EVRELERE GÖRE YUMURTALIK (OVER) KANSERİ

Yumurtalık kanseri (over) kanseri, rahim kanserinin aksine genellikle ileri evrede saptanan bir kanserdir, hastaların çoğu ilk teşhis anında evre 3'tedir. Bu nedenle sık metastaz yapan yani yayılma özelliği fazla olan bir kanser olarak tanımlanabilir.

Yumurtalık kanseri nerelere metastaz yapar:
- En sık karın içi organlara, karın zarına ve lenf nodlarına yayılır. Karın içerisinde her organa metastaz (yayılma, sıçrama) gösterebilir. Kalın barsak (kolon, rektum), karın zarı (periton), omentum, diafram peritonu, karaciğer, dalak en sık metastaz saptanan yerlerdir. Bunların dışında mideye, böbreğe, pankreasa, büyük damarlara komşu metastazlar izlenebilir.
- Karın içerisinde bulunan pelvik ve paraaortik lenf nodlarına metastaz sık rastlanır ancak karın dışında, örneğin kasıkta bulunan lenf nodlarına metastaz nadir görülür. Bu bölgeye metastaz dördüncü evre anlamına gelir (inguinofemoral lenf nodlarına metastaz)
- Nadiren rastlanan metastaz bölgeleri: Vücutaki diğer lenf nodları (supraklavikular, kardiyofrenik), akciğer, meme, kemik, beyin...

Evre (stage) bir kanserin geliştiği organdaki büyüklüğü ve derinliği, komşu organlara yayılması ve vücuttaki uzak organlarda bulunması gibi faktörlerle belirlenir. Kısaca evre kanserin vücutta ne kadar yayıldığını gösterir.
Kanserin derecesi (grade) evreden farklı bir kavramdır, patolojik incelemedeki görüntü özellikleri ile belirlenir, kanserin vücutta yayılmasını göstermez. Evre ile karıştırılmamalıdır.

OVER KANSERİ EVRELEMESİ (FIGO 2014):
Evre 1: Kanser bir veya her iki overdedir ve over içinde sınırlıdır. Over dışında hiçbir organa, lenf nodlarına ve karın içerisine yayılmamıştır.
Evre 1a: Kanser sadece bir overdedir ve over içinde sınırlıdır.
Evre 1b: Kanser her iki overdedir ve overler içinde sınırlıdır.
Evre 1c1: Overdeki kanserli kist ameliyat sırasında patlayarak içeriği karın içerisine temas etmiştir.
Evre 1c2: Ameliyattan önce tümör kapsülü rüptüre olmuştur veya over yüzeyinde tümör vardır.
Evre 1c3: Batın içerisinden alınan yıkama sıvısı örneği veya asit örneğinde kanser hücresi izlenmiştir.

Evre 2: Kanser pelvis içerisine yayılmıştır, karın içerisine yayılım yoktur.
Evre 2a: Uterus (rahim) ve tüplere yayılım vardır.
Evre 2b: Mesane veya rektuma yayılım vardır.

Evre 3: Kanser retroperitoneal lenf nodlarına veya karın içerisine yayılmıştır.
Evre 3a1: Pelvik veya paraaortik lenf nodlarına yayılım vardır.
Evre 3a2: Pelvis üstünde karın içerisine yayılım vardır ama mikroskopik boyuttadır.
Evre 3b: Pelvis üstünde, karın içerisine yayılım vardır ve boyutlar 2 cm'den küçüktür.
Evre 3c:  Pelvis üstünde, karın içerisine yayılım vardır ve boyutlar 2 cm'den büyüktür

Evre 4: Plevral sıvıya ve uzak organlara parankimal metastazlar vardır.
Evre 4a: Plevral sıvıda pozitif sitoloji.
Evre 4b: Karaciğer ve dalakta parankimal metastaz. Akciğer veya diğer uzak organlara metastaz. İnguinofemoral (kasık) lenf nodları ve diğer ekstraabdominal lenf nodlarına metastaz.

Yumurtalık kanseri evresi nasıl belirlenir?
Yumurtalık kanserinde cerrahi evreleme geçerlidir yani ameliyat sırasında çıkarılan parçalar patoloji bölümünde incelenir ve hangi organlara ne kadar yayıldığı buna göre tespit edilir. Yumurtalık kanseri ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
 Ameliyattan önce tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri ile yayılmamış gibi görünen over kanseri ameliyatta alınan parçaların incelenmesi neticesinde yayılmış olarak tanımlanabilir, bu nedenle cerrahi ve patolojik evreleme kesin sonucu verir. Muayene ve tomografi gibi yöntemler hastalığın kaçıncı evrede oduğu hakkında fikir verebilir ancak kesin evre ameliyattan sonra belirlenebilir.
Ameliyat sırasında bazı parçalar hızlı histopatolojik inceleme için patoloji bölümüne gönderilebilir, buna frozen inceleme denir, ameliyatın genişliğine karar vermede önemlidir. Detaylı ve kesin patoloji sonucu ameliyattan sonraki haftalarda rapor edilir, kesin evreyi, kanserin türünü ve diğer detaylı özelliklerini veren bu final patoloji raporudur.

Evrelere göre yaşam süresi:
Her kanserde olduğu gibi evre ilerledikçe yaşam süresi beklentisi azalır, tekrarlama (nüks) daha erken olur. Over kanseri genellikle ileri evrelerde (çoğunlukla 3. evrede) yakalanan bir kanser olmasına rağmen cerrahi ve kemoterapi kombinasyonu ile başarılı şekilde tedavi edilebilen bir kanserdir. Her hasta ve her hastalık farklıdır, bu nedenle her hasta için standart bir tedavi başarısından veya standart bir yaşam süresinden bahsedilemez. Ancak şu kesindir ki, ileri evre de olsa ameliyat ile tümör ne kadar çok temizlenmişse başarılı tedavi oranı yani yaşam süresi o kadar artmaktadır. Kemoterapi ilaçları ve etki mekanizmaları da yıllar içerisinde gelişmektedir, ileri yıllarda çok daha etkili ilaçlar kullanıma girecektir.

EVRE 1 OVER (YUMURTALIK) KANSERİ:
Patoloji sonucuna göre kanserin birince evrede olduğu tespit edilmişse kanser sadece yumurtalıklara sınırlı demektir (karın için sıvıda kanser hücresi olabilir, bu durumda evre 1c olur). Konsey kararı ile hastaya kemoterapi gerekip gerekmeyeceğine karar verilir. Kanser sadece yumurtalıklarda bulunuyorsa, karın içi sıvı sitolojisinde kanser yoksa (negatif sitoloji) hastaya genellikle kemoterapi verilmez. Kemoterapi kanserin türü, derecesi, yayılım özellikleri gibi birçok faktöre göre konsey (heyet) tarafından kararlaştırılır. Hastalar ameliyattan sonra 3 aylık aralarla kontrol muayeneleri ile takipte kalırlar.

EVRE 2 OVER (YUMURTALIK) KANSERİ
Patoloji raporunda ikinci evre yumurtalık kanseri testpit edilen  hastalar genellikle konsey kararı ile kemoterapi alırlar. Genellikle 6 kür olan kemoterapi sonrasında hastalar takip altına alınırlar, 3 ayda bir muayene ile kontrol yapılır.

EVRE 3 OVER (YUMURTALIK) KANSERİ
Lenf nodlarına ve karın zarına yayılım bu evreyi gösterdiği için over kanseri en çok üçüncü evrede yakalanır. Ameliyat sırasında amaç karın içerisinde izlenen bütün kanser odaklarınınn tamamen temizlenmesidir, hedef gözle görülebilecek kanser odağı bırakmamaktır. Karın içerisine yayılmış olan kanser odakları (sıçrama alanları) tamamen temizlenemiyorsa bile mümkün olduğunca azaltılmaya çalışılmalıdır (debulking veya sitoredüktif cerrahi). Ameliyat sonrası karın içerisinde ne kadar az tümör odağı kalırsa kemoterapiye cevap ve yaşam süresi o kadar iyi olacaktır, nüks (tekrarlama) o kadar geç olacaktır. Üçüncü evre yumurtalık kanseri olan hastalar bir kontrendikasyon yoksa, konsey kararı ile hemen her zaman kemoterapi alırlar.
Üçüncü evre olduğundan şüphelenilen ve karında çok fazla yayılım olduğu için ameliyatla temizlenemeyeceği düşünülen bazı hastalara ameliyat öncesi kemoterapi verilerek kanser odakları azaltılır ve daha sonra ameliyat yapılarak temizlenir. Ameliyattan önce verilen bu kemoterapi uygulamasına neoadjuvan kemoterapi denir.

EVRE 4 OVER (YUMURTALIK) KANSERİ
Plevral sıvı poztifiliği ve parankimal organ metastazı, karın dışı lenf nodlarına yayılım gibi dördüncü evre metastazları nadir rastlanır. Hasta dördüncü evrede de olsa, mümkünse ve bir kontrendikasyon yoksa, kanser odaklarını maksimum küçültmek amacıyla ameliyat (sitoredüktif cerrahi) uygulanabilir. Konsey kararı ile kemoterapi ilaçları ve süresi belirlenir. Yaşam süresi diğer evrelere göre daha kısadır.

Evrelere göre belirtiler:
Üçüncü ve dördüncü evre gibi ileri evrelerde genellikle karında şişlik (aşırı derecede sıvı, asit birikmesine bağlı) olur ancak yine de belirtilere bakarak evreyi tahmin etmek yanıltıcı olabilir; erken evrede de kitlenin biyüklüğü gibi nedenlerle karında şişlik olabilir.


İlgili Konular:
- Yumurtalık (Over) Kanseri
Tamamını >>

YUMURTALIK (OVER) KANSERİ AMELİYATI

Muayene, ultrason, tomografi, MR ve kan tahlilleri sonuçlarına göre yumurtalık kanserinden şüphelenilen durumlarda genellikle öncelikle ameliyat planlanır çünkü kesin teşhis ancak ameliyatla çıkarılan parçanın patoloji bölümünde incelenmesi ile konur. Patolojik inceleme 2 şekilde olur genellikle:
1- Ameliyat sırasında yapılan hızlı patoloji incelemesi (frozen): Ameliyat sırasında çıkarılan kist veya kitle hızlı şekilde incelenerek kanser olup olmadığı söylenir, cerrah buna göre ameliyatın kapsamını belirler. Sonuç kanser olarak bildirilirse cerrahın daha fazla organ ve lenf nodlarını çıkarması gerekebilir.
2- Ameliyattan sonraki günlerde yapılan detaylı patoloji incelemesi (final patoloji, nihai patoloji): Bu inceleme ile parçanın kanser olduğu ve kanserin hangi türü olduğu, türü, derecesi diğer özellikleri detaylı olarak belirlenebilir.

Yumurtalık (over) kisti ameliyatı genellikle açık ameliyat (laparotomi) şeklinde planlanır ve genellikle karın ortasında dikine bir kesi yapılır. Kapalı (laparoskopik) yöntem yumurtalık kanserlerinde rahim kanserlerine kıyasla daha nadir kullanılır, kapalı yöntem hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yumurtalık kanseri ameliyatında neler yapılır:
- Karın içerisindeki sıvıdan (asit) veya yıkama sıvısından sitolojik değerlendirme için örnek alınır.
- Kanser olduğundan şüphelenilen kist veya kitle çıkarılır. Bu işlem sırasında genellikle kisti bulunduran yumurtalık tamamiyle alınır.
- Hastanın yaşına ve şüpheli kitlenin özelliklerine göre sağlam olan diğer yumurtalık ve hatta rahim, tüpler hepsi birlikte alınabilir. Menopoz dönemindeki hastalarda genellikle hepsi birlikte alınır, genç hastalarda bazen hepsi alınmayabilir ancak zorunlu hallerde genç hastalarda da rahim dahil bütün organlar alınabilir.
- Barsakların üzerini örten, omentum adı verilen yağlı doku alınır: Omentektomi
- Kanserin histopatolojik türü, karın içerisinde yayılması ve diğer bazı özelliklerine göre karar verilerek lenf nodları alınabilir: Pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu (lenfadenektomi)
- Karın içerisindeki diğer organlar üzerinde kanser izleniyorsa, organ üzerindeki kanserli kısım veya organın tamamen alınması gerekebilir: Kalın barsak (kolektomi), rektum, ince barsak, dalak (splenektomi), mide, diafram, pankreas gibi organlar...
- Barsakların (kolon, rektum) alınması gerekirse bazen barsak ucu karın duvarına ağızlaştırılır, yani karın ön kısmına torba yerleştirilerek dışkının buraya çıkması sağlanır (kolostomi). Bu torba bazen bir kaç ay sonra kapatılır ve dışkılamanın tekrar makattan olması sağlanır; bazen bu torba ömür boyu kalıcı olarak kalır.

Ameliyat ne kadar sürer?
Yumurtalık  (over) kanseri ameliyatı genellikle 2-5 saat arasında sürer. Ameliyat süresi kistin türüne ve bu türe göre belirlenecek ameliyatın kapsamına göre değişebilir. Ayrıca karın açılmadan içeride tümörün ne kadar yaygın olduğu her zaman bilinemeyebilir, bu nedenle ameliyatın kaç saat süreceğini ameliyat başlamadan kestirmek mümkün değildir. Bazen 8-10 saat kadar uzun süren ameliyatlar da olabilmektedir.

Ameliyatın riskleri:
Barsak, idrar torbası, idrar yolları (üreter) ve karın içerisinde bulunan her organda yaralanma riski  vardır çünkü yumurtalık kanseri ameliyatı bütün karın içerisini ilgilendiren geniş kapsamlı bir ameliyattır. Barsak yaralanması veya barsakların kısmen alınması nedeniyle karına torba bağlanması (kolostomi açılması) gerekebilir. Küçük veya büyük damarlarda yaralanma olabilir, buna bağlı aşırı kanama riski olabilir.  Bunların dışında genel anestezi ile ilgili riskler olabilir.

Ameliyat sonrası iyileşme süreci:
Ameliyat açık yöntemle yapılmışsa hasta en geç bir haftada ağrıları çok azalmış ve günlük işlerini rahat yapabilir hale gelir. Kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda iyileşme bir iki günde gerçekleşebilir. Çalışan hastaların işlerine dönmesi en erken 2-3 hafta kadar sürer, ameliyat sonrası kemoterapi gibi ek tedaviler gerekirse bu süreç daha da uzun sürebilir.

Ameliyattan önce kemoterapi verilmesi:
Yumurtalık kanseri karın içerisine çok fazla yayılmışsa (metastaz fazla ise) ve ameliyat ile tamamen temizlenemeyeceği düşünülüyorsa, bu durumda ameliyattan önce kemoterapi verilerek kanser odaklarının küçülmesi sağlanır, bu sayede kemoterapiden sonra yapılacak ameliyatta kanserin tamamen temizlenebilmesi amaçlanır. Ameliyattan önce kemoterapi verilmesine neoadjuvan kemoterapi denir.
Neoadjuvan kemoterapi daha nadir bir uygulamadır, sıklıkla önce ameliyat uygulanır ve ameliyattan sonra gerekli olan hastalara kemoterapi verilir.

Ameliyattan sonra kemoterapi verilmesi:
Yumurtalık kanseri ameliyatı sonrasında kemoterapi her hastaya verilmez. Karın içerisinden çıkarılan her parçanın patoloji bölümünde incelenmesi ile kanserin türü, alt tipi, derecesi (grade), yaygınlığı, evresi (stage) ve diğer özellikleri belirlenir. Bu özelliklere ve evresine göre heyet tarafından kemoterapi gerekliliği konusunda karar verilir. Heyette genellikle jinekolojik onkoloji uzmanı, tıbbi onkoloji uzmanı, radyasyon onkolojisi uzmanı, patoloji uzmanı, radyoloji uzmanı gibi çeşitli branşlardan hekimler bulunur. Erken evrede ve düşük dereceli olan kanserler için kemoterapi gerekli görülmeyebilir, bu hastalar için sadece ameliyat yeterlidir.

İkinci veya üçüncü kere yumurtalık kanseri ameliyatı gerekebilir mi?
İlk ameliyattan sonra hastalar 3 ayda bir kontroller ile takibe alınır. Bu takiplerde amaç tekrarlama olursa erkenden fark edebilmektir. bazı hastalarda hiçbir zaman tekrarlama (nüks) olmaz iken bazı hastalarda erken veya çok ileri yıllarda tekrarlama olabilmektedir. Kanser pelviste yani ameliyattan önce rahim ve yumurtalıkların bulunduğu bölgede tekrarlayabileceği gibi karının daha üst kısımlarında, lenf nodları bölgelerinde veya başka bir organda tekrarlayabilir. Tekrarlama bölgesi ve sayısına, genişliğine göre, hastanın genel durumuna göre bazen ikinci ameliyatla o bölgedeki kanserli doku çıkarılır, bazen ise kemoterapi uygulanır. Bu tekrarlamalar (nüks, rekürrens) nedeniyle bazı hastalara ilerleyen yıllarda ikinci hatta üçüncü kez ameliyat (cerrahi) veya kemoterapi gerekebilmektedir.


İlgili Konular:
- Yumurtalık (Over) Kanseri
Tamamını >>

YUMURTALIK KANSERİ SMEAR TESTİ, KAN TAHLİLİ VE ULTRASONDA BELLİ OLUR MU?

Yumurtalık (over) kanseri smear testinde belli olur mu?
Smear testi, esas olarak rahim ağzı kanserini yani serviks kanserini önlemeye, erken aşamalarda yakalamaya yönelik yapılan bir testtir. Rahim kanseri, rahim ağzı kanserinden farklıdır ve smear testi ile önlenemez. Yumurtalık (over) kanseri de smear (simir, smır) testi ile ilgisi olmayan bir kanserdir; yumurtalık kanseri smear testi sonuç raporunda görülemez. Rahim ve yumurtalık kanserini önlemeye yönelik, smear testine benzer bir test henüz geliştirilmemiştir.

Yumurtalık (over) kanseri kan tahlilinde belli olur mu?
Yumurtalık kanserlerinde bazı tümör markerlerı (tümör belirteçleri, ca değerleri) yükselebilmektedir ancak bunların her zaman yükselmesi gerekmez. Aynı tür yumurtalık kanseri olmasına rağmen bazı hastalarda tümör markerlerı yüksek olabilirken, bazı hastalarda normal olabilmektedir.

Hangi tür yumurtalık kanserinde hangi tümör markerları (tümör belirteçleri, ca değerleri) yükselir:
- Seröz karsinom: CA 125 ve bazen diğerleri
- Müsinöz karsinom: CA 19-9, CEA ve bazen diğerleri
- Germ hücreli over tümörleri: LDH, AFP, HCG ve bazen diğerleri
- Seks kord-stromal tümörler: İnhibin, AMH, Östrojen ve bazen diğerleri
- Endodermal sinüs tümörü: Öncelikle AFP ve bazen diğerleri
- Koryokarsinom: Öncelikle HCG ve bazen diğerleri
- Embriyonal karsinom: AFP, HCG, LDH
- Poliembriyoma: AFP ve HCG
- Granüloza hücreli tümör: İnhibin, Testosteron, Östrojen
- Sertoli-Leydig Hücreli Tümör: İnhibin, Testosteron, Androstenedion, Östrojen

HE4 (Human epididymis secretory protein 4): Yeni bir tümör belirtecidir ve over kanserlerinde sıklıkla yükselmektedir.

CA15-3: Esas olarak meme kanserinde yükselen bir antijen olmasına rağmen over kanserinde de sıklıkla yükselir.

Yumurtalık (over) kanseri ultrasonda belli olur mu?
Ultrason, tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri yumurtalıklarda veya karında bir kitle veya kist olduğunu gösterebilir ancak bu kitlenin kesin olarak kanser (kötü huylu, malign) veya iyi huylu (benign) olduğunu gösteremez. Bu konuda karar vermek için üstta bahsedilen tümör markerları, diğer muayene bulguları ve patoloji sonuçları hep birlikte değerlendirilir. Yumurtalık kanseri mi değil mi sorusu genellikle ameliyat sırasında çıkarılan parçanın patoloji bölümünde incelenmesi ile netleşir.

Özet olarak:
- Yukarıda bahsedilen hiçbir tümör belirtecinin (ca değeri)  yüksek olması hastada kesin olarak kanser olduğu anlamına gelmez. Bu tümör markerlerı başka hastalıklarda ve hatta hiçbir hastalığı olmayan kişilerde de sıklıkla yüksek saptanabilmektedir.
- Tümör belirteçlerinin yani bütün kan değerlerinin normal olması hastada kanser olmadığı veya görüntülenen kitlenin kötü huylu olmadığı anlamına gelmez. Tümör belirteçlerinin normal olması iyi yönde bir göstergedir, kitlenin iyi huylu olma ihtimalini arttırır ama asla garanti etmez.
- Şüpheli kitlenin veya şüpheli hastalığın iyi veya kötü huylu olduğunu yüzde 100 doğrulukla ayırt eden bir kan değeri veya başka test yoktur. Hastalık, sadece çıkarılan parçanın patoloji bölümünde incelenmesi ile kesin olarak iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olarak sınıflandırılabilir. Patoloji dışındaki yöntemler, kan tahlilleri, tomografi, emar (MR) asla kanser mi değil mi konusunda kesin karar verdiremez.
- Tümör belirteçleri ile ilgili özetlenen bu kurallar sadece yumurtalık (over) kanseri için değil, bütün kanserler için geçerlidir.


İlgili Konular:
- Yumurtalık (Over) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ GENETİK Mİ?

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ AİLEDEN GEÇER Mİ?
Kanser genetik bir hastalıktır çünkü hücredeki bir mutasyon sonucu gelişir yani kanserli hücrenin genetik yapısında (DNA'sında, krozomomlarındaki bir gende) bozulma meydana gelmiştir. Bu bozulma olan hücreler kontrolsüz ve aşırı miktarda çoğalmaya, yayılmaya başlar ve kanser oluşur.
Ancak karıştırılmaması gereken nokta şudur: Genetik demek, kalıtsal (ırsi) demek değildir. Yani kanseri başlatan hücredeki genetik bozukluk, hastaya anne-babasından aktarılmamıştır, çoğunlukla kendiliğinden oluşmuştur. Her genetik bozukluk anne-babadan geçmez, çoğu zaman çevresel faktörlerin etkisi ile ilerleyen yaşlarda kendiliğinden oluşur. Bu çevresel faktörlere örnek olarak sigara, alkol, besinler, kirli hava gibi vücut ile temas halinde olan her madde verilebilir. Yukarıda anlatılan bu mekanizma her kanser için geçerli olduğu gibi, rahim ve yumurtalık kanserleri için de geçerlidir. İnsanda meydana gelen kanserlerin çoğu anne-babasından (veya diğer atalarından) aktarılan genlerle kalıtsal olarak meydana gelmez, aksine sonradan dış etkenlerle genlerinde oluşan bozukluk sonucu meydana gelir.

Rahim kanseri:
Rahim kanserinin en sık görülen türü endometrium kanseri, bazı ailesel geçiş gösteren genlerle ilişkilidir ve bu genleri bulunduran kişilerde rahim kanseri oluşma riski normalden fazladır. HNPCC sendromu (Lynch sendromu) denilen sendromda aile içinde aktarılan genler, aile bireylerinde erken yaşlarda rahim, yumurtalık, kolon kanseri vb. oluşmasına neden olur. Ancak tekrar belirtmekte fayda var ki, rahim kanserlerinin çoğu, bu şekilde ailesel geçen genlere bağlı değildir.

Rahim ağzı (serviks) kanseri:
Rahim ağzı (serviks) kanserlerinin hemen hemen tamamı ailesel değildir.

Yumurtalık (over) kanseri:
Yumurtalık kanserlerinin de çoğu ailesel yani kalıtsal değildir. Bütün over kanserlerinin sadece %10 kadarı kalıtsal (ailesel) sendromlara bağlıdır. Kalıtsal meme-over kanseri sendromu gibi bazı ailesel aktarılan genetik bozukluklar ailede yumurtalık ve meme vb. kanserlerin yaygın görülmesine neden olabilmektedir. Kalıtsal (herediter) meme-over kanseri sendromuna en sık sebep olan gen BRCA1 ve BRCA2 genleridir. BRCA genlerini taşıyan aile bireylerinde over, meme ve bazı diğer kanser riskleri normal topluma göre fazladır. Bu bireylerde genç yaşta kanser meydana gelebilir, bu nedenle proflaktik yani önlem amaçlı meme alma ve yumurtalıkları alma ameliyatları yapılabilmektedir.

Ailede çok sayıda rahim ve yumurtalık kanseri varsa:
Ailesinde yani annesinde, anneannesinde, birinci ve ikinci derece yakın akrabalarında çok sayıda rahim, yumurtalık (over), meme kanseri olan kişiler kalıtsal bir sendroma ait riskli gen taşıyor mu diye genetik risk değerlendirmesine alınır. Bu değerlendirme sonucunda riskli bir gen taşıdığı saptanırsa (örneğin BRCA geni) bu genle ilgili kanserlere yönelik önlemler alınır.
Örneğin BRCA geni taşıyan kadınlar her yıl meme muayenesi, mamografi, MR, jinekolojik muayene ile yakın takip edilir ve bazen meme ve yumurtalıklar 35-40 yaşlarında ameliyatla alınır; bunda hastanın görüşü ve isteği de önemlidir.
HNPCC sendromu ile ilgili genleri taşıyan kadınlara ise rahim ve kolon kanserini önlemek için her yıl muayene, rahim içinden biyopsi ve gerekli zamanlarda kolonoskopi yapılır; 40'lı yaşlarda rahim ve yumurtalıklar kanser gelişmeden alınabilir.


İlgili Konular:
- Kanser Riskini Belirlemekte Kullanılan Genetik Testler
- Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)
- Yumurtalık (Over) Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?

Rahim, yumurtalık (over) ve rahim ağzı (serviks) kanserleri özellikle genç yaşta görüldüğünde çocuk sahibi olmak isteyen hastalar açısından sıkıntı yaratabilmektedir. Eski yıllara kıyasla evlenmeler daha ileri yaşlarda gerçekleştiği için bu tür hastalar çocuk sahibi olmadan teşhis alabilmektedir. Bu kanserlerde çoğu zaman kadın genital organlarının yani rahim ve yumurtalıkların ameliyatla alınması gerekmektedir ancak nadir bazı durumlarda bu organlar ameliyatla alınmadan hastaya hamile kalma şansı verilebilmektedir; aşağıda bu durumlar açıklanmıştır.

RAHİM (ENDOMETRİUM) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
Rahim kanserinin en sık türü endometrium kanseridir, bu nedenle bu yazı buna yöneliktir. Rahimde görülen diğer kanser türleri örneğin sarkomlar hemen her zaman ameliyatla rahmin tamamen alınmasını  gerektirdiği için hamile kalma şansı yoktur. Endometrium adenokanseri görülen genç hastalar şu şartları karşıladıkları taktirde ameliyat edilmeden sadece ilaç (progesteron) tedavisi ile hamile kalma şansı elde edebilirler:
- Kanserin" endometrioid" tip olması gerekir. Diğer daha riskli tiplerde rahmi almamak çok risklidir ve hamilelik şansı verilemez.
- Düşük derece (low grade) olması gerekir.
- Kanser sadece rahim içerisinde sınırlı olmalı ve diğer hiçbir organda ve lenf nodlarında tomografi ile kanser görülmemelidir.

Üstte sıralanan bu faktörler ve hastaya/hastalığa göre değişebilecek bazı diğer faktörler doktor ve hasta arasında görüşülüp tartışılarak ameliyat yerine ilaç tedavisi uygulamak konusunda karar verilir. Bu ilaç tedavisinin ameliyat tedavisine göre hastalığın geleceği konusunda daha riskli olduğu ve bunun standart tedavi olmadığı, sadece çocuk sahibi olmayan ve çocuk sahibi olmayı çok isteyen zor durumdaki hastalara bazı şartlarda uygulanabilen bir tedavi olduğu açıklanır. Hasta doğum yaparsa ve çocuk sahibi olursa, ameliyat ile rahim ve yumurtalıklar alınarak tam tedavi tekrar uygulanır.

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
Kadın genital kanserleri arasında en genç yaşta görülen kanser türü budur ve bu nedenle bebek sahibi olmak isteyen anne adayları ile sık karşılaşılır. Şu şartları taşıyan hastaların rahimleri ameliyatla alınmadan gebe kalma ve çocuk sahibi olma şansı verilebilmektedir.
- Kanser çok erken evre yani mikroinvaziv kanser ise (Evre 1A1, 1A2) ve 2 cm'den küçük 1B1 olanlar: Bu durumdaki hastaların bazılarına sadece konizasyon işlemi yeterlidir (1A1), konizasyon rahim ağzından koni şeklinde bir parça alınmasıdır yani rahim ağzı tamamen alınmaz sadece orta dış kısmından bir parça alınır, ameliyat vajina yoluyla yapılır. Bu hastalar hamile kalmayı deneyebilir ve yüksek oranda bebek sahibi olabilirler.
Evre 1A2 ve 2 cm'den küçük tümörü olan 1B tümör olan bazı hastalara trakelektomi denilen ameliyat uygulanabilir. Trakelektomi sadece rahim ağzının alınması anlamına gelir, rahim ve vajina alınmaz. Bu nedenle hastanın hamile kalma şansı vardır ancak üstte bahsedilen konizasyon işlemi kadar yüksek oranda hamilelik elde edilemez. Konizasyon işleminde rahim ağzından sadece koni şeklinde bir parça alınırken, trakelektomi ameliyatında rahim ağzı tamamen alınır.
- 2 cm'den büyük ve lenf nodlarına veya başka organlara yayılmış kanser durumunda hastanın hamilelik şansı olamaz. Her hasta ve her hastalık farklıdır, bu nedenle hamilelik şansı vermek veya vermemek konusu hasta doktor arasında konuşularak birlikte karar verilmesi gereken bir konudur çünkü her iki durumun da farklı riskleri vardır.

YUMURTALIK (OVER) KANSERİ OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?
- Yumurtalık kanserinin bazı düşük riskli türlerinde sadece bir yumurtalığın ameliyatla alınması yeterli olabilmektedir, örneğin borderline tümörler, bazı germ hücreli ve seks-kord stromal tümörler... Bu durumda geriye tek yumurtalık ve rahim kaldığı için hastanın hamile kalma yani çocuk sahibi olma şansı vardır.
- Yüksek riskli yumurtalık kanserlerinde ise (örneğin seröz kistadenokarsinom), sadece kanser tek yumurtalıkta sınırlı ise ve düşük dereceli (düşük grade) ise ve karın içerisine hiçbir yayılma yoksa, bazı hastalarda tek yumurtalık alınarak hastaya gebelik şansı verilebilmektedir. İleri yaştaki hastalarda her zaman standart tedavi iki yumurtalığın ve rahmin hatta bazen lenf bezlerinin tamamen alınmasıdır. Genç yaştaki hastalar doktorları ile hamilelik şansı için kriterlerinin uyup uymadığını ve  bu kısıtlı tedavi yönteminin getirebileceği ek riskler konusunda konuşmalıdır.


İlgili Konular:
- Rahim Kanseri
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Yumurtalık (Over) Kanseri
Tamamını >>

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİ CİNSEL YOLLA BULAŞIR MI?

Cinsel ilişki ile bulaşabilen HPV virüsü rahim ağzı kanseri (serviks) kanseri ile ilgilidir. Rahim kanseri (endometrium kanseri) rahim ağzı kanserinden farklıdır ve HPV virüsü ile bir ilişkisi yoktur. Yumurtalık kanseri (over kanseri) de HPV virüsü ile ilişkili değildir.

HPV virüsü rahim ağzı (serviks) kanserlerinin çok büyük kısmının oluşmasından sorumludur. Virüs cinsel ilişki ile kadına bulaşır ve çoğunlukla kendiliğinden temizlenir, kalıcı olmaz. Eğer virüs kadın vücudunda kalıcı olursa öncelikle CIN gibi kanser-öncüsü lezyonlara yol açar, daha ileri yıllarda bu lezyonlar aşama aşama ilerleyerek rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Her HPV virüsü bulunan kadında rahim ağzı kanseri oluşmaz. Cinsel ilişki ile kadına bulaşan, kanser hücreleri veya kanserin kendisi değildir, sadece kansere sebep olan HPV virüsüdür. Aynı virüs cinsel ilişki ile sadece rahim ağzına değil; anüse, ağız içine, farenkse bulaşabilir. Rahim ağzı kanserinin oluşmasından sorumlu tek etken cinsel yolla bulaşan HPV virüsü değildir; sigara, erken yaşta ve çok kişi ile cinsel ilişkide bulunmak, çok fazla doğum yapmak gibi faktörler de rahim ağzı kanseri riskini arttıran faktörlerdir. Bazı rahim ağzı kanseri vakalarında HPV virüsü bulunmaz.

Rahim ağzı kanseri cinsel ilişki ile erkeğe bulaşır mı?
Rahim ağzı kanseri olan bir kadınla cinsel ilişkiye girmek kanserin erkeğe bulaşmasına neden olmaz. Kansere neden olan HPV virüsü erkeğe bulaşabilir ve erkekte siğil (kondilom) oluşumuna neden olabilir. Bu virüs erkeğe sadece kanser olan bir kadından değil HPV virüsünü taşıyan her kadından bulaşabilir. HPV virüsü taşıyan kadınların bir kısmında gözle görülebilen hiçbir lezyon veya hastalık yoktur. Cinsel ilişki ile veya başka bir temasla insanlar arasında bulaşabilen hiçbir kanser türü yoktur.

Yumurtalık kanseri cinsel yolla bulaşır mı?
Yumurtalık kanserinin HPV virüsü ile bir ilgisi yoktur. Yumurtalık kanseri olan bir kadınla cinsel ilişkiye giren erkeğin kanser veya başka bir hastalık kapma riskinde artış yoktur. Her cinsel ilişkide erkeğe bulaşabilen bazı hastalıklar vardır (hepatit gibi); bu hastalıklar kadında bulunmuyorsa yumurtalık kanseri bulunması erkek açısından ekstra bir risk teşkil etmez.


İlgili Konular:
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Tamamını >>

JİNEKOLOJİK KANSERLERİN TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİ (KAPALI AMELİYAT)

RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİNDE LAPAROSKOPİ YÖNTEMİ 

Laparoskopik cerrahi yöntemi yani diğer yaygın kullanılan ismi ile kapalı yöntemle ameliyat tekniği yıllar içerisinde yaygınlaşmış ve geniş kullanım alanı bulmuştur. Son yıllarda özellikle kadın hastalıkları ile ilişkili kanserlerin ameliyatı için de kullanılır hale gelmiştir. Kadın hastalıkları yani jinekoloji konusunda uzun yıllardır laparoskopi yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır; yumurtalık (over) kistleri, myomlar ve rahim alma (histerektomi) ameliyatı, tüp bağlama ameliyatları yaygın olarak kapalı yöntemle uygulanmaktadır. Rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinin tedavisinde yani jinekolojik onkoloji alanında laparoskopi yöntemi daha geç kullanılmaya başlansa da son yıllarda giderek yaygınlaşır hale gelmiştir. Sadece kadın üreme organları ile ilgili kanserlerde değil; diğer organlarla ilgili kanserlerde de laparoskopi yöntemi yani kapalı ameliyat yöntemi giderek yaygınlaşmaktadır (mide kanseri, barsak kanseri, rektum kanseri, böbrek kanseri, mesane kanseri gibi...) Onkolojik cerrahide laparoskopi gibi minimal invaziv cerrahi tedavi yöntemleri giderek yaygınlaşmaktadır.

Laparoskopik cerrahi yönteminde (kısaca LS) karına büyük bir kesi yapılmadan 3-4 adet küçük delikten karın içerisine uzatılan aletlerle ameliyat gerçekleştirilir. Laparoskopik ameliyatların nasıl yapıldığı konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ameliyat için açılan deliklerin yeri ve büyüklüğü aynı diğer ameliyatlarda olduğu gibidir genellikle; bir delik göbekte, bir kaç delik de karnın sağ ve dol kısmında olacak şekilde ameliyat yapılır. Deliklerin büyüklüğü yarım ve bir santimetre arasında değişir.

Kanser tedavisinde laparoskopinin avantajı:
Kapalı yöntemle yapılan ameliyat ile açık yöntemle yapılan ameliyat arasında sadece yapılış tekniği açısından fark vardır. Yani aynı organlar aynı şekilde çıkartılır ve değerlendirilir. Sonuç olarak aynı işlem yapılmış olur sadece kullanılan alet ve yöntemler değişir. Bu nedenle hastanın tedavisinin başarısı ve hastalığın tekrarlaması, yaşam süresi gibi konularda bir fark beklenmez. Ancak kapalı yöntemde hastanın karnına daha küçük kesiler yapıldığı için hastanın ameliyat sonrası ağrısı daha az olur, ayağa kalkması ve işlerini yapar hale gelmesi daha kısa sürer. Ameliyat süreleri her iki yöntemde benzerdir. Her iki yöntemde de genel anestezi uygulanır. Her iki yöntem de cerrahi açıdan benzer riskleri içerir; örneğin kanama, organ yaralanması, enfeksiyon gibi...

Kadın üreme organları kanserlerinde laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlar:
- Rahmin alınması (basit histerektomi, radikal histerektomi)
- Sadece rahim ağzının alınması (trakelektomi)
- Parametrektomi
- Yumurtalıkların alınması (ooforektomi), tüplerin alınması (salpenjektomi)
- Lenf nodlarının alınması yani lenfadenektomi (pelvik lend nodları, paraaortik lenf nodları)
- Omentektomi (barsakların üzerini örten yağlı dokunun alınması)
- Apendektomi (Bazı yumurtalık kanserlerinde yapılır.)
- Periton biyopsisi

Hangi kanserlerin tedavisinde laparoskopik ameliyat uygulanır?
Jinekolojik kanserler yani kadın üreme organlarından gelişen rahim kanseri (endometrium kanseri),  rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), yumurtalık kanseri (over kanseri) tedavisinde laparoskopik ameliyat yöntemi uygulanabilmektedir. Bir jinekolojik kanser hakkında karar verirken öncelikle ameliyat için uygun mu diye karar verilir, ameliyat için uygun ise açık ameliyata mı kapalı ameliyata mı uygun diye karar verilir. Çünkü her kanser hastası ameliyat tedavisine uygun değildir, bazılarında öncelikle radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi uygulanır.
Bir kanser hastasında ameliyat tedavisi uygun görülmüşse bu hasta için laparoskopi yani kapalı yöntem uygun mu diye değerlendirilirken dikkate alınan kriterlerden bazıları şunlardır:
- Hastanın kilosu
- Hastanın diğer hastalıkları
- Hastanın daha önce geçirdiği cerrahi operasyonlar
- Kansere ait kitlenin büyüklüğü ve yeri, karın içerisinde yaygınlık derecesi

Rahim (endometrium kanseri) tedavisinde laparoskopi:
Laparoskopi yani kapalı yöntemin en yaygın kullanıldığı jinekolojik kanser endometrium kanseridir. Endometrium kanserinin evresinin belirlenmesi ameliyat ile çıkarılan dokuların patolojik değerlendirmesi sonucunda yapılır; bu nedenle laparoskopi yöntemi ile rahim, yumurtalık, tüpler, omentum, lenf bezleri çıkarılır. Bu dokuların hepsi her ameliyatta çıkarılmayabilir, kanserin türüne ve hastanın diğer özelliklerine göre bu karar değişebilir. Laparoskopi yöntemi bazı hastalarda uygun olmayabilir, bu durumda açık ameliyat ile de aynı organ ve dokular çıkarılabilir. Bazen kapalı ameliyat sırasında çeşitli nedenlerle açık yönteme geçmek gerekebilir.

Rahim ağzı (serviks) kanserinde laparoskopi:
Rahim ağzı yani serviks kanseri tedavisinde bazen ameliyat, bazen ışın (radyoterapi) ve kemoterapi kullanılabilmektedir. Eğer ameliyat tedavisi uygun görülmüşse genellikle radikal histerektomi ve lenf nodlarının alınması (lenfadenektomi) uygulanır. Radikal histerektominin normal basit histerektomiden farkı rahim etrafındaki dokunun rahimle birlikte daha geniş şekilde çıkarılması (parametrektomi) ve vajinanın üst kısmının alınmasıdır (vajenektomi). Bu nedenle normal basit histerektomiye göre ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında daha fazla riskler içerir. Radikal histerektomi ameliyatı açık veya kapalı yöntemle yapılabilmektedir, hangi yöntemin hangi hastaya uygun olacağına muayene, tümörün büyüklüğü, hastanın kilosu, hastanın diğer hastalıkları gibi bir çok özellik değerlendirilecek karar verilir. Bazen kapalı ameliyat sırasında çeşitli nedenlerle açık yönteme geçmek gerekebilir.
Rahim ağzı kanserinde tümör boyutu küçükse bazen rahim tamamen alınmadan sadece rahim ağzı alınabilmektedir, bu işleme trakelektomi denir.

Yumurtalık (over) kanserinde laparoskopi:
Yumurtalıklarda kanser süphesi içeren bir kist veya kitle varsa bazı durumlarda laparoskopi yani kapalı yöntemle alınarak patolojik değerlendirmesi yapılabilir. Eğer kistin patolojik değerlendirmesi sonucunda kanser olduğu belirtilirse ameliyata rahim alınması, lenf bezlerinin alınması, omentum alınması gibi ek işlemler eklenebilir. Kistte kanser özelliği izlenmezse genellikle bu ek işlemler eklenmez ancak hastanın özelliklerine göre bu kararlar değişebilir. Bazen kapalı ameliyat sırasında çeşitli nedenlerle açık yönteme geçmek de gerekebilir.

(UK)

İlgili Konular:
- Laparoskopi (Kapalı Ameliyat)
- Laparotomi (Açık ameliyat)
Tamamını >>

YUMURTALIK (OVER) KANSERİ

Resmi büyütmek için tıklayın
Kadınlarda yumurtalık kanserleri jinekolojik kanserler arasında endometrium kanserinden sonra 2. sıklıkla görülür. Ana olarak 3 tip over tümörü vardır, bunlar köken aldığı hücresel kaynağa göre sınıflandırılmıştır:
- Epitelyal tümörler
- Germ hücreli tümörler
- Sex kord stromal tümörler

En sık görülen grup epitelyal over tümörleridir, bunlar daha çok menopoz dönemindeki kadınlarda görülür.

Belirtileri:
Over kanserleri hiçbir belirti vermeyeceği gibi karında şişlik, karında gerginlik, ağrı, kilo kaybı gibi belirtilere neden olabilir. Tümörün barsaklara bası yapmasına bağlı kabızlık meydana gelebilir. Karında şişlik yumurtalıkta çok büyük boyutlara erişmiş bir kitleye bağlı olabileceği gibi karında aşırı miktarda sıvı (asit) birikmesine bağlı da olabilir.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda over kanseri daha sık görülür.
- Erken menarş
- Geç menopoz
- Hiç doğum yapmamış olmak (Nulliparite)
- İnfertilite (Kısırlık)
- Ailesel over kanserleri (HNPC - Lynch sendromu, BRCA mutasyonu)

Teşhis:
Yumurtalık kanserlerinde tanıya yardımcı yöntemler muayene, ultrason, tomografi, MR, kan tahlilleri (tümör belirteçleri, ca 125, ca 19-9, CEA, AFP, BHCG) gibi sıralanabilir. Ancak her kanserde olduğu gibi kesin tanı dokudan örnek alınarak incelenmesi neticesinde konur. Yumurtalık kanseri şüphesinde genellikle ameliyat sırasında alınan parçanın incelenmesi neticesinde kesin tanı konur. Yumurtalıkta bulunan kitlenin veya kistin incelenmesi ameliyat sırasında hızlı patolojik inceleme (frozen) şeklinde olabileceği gibi bu imkanın olmadığı hastanelerde ameliyattan sonra da gerçekleşebilir. Ameliyat sırasında frozen inceleme yapılsa bile parça mutlaka nihai kesin tanının konması için patoloji bölümüne gönderilir. Patoloji uzmanlarınca nihai kesin tanının belirlenmesi genellikle 1-2 hafta içerisinde gerçekleşir ve bu sonuca göre ameliyat dışında ek tedavi gerekiyor mu kararı verilir.

Tedavi ve ameliyat:
Yumurtalık (over) kanserlerinde hastanın ameliyat olmasına engel olan nadir durumlar dışında hemen hemen her zaman ameliyat ilk tedavi yöntemi olarak uygulanır. Ameliyatın amacı yumurtalıklardaki kitlelerin çıkarılması ve karın içerisindeki bütün dokuların gözlenerek, gerekirse bazı dokulardan ve lenf nodlarından örnek alınarak hastalığın yaygınlık derecesini belirlemektir. Yani ameliyat hastalığı hem tedavi edici hem de yaygınlığını, evresini belirleyici amaçla uygulanır. Ameliyat sonrasında alınan parçaların incelenmesi kanserin tipini, evresini belirler ve kemoterapi (ilaç tedavisi) gibi ek tedaviler gerekip gerekmediğine karar verilir. Yumurtalık kanseri ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ameliyat sonrasında:
Ameliyattan sonra hasta belli aralıklarla kontrollere gelir. İlk yıllarda kontroller 3 ay bir olmakla beraber daha sonrasında seyrelerek devam eder. Ameliyat sonrasında kemoterapi gereken hastalar kür sayısı tamamlanana kadar kemoterapi alırlar. Yumurtalık kanseri ameliyatından 2 ay sonra doktor muayenesinde bir sakınca yoksa cinsel ilişki başlayabilir. Ameliyattan sonraki ilk günlerde az miktarda kanama vajenden gelebilir, uzun süren ve aşırı miktarda kanama mutlaka doktor kontrolü gerektirir.

Tarama ve Önleme:
Over kanserlerinde bütün topluma uygulanan bir tarama ve önleme yöntemi yoktur. Rahim ağzı kanserinde olduğu gibi smear testi benzeri bir tarama yöntemi veya HPV aşısı gibi önleyici aşı yoktur. Ancak ailesel over kanserleri açısından riskli bireylerde belli aralıklarla muayene ve tümör markerları ile tarama yapılabilmektedir, hatta çok riski bazı durumlarda proflaktif ooforektemi uygulanabilmektedir.

Over kanseri histopatolojik tipleri:
Epitelyal over tümörleri:
- Seröz kistadenokarsinom (En sık görülen epitelyal over kanserdir.)
- Müsinöz kistadenokarsinom
- Endometrioid karsinom
- Berrak hcüreli karsinom
- Transizyonel hücreli karsinom
- İndiferansiye karsinom

Germ hücreli tümörler:
- Disgerminom (En sık görüler germ hücreli over kanseridir.)
- İmmatür teratom
- Yolk sac tümörü (Endodermal sinüs tümörü)
- Embriyonel karsinom
- Poliembriyoma
- Koryokarsinom

Seks kord stromal over tümörleri:
- Granüloza hücreli tümör
- Tekoma
- Fibroma
- Sertoli hücreli tümör
- Leydig hücreli tümör
- Jinandroblastom
- Annuler tubululi seks kord stromal tümörler
- Steroid hücreli tümörler

Metastatik over tümörleri: Over tümörlerinin yaklaşık yüzde 5'i metastatiktir. Yani kanser aslında over kaynaklı değildir, başka bir organdaki kanser yumurtalığa yayılmıştır (metastaz yapmıştır).

Evreleme:
Over kanserlerinde evrenin belirlenmesi cerrahi olarak yapılır. Ameliyat sırasındaki gözlem ve alınan dokuların patolojik incelenmesi hastalığın yaygınlığı hakkında bilgi verir ve evre netleşir. Buna göre kabaca evreler şu şekildedir:
Evre 1: Kanser sadece bir veya her iki overde sınırlıdır, başka organlara yayılmamıştır.
Evre 2: Kanser uterus, tüp veya diğer pelvik organlara yayılmıştır. Üst batına yayılma yoktur.
Evre 3: Pelvik veya paraaortik lenf nodlarına, peritoneal yüzeylere, karaciğer yüzeyine yayılan tümöral implanlar vardır.
Evre 4: Karın dışı organlara metastaz, parankimal metastaz vardır.
Yumurtalık kanseri evreleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

BORDERLINE OVER TÜMÖRLERİ:
Over tümörlerinin daha iyi seyirli daha az invazyon gösteren histopatolojik tipleridir. Over kanserlerine göre daha erken yaşlarda görülür, çoğu menopoz öncesi dönemdedir. Daha erken evrede tanı alırlar. Prognozları daha iyidir, Metastaztik implantlar olabilir ama daha nadirdir. Ovaryan stromal invazyon izlenmez.
En sık görülen tipi seröz borderline over tümörüdür. Müsinöz borderline over tümörü daha nadirdir. Endometrioid ve berrak hücreli borderline tümörler çok nadir görülür.
Tedavide over karsinomlarına göre daha sınırlı cerrahi uygulanır genellikle. Ameliyat sonrası kemoterapi uygulanması over kanserlerine göre çok daha nadiren gerekir.


İlgili Konular:
- Yumurtalık (Over) Kanseri Ameliyatı
- Evrelere Göre Yumurtalık (Over) Kanseri
- Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)
- Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri  Cinsel Yolla Bulaşır Mı?
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri Olanlar Hamile Kalabilir Mi?
- Rahim ve Yumurtalık Kanseri Genetik Mi?
- Yumurtalık Kanseri Smear Testi, Kan Tahlili ve Ultrasonda Belli Olur Mu?
- Jinekolojik Onkoloji - Jinekolojik Onkolog
Tamamını >>

UYARI: Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.
Yazıların her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. devamı >>

Dr. Dinçer Yıldırım
Şu an sitede   ziyaretçi var. Haritada izle >>
"Gebelik ve kadın hastalıkları konusunda ayda 1 milyondan fazla ziyaretçi sayısı ile en çok tıklanan, en geniş içerikli site"