüphe yaratabilir.
Bazen de başka nedenlerle yapılan rahim ameliyatı (histerektomi) sonrasında patolojik incelemede rahim kanseri olduğu belirtilir.

Tedavi:
Rahim kanserlerinin (uterin kanserlerin)  türüne ve histolojik tipine göre, evresine göre ameliyat, radyoterapi, kemoterapi yöntemleri çeşitli kombinasyonlar halinde uygulanır. En sık ve genellikle ilk uygulanan tedavi yöntemi ameliyattır. Ameliyatta rahim, yumurtalık, lenf bezleri gibi dokular alınarak evreleme işlemi sıklıkla uygulanır. Ameliyat genellikle açık yöntemle uygulanır ancak bazen kapalı (laparoskopik) yöntemle veya robotik cerrahi yöntemi ile de uygulanabilmektedir. Ameliyat süresi uygulanan tekniğe ve duruma göre çok değişkenlik gösterebilir, süre genellikle 2-5 saat arasında değişir. Ameliyat hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Ameliyat sonrasında patolojik incelemeye göre hastalığın evresi belirlenir. Patoloji sonucunda belirlenen kanserin tipine göre ve evresine, derecesine (grade) göre ek olarak kemoterapi (KT) ve radyoterapi (RT, ışın tedavisi) verilir. Bazı tiplerde ve erken evrelerde ameliyattan sonra hiçbir ek tedavi gerekmez. Hormon tedavisi (progesteron hormonu) da endometrium kanserinde uygulanan yöntemlerden birisidir.
Endometrium kanseri genellikle erken evrede yakalanan bir kanser türü olduğu için başarı oranı yüksektir.

Rahim kanseri ameliyatı sonrasında:
Hastalar ameliyat ve uygulanan diğer tedaviler sonrasında düzenli aralıklarla kontrole çağırılırlar. Kontroller genellikle ilk başta 3 ay aralarla başlar daha sonra seyrelerek devam eder. Kanama ameliyattan sonra ilk günlerde olabilir sonra tamamen kesilir. Uzun süre devam eden kanama ve uzun bir aradan sonra tekrar başlayan kanama mutlaka doktora başvurmayı gerektirir. Hasta genellikle ameliyattan sonra en geç bir hafta içerisinde taburcu olur. Hasta hastaneden taburcu olduktan sonra başka bir hastalık veya ek problem yoksa normal şekilde beslenebilir. Cinsel ilişki başlaması için genellikle ameliyatın üzerinden 2 ay geçmesi gerekir, doktorunuz izin vermeden cinselliğe başlamamalısınız. Rahim kanserlerinde uygulanan ameliyatlarda vajen dokusu alınmadığı için cinsellikle ilgili probleme neden olmaz. Radyoterapi (ışın tedavisi) vajinal kuruluğa neden olabilir.

Tarama ve Önleme:
Rahim ağzı kanserini önlemek için uygulanan smear testi benzeri bir tarama önleme yöntemi rahim kanserlerinde yoktur. HPV aşısı gibi bir önleyici aşı yoktur, HPV aşısı rahim kanserinden değil rahim ağzı (serviks) kanserinden koruma amaçlı uygulanır.

ENDOMETRİUM KANSERİ
Uterin kanserler (rahim kanserleri) içerisinde en sık görülen tip endometrium kanseridir. Aynı zamanda en sık görülen jinekolojik kanserdir. Genellikle menopoz dönemindeki kadınlarda görülür, ortalama görülme yaşı 60 civarındadır. Endometrium kanserinin çeşitli histopatolojik tipleri vardır, en sık görülen tipi endometrioid adenokanserdir. Bunun dışında berrak hücreli karsinom, squamöz karsinom, müsinöz karsinom, seröz karsinom, andiferansiye karsinom gibi nadir tipler vardır.

Endometrium kanserinde evreleme (FIGO 2009):
Evreleme cerrahi olarak yani ameliyatla yapılır, ameliyatta çıkarılan parçaların patolojik incelemesi ile evre belirlenir. Rahim kanseri evreleri hakkında daha ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Evre 1A: Tümör uterin korpusta sınırlıdır, myometrial invazyon yok veya yüzde 50'den azdır.
Evre 1B: Tümör uterin korpusta sınırlıdır, myometrial invazyon yok veya yüzde 50'den fazladır.
Evre 2: Servikal stromal invazyon vardır, uterus dışında yayılım yoktur.
Evre 3A: Tümör seroza ve adnekslere yayılmıştır.
Evre 3B: Vajen veya parametrium tutulumu vardır.
Evre 3C: Pelvik (C1) ve/veya paraaortik (C2) lenf nodu tutulumu mevcuttur.
Evre 4A: Mesane veya barsak mukozası tutulmuştur.
Evre 4B: İntraabdominakl organlara metastaz, inguinal lenf nodu tutulumu, uzak metastaz.

UTERİN SARKOMLAR
Sarkomlar tüm uterus kanserlerinin yaklaşık yüzde 5'ini oluştururlar. En sık görülen 3 tip:
- Karsinosarkom (Malign mix müllerian tümör, MMMT)
- Leiomyosarkom (LMS)
- Endometrial stromal sarkom


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri Ameliyatı
- Evrelere Göre Rahim Kanseri
- Rahim Kanseri Vücuda  Yayılır Mı?
- Rahim Kanseri Kan Tahlili, Ultrason ve Smear Testinde Belli Olur Mu?
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri Olanlar Hamile Kalabilir Mi?
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri Genetik Mi?
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Yumurtalık (Over) Kanseri
- Jinekolojik Onkoloji - Jinekolojik Onkolog
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>
Şu an sitede   ziyaretçi var. Haritada izle >>
"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 2 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"